Atla Gel Şaban
Ortalama puan
3,7
27 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.481 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
9 Eylül 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

Aydemir Akbaş'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Natuk Baytan'ın oturmak da olduğu "Atla Gel Şaban"; yıllara meydan okuyan, ölümsüz bir "Yeşilçam" komedisi olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği, hemen her halinden belli olan ve özellikle de filme damgasını vuran, gerek gerçek ve gerekse de sonradan kurgulanılmış minibüs sahneleriyle...

Akıllardan da asla silinemeyen bu Kemal Sunal klasiğine, biraz daha yakından bakalım...

***

Karısı Zehra (Nevra Serezli) ile yüz yüze geldikleri her seferinde, kendisinden pek de hazzetmediğini açıkça ortaya koyan kayınvalidesi (Nezahat Tanyeri) ve iki oğluyla birlik de yaşayan Niyazi (Kemal Sunal)...

Mahalledeki, bakkal (Yaşar Güner), kasap (Ünal Gürel), manav (Ahmet Turgutlu) ve oduncuya (Tuncer Sevi) taktığı veresiye borçları nedeniyle...

Neredeyse her sabah uykusundan...

Gördüğü, onlarla alakalı kabus dolu rüyalar ile uyanmak da...

***

O sebeple de işe giderken...

Söz konusu esnafa, gerçekten de enselenmemek adına...

Kamuflaj kıyafetleri giymek mecburiyetinde kalıp...

***

Ardından da...

Bineceği, tıklım tıkış dolu vaziyetteki minibüse doğru koşuşturmaktadır...

***

Zira...

İçine düştüğü sefaletten, biraz olsun kurtularak rahatlamak amacıyla...

Ne kadar yalvarıp yakarsa da...

Çalıştığı şekerleme fabrikasındaki patronu Halim Bey (Reha Yurdakul)...

Kendisinin maaşına, bir türlü zam yapmamaktadır...

***

Neyse...

Derken çok geçmez ve Niyazi'de kendini...

Mahalle de, adeta bir salgın halini almış biçimdeki altılı ganyan oynama furyasına kaptırır...

Ve sabahları işe giderken minibüste, sürpriz ayaklardaki atları da bileceği kuponları doldurmaya başlar...

***

Ama ne yazık ki, para verip de kuponları yatırmaz...

Çünkü...

İddiasına göre, şimdilik sadece kendini kontrol etmek de...

***

Üstelik de, her seferinde...

Milyonlarca lira ikramiyeyi, tek başına kazanabileceği kuponları...

Sırf karısının üzerindeki baskısı yüzünden...

Elli liracık harcamayarak, boşu boşuna heder etmek de...

***

Fakat...

Niyazi'nin, zamanla kendini de aşan bu ünü...

Böylesi bir tahmin olayına Veliefendi'nin tribünlerinde bizzat tanıklık eden Davut (Turgut Özatay) sayesinde...

At yarışı dünyasının, servetine servet eklemek ve böylelikle de Niyazi'yi evinde alı koyup zorla kupon doldurtmak niyetindeki mafya babalarından Kazım'ın (Dinçer Çekmez) kulağına gitmek de çok da gecikmeyecek...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 43...

***

Gırgır ve şamatanın dibine vurulacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe nitelikteki sürprizleri de bünyesinde barındıran, 40 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler