Bazi filmler vardir, senaryosunu yazan bunu mantikli temellere oturtmak gibi bir kaygi duymadan oylesine yazar (bkz. david linch filmleri),, memento ise tamamen mantikli bir film, ve dusundugunuz zaman mantiksiz birsey bulamiyorsunuz. Zaten filmin baglandigi son herseyi acikliyor. Herkes izlemeli, ama 1 kere degil, birkac kere, cunku 1 kere de anlasilabilecek bir film degil, hele hele ilk izlediginizde filmin sondan basa dogru gittigini bilmeden izliyorsaniz...
filimin çözülmesi zor bir bulmaca gibi olması ve bu bulmacayı çözen insanların sevindiği gibi filmi yerler göklere sığdırmayın yani filim dediğiniz gibi değil.
bu filmi güzel yapan tarzı.onun dışında finalde bizi şaşırtması dahi önceden kullanılan usuller .filmi anlamadıpını çaktırmak istemeyen herkes filme güzel demiş.dediğim gibi filmigüzel kılan çekiliş tarzı olarak sondan başadoğru gelmesi ve buesnadaayrıntılaraözen gösterilerek hata yapılmaması
bu filmi bu güne kadar izlemediim için kendime o kadar kızdım ki.. anlatılamayacak kadar güzeldi hatta harikaydı.. senaryo o kadar başarılı bir şekilde düzenlenmiş ki, filmden gözünüzü kaçırmanıza izin vermiyor.. etkisinden kolay kolay çıkılacak türden değil.. eğer hala izlemediyseniz çok şey kaçırmış olursunuz.. ( tabi herkes beğenir mi bilmem) %8 kötü ve %8 zzz diyenlerin beğenmeme sebeplerini okudum da :) onlara yorum yapmak bana düşmez tabi ki.. ama bu tarz filmin baştan sona doğru gitmesini beklemek olmaz zaten.. o zaman bi anlamı kalmaz di mi??
ben bu filmi cok begenmistim ama anlattıklarından sonra filmi seyrettigimden suphelenmeye basladım.Dövmeyle gögsüne yazdırdıgı yazı ve biriktirdigi resimler dısında da pek bi sey hatırlamıyorum ama yine de filmden cıktıgımda uzun süre kendime gelememiştim.
Film o kadar ağır ki belirli bir süre sonra okuduğum altyazılar beynim tarafından algılanmadı:) Gerçekten bende bazı arkadaşlara katılmadan edemiyorum; bu filmin senaryosunu yazan normal bir insan değil! Hayatında başarılar diyelim artık..
pür dikkat izlenilmesi icap eden (aksi taktirde çok rahat kopulabilir) sonunun (yani hikayenin başının) asla kestirilemeyeceği (kestirilse de doğru çıkmaz) montajına hayran, kurgusuna kurban bir guy pearce-joe pantoliano-carrie moss filmi.. kaçmaz!
hafıza kaybı üzerine yapılan en başarılı ikinci film. ilki mickey rourke'lu şeytan çıkmazı. ama bu film flash-back lerle fantastik konusunu çok iyi desteklemiş. guy pearce oldukça etkileyici
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.