En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
tamerercig
Takipçi
61 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
27 Haziran 2002 tarihinde eklendi
son zamanlarda seyretmiş olduğum hatta hayatımda seyrettiğim en iyi filmlerden biri olan MEMENTO ' yu artık ezberlemiş biri olarak bir yazı yazma gereksinimi duydum :)) OLAĞAN ŞÜPHELİLER,PARAMPARÇA AŞKLAR VE KÖPEKLER ve FIGHT CLUB' tan bu yana her seyredişimde yeni birşeyler öğrendiğim ve herdefasında seyretmekten büyük mutluluk duyduğum filmlerden biri MEMENTO... insanın ilk seyrettiğinde gözünden kaçırdığı şeyleri ikinci seyredişinde hatta benim gibi üçüncü seyredişinde bile bir çok bilinmeyen ortaya çıkıyor... şimdi fazla uzatmadan filmden anladıklarımı anlatmaya başlıyayım...
1-Benim anladığım öncelikle filmde bilinenin aksine iki tane kurgu var...birincisi ve filmin çoğunluğunu anlatan sondan başa doğru giden bir anlatım... ikincisi filmde arara ara görülen telefon konuşmaları ...(bu sahnelerde renkler daha solgun) bu solgun renkteki sahneler ise baştan sona doğru anlatılarak gidiyor...yani filmin en sonundaki final sahnesinden öncesini anlatıyor ve iki öykü o harabe evde kesişiyor... filmdeki bütün düğümde buralarda çözülüyor...aslında filmdeki bütün ipuçları ikinci kurguda saklı...yani o telefon konuşmalarını dikkatle dinlediğinizde kafanızda belirli şeyler oluşmaya başlıyor...
2-NATALIE'nin tek bir amacı var...öldürülen sevgilisinin intikamını almak... TEDDY'i çok yakından tanıyor.. çünkü kendiside uyuşturucu dağıtımının içinde olduğu için onu TEDDY 'nin öldürttüğünü biliyor.. bir konuşmada sevgilisinin TEDDY adında biriyle görüşmeye gittiğini ama bir daha geri gelmediğini söylüyor..(bir sahnede LEONARD'a ''bizim gibi değersiz insanların konuşacak bir şeyleri yoktur'' gibi bir söz ediyor..bu sözde neden polise gidemediğini açıklıyor''
3-LEONARD film boyunca öldürülen karısının katilini aradığını sanıyor.. ama finalde TEDDY LEONARD'a gerçekleri anlatıyor..karısının o olayda ölmediğini söylüyor.. o olayda başına aldığı darbe sonucunda bu rahatsızlığa yakalanıyor.. ve ondan sonrasını hiç hatırlamıyor..LEONARD'ın anlattığı öykülerde SAMMY JANKINS karakteri var.... LEONARD'ın sigortacılık yaptığı zamanlardan tanıdığı ve anlattığı gibi hastalığa sahip biri..ama anlattığı öyküler tamamen kendi hayal ürünü...bunu TEDDY ona açıklıyor...SAMMY'nin hiç karısı olmadığını ve bu olayları tamamen kendisinin yaşadığını söylüyor.. (bizde o anda anlatılan hikayelerdeki kişinin aslında LEONARD olduğunu görüyoruz) ama LEONARD buna inanmıyor.. o sırada gözünün önüne bir kaç sahne geliyor.. karısına iğne yaptığını falan görüyor... çok sevdiği karısını kendisi öldürdüğü gerçeğini kabullenmek istemiyor ve TEDDY'ye çok kızıyor...
4-TEDDY ona olanları anlatıyor...polisin LEONARD'ın karısına tecavüz edenlerin iki kişi değilde bir kişi olduğuna inandığını söylüyor..(bu LEONARD'IN polis kayıtlarından tuttuğu dosyadada öyle yazıyor) ama kendisinin LEONARD'a inandığını ve onun ikinci kişiyi bulması için yardım ettiğini söylüyor...aslında ikinci kişiyi önceden bulup öldürmüşler..ve bu anın fotoğrafını çekmişler...ama bu fotoğraf TEDDY' de duruyordu .. bu yüzden LEONARD aslında aradığı kişiyi öldürdüğünü bilmiyor..
5-Aslında polisin iki tecavüzcü olduğuna inanmaması gibi bir durum yok.. bu TEDDY'nin LEONARD'a oynadığı bir oyun.. amacı onu kontrol altına alarak istediklerini yaptırabilmek..LEONARD bir sahnede şöyle diyor:''SAMMY olayları hatırlıya bilmek için küçük not kağıtlarına yazılar yazıyordu..ama kağıtları yazdığını unuttuğundan hiç bir işe yaramıyordu..ben çok daha güzel bir yöntem buldum...'' bulduğu yöntem vucuduna dövmeler yaptırmaktı..(buraya tekrar döneceğim!!)
6-Filmde bir konuşmada LEONARD kendisine yetecek kadar çok parası olduğunu çünkü karısının ölümünden sonra sigortadan para aldığını anlatıyor... bence polisler LEONARD'a burada inanmıyorlardı..yani amacının para olduğunu karısını bu yüzden öldürdüğünü düşünüyorlardı... TEDDY 'de LEONARD'a bu olaydan sonra inanmaya başladı.. yani onun gerçekten hasta olduğuna inandı..ve onu kullanmaya başladı..onun aklına ikinci kişiye polislerin inanmadığı düşüncesini soktu.. böylece onu gerçeklerden uzaklaştırdı..
7-TEDDY, LEONARD'a yardım ederek ikinci kişiyi buldular ve öldürdüler..bu anın fotoğrafını LEONARD'a hiç göstermedi..böylece onu kullanmaya devam edicekti..amacı LEONARD'ın hala bir katili aradığına inandırmaktı.. böylece ona yem olarak bir isim ortaya attı... JAMES G. ...bu kişide NATALIE'nın sevgilisiydi.. JAMES G. ile bağlantıya geçerek uyuşturucu için pazarlık yaptı. LEONARD'ı sürekli telefonlarıyla yönlendiren TEDDY katilin uyuşturucu kuryeliği yaptığından falan bahsederek sürekli onun aklına girdi.. sonunda katilin bir uyuşturucu alışverişi için o kulübeye gideceğinden bahsetti... JAMES G. yanındaki 200 bin dolarla uyuşturucu almak amacıyla o yıkık kulübeye geldi.. TEDDY de LEONARD'ı o kulübeye katili bulduğunu söyliyerek yolladı..amacı JAMES'ı öldürtmek ve paraları almaktı..
8-TEDDY zor durumda kalınca bütün gerçekleri anlattı.. onu kullandığını ve bu işi para için yaptığını paranın yarısınında LEONARD'ın olduğunu söyledi...sonra onu teselli etmek için bunun çok önemli olmadığını nasılsa bunları unutacağından falan bahsetti.. onun bir katil aradığını kendisininde ona bir katil bulduğunu söyledi.. şuan hatırlıyamadığım bir konuşmadan sonrada ona kendi adının JOHN G. olduğunu söyledi..karısını kendisi öldürdüğü gerçeğini kabullenmeyen LEONARD bunu kendisine unutturabileceğini ve yeni bir katil bulması gerektiğini söyliyerek TEDDY'nin arabasının plakasını ve JOHN G. ismini birinci dereceden gerçekler olarak yazıyor... sonra TEDDY'nin fotoğrafının altına YALANLARINA İNANMA diye bir yazı yazıyor... ikinci adamı öldürdüğü ve JAMES'ı öldürdüğü resimleri yakıyor.. böylece yeni bir katilin peşine düşüyor.. o ana kadar olan bütün gerçekleri tekrar kendisi için çeviriyor...
9-LEONARD'ı sürekli telefonlarla yönlendiren TEDDY ona sürekli uyuşturucu işinden bahsetmişti.. sonunda LEONARD'ı katili çağırdığı yere götürmek için gelip aldı.. otel odasını terk eden LEONARD TEDDY le birlikte çıktı..TEDY JAMES'ı öldürdükten sonra LEONARD'ın izini kaybetmek istemiyordu..bu yüzden ona yine aynı otelin adresini verdi.. LEONARD bu sefer otelde üst kattaki odada kalmaya başladı (bu sahne biraz dikkat gerektiriyor.. çünkü TEDDY LEONARD'ı otelde aşağıya çağırdıktan sonra çantasını alıp dışarı çıkarken LEONARD'ın odası otel görevlisinin yanlışlıkla aşağı kattaki odasına getirip gösterdiği şekliyle aynı duruyordu..çöp kovası yatağın üstünde,kese kağıdı yatağın kenarında vs. ) buda TEDDY'nin herşeyi çok iyi hesapladığını gösteriyor.. büyük ihtimalle otel görevlisinide bu konuda uyarmıştı..
10-NATALIE sevgilisinin öldürüldüğünü anladıktan sonra intikamını almak için çok zekice bir yola başvuruyor.. TEDDY'i kendi silahıyla vurmayı planlıyor.. aslında NATALIE ile LEONARD'ın karşılaşmaları tamamen şansa bağlı.. LEONARD JAMES'ı öldürüp elbiselerini aldıktan sonra cebinde NATALIE 'yi görmesi gereken bir not buluyor.. bu JAMES için yazılmış bir nottu.. ama bu notu kendisine yazılmış sanan LEONARD bara NATALIE 'i görmeye gidiyor.. ilk karşılaştıkları sahnede NATALIE arabasından dolayı LEONARD'ı JAMES sanıyor zaten...
11-Bütün olayları anlayan NATALIE sinsi planını devreye sokuyor... JAMES'sın ortağı DODD (yanlış yazmış olabilirim) paraları alıp kaçtığını düşündüğü ortağını bulmak için NATALIE 'yi sıkıştırıyor.. NATALIE 'da ondan kurtulmak için LEONARD'a adresini vererek onu öldürmesini istiyor..ama şans eseri zaten DODD arabayı yolda görüyor.. ve LEONARD'ı kovalıyor.. (buralardaki sahneler bana göre filmin en komik yerleri.. koşarken olayları hatırlamaya çalışması, sonra klozetin üstünde elinde şampanya şişesiyle oturup beklemesi beni gülmekten kırdı geçirdi)
12-NATALIE LEONARD'ı en son gördüğü sahnede ona plaka numarasının sahibini yani TEDDY'nin kimlik fotokopisini veriyor.. ve ondan sonrada artık görülmüyor.. çünkü NATALIE LEONARD'ın TEDDY'i öldüreceğini bildiği için görevini başarıyla yerine getirmiş oluyor..
13-Zaten NATALIE bu planı yapmasa bile LEONARD'ın ulaşacağı kişi TEDDY olucaktı.. çünkü kendisine herşeyi unutturmak amacıyla TEDDY'i hedef olarak seçmişti...
evet arkadaşlar...benim yürüttüğüm varsayımlar bunlar.. daha doğrusu filmden anladıklarım bunlar.. bazılarına göre filmin finali çok kötü olmuş şeklinde..bana göreyse filmin en mükemmel yeri finali oluyor..filmi insan çok iyi anlayınca (yada anladığını sanınca benim gibi :P) finalinde ne kadar mükemmel olduğunu anlıyor.. bence bu sezon seyrettiğim en iyi film MEMENTO... ve benim ilk beş filmim arasına rahatca gire bilecek bir film..bu filmi mutlaka tekrar tekrar seyredin..inanın bana bir önceki seyrettiğinizden daha çok şaşıracaksınız... bu arada tabiki yazım daha bitmedi :))) şimdi gelelim bir kaç ilginç noktaya ... filmde tam anlamıyla FIGHT CLUB'a bir gönderme var .. akıl hastanesinde SAMMY'i gösterirken bir anda saliselik bir olayla LEONARD'ın yüzünü görüyoruz.. bu bence olsa olsa FIGHT CLUB'a göndermedir... hatırlıyacağınız gibi o filmdede TYLER D. birkaç defa saliselik olarak ekrana gelip gidiyordu.. herhalde oradaki anlatılmak istenenle buradaki anlatılmak istenen aynı şey olsa gerek diye düşünüyorum...
sonra filmin finalini seyrettikten sonra bir kaç varsayım daha yürütmek olabilir... örneğin LEONARD TEDDY'nin başına silah dayayınca TEDDY SAMMY ile ilgili gerçekleri anlatmıştı.. ama bu tamamen düzmece olabilir..yani TEDDY LEONARD'ın aklını karıştırmak için böyle bir hikaye anlatmış olabilir.. çünkü LEONARD karısıyla ilgili gördüğü hayallerde yine dövmeli olarak gözüküyordu..(5. bölümde anlatıcağım dediğim olay) yani gerçekten öyle birşey varsa neden dövmeli olarak karısıyla ilgili anılarını hatırlıyordu!?! bu birinci soru...ikinci soruysa olayda karısı ölmediyse neden onunla ilgili hiç fotoğraf yok !?! (bunun cevabı şu olabilir..çünkü karısı ile ilgili herşeyi yakıyor... karısının eşyalarını yakarken şöyle diyordu.. ''kimbilir kaçıncı defa senin eşyalarını yakıyorum?? )
neyse..görülen şuki bu film tamamen insanı düşünmeye iten bir film... ilk seyredişte eminimki herkezin filmle ilgili finali ayrı ayrı düşüncelerden oluşuyordu..benim üçüncü kez seyretmeme rağmen hala birşeyleri düşünüyor olmam çok garip??ve hala ısrarla bu filme sıkılmadan gitmeyi düşünmem ise şaşırtıcı..film anlatılanlarından çok seyircinin kafasında kurduklarıyla filmi anlamasını istiyor...KAYIP OTOBAN filmi için kitaplar çıktı..filmi anlatan bir çok görüş ortaya atıldı..doğrusu benim hayatımda hiç anlamadığım iki film KAYIP OTOBAN ve PERSONA filmleri bile beni bukadar kafa yormaya itmemişti.. bu senenin en iyi film ve senaryo oscarı benim için belirlenmiş oldu...ayrıca SİYAD'ın bu yılki listesinde zirvelerde olucağıda kesin...ve yazın yapılan film şenliklerindede en az PULP FICTION gibi beş sene boyunca gösterileceğine kesin gözüyle bakıyorum...içinizde hala bu filmi seyretmemiş olanlar varsa hiç vakit kaybetmeden gidip bu filmi görsünler... sakın bunca ayrıntılı yazmış!!! okuduktan sonra ne gideceğim demeyin!!! birkez gidince yine gitmek istiyeceksiniz nasıl olsa :))) (zaten yazı filmden daha karışık oldu..çöze bilene bravo doğrusu :P )
son olarak CHRISTOPHER NOLAN'a dikkat...ben birdahaki filmini heyecanla bekliyeceğim..ve birde günah çıkartmak istiyorum...GUY PEARCE ve CARRIE-ANN MOSS sizler için şimdiye kadar söylediğim herşey için binlerce defa özür... gerçekten inanılmaz iyi oynamışsınız...ben sizi böyle bilmiyordum doğrusu!!! JOE PANTOLIANO ise her zamanki gibi yardımcı rollerdeki büyük başarısını devam ettiriyor... RİSKLİ İŞ filminden sonra adını afişte görmesem tanıyamacağım bir şekle daha bürünmüş !!!
Yaşamak için iyi bir sebebe ihtiyacımız var,uydurduğumuz yalanlara inanmaya,başımıza gelen her iyi şeyi kendi muhteşemliğimize bağlamaya ve her kötü olay için zalim bir suçlu bulmaya ihtiyacımız var.
Ben bir nolan hayranı değilim..Ancak bu filmi ayakta alkışlamak için hayran olmamada gerek yok.Zaten 2 filmini severim prestij ve henüz yeni izlediğim bu film.. İzledikten sonra takıldığım bir yerler var demeniz doğaldır,zaten bu filmi tek izleyişle bütünüyle anlamanız imkansız,çünkü işlenişi ile 2 kat fazla gizem yaratılmış.Ben Nolanın diğer filmlerini biraz abartılı bulurum ve sevmem ama bu onun kötü bir yönetmen olduğunu göstermiyor elbette.Çünkü bence bu filmde sinema tarihinin en iyi yönetmenlik performanslarından birini izliyorsunuz.Yani zamanı hissedemeyen adamımızın gözünden izliyoruz herşeyi,otel sahibinin de dediği gibi hep geriye gider gibi,birşey yapmak istiyorsun ama biraz önce ne yaptığını hatırlamıyorsun. İnkar edilmez bir şekilde harika bir yönetmenlik var bu filmde.. Özellikle açılış ve son test sahnesine cidden hayran kaldım,müthişti..
Bazi filmler vardir, senaryosunu yazan bunu mantikli temellere oturtmak gibi bir kaygi duymadan oylesine yazar (bkz. david linch filmleri),, memento ise tamamen mantikli bir film, ve dusundugunuz zaman mantiksiz birsey bulamiyorsunuz. Zaten filmin baglandigi son herseyi acikliyor. Herkes izlemeli, ama 1 kere degil, birkac kere, cunku 1 kere de anlasilabilecek bir film degil, hele hele ilk izlediginizde filmin sondan basa dogru gittigini bilmeden izliyorsaniz...
film, benim favori filmlerimdenen başta denenmemişi denemesi özgün olması senaryosu ve filmin akış şekli tam anlamıyla farklı film kahramanının önüne geçemiyorsunuz sizde onun bildiğini biliyor onunla yanlış sokaklarda geziyor ve gerçeği arıyorsunuz dört dörtlük
oldukça ilginç bir senaryo...hafıza sıkıntısı çeken,eskiyi birkaç dk. öncesini hatırlayamayan bir adam...filmin gidişatı sürekli geçmiş zamana,olayların başlangıcına doğru...zaten en çok merak ettiğimiz kısım da kim kimdir,ne yapmıştır,kahramanımızın başına gelen olayların sorumlusu kimdir,gerçekte ne olmuştur...vs...yine birkaç ayrıntıya yeniden bakmak lazım,bir kez daha izlemeyi düşünüyorum... :))
benim için ustaca kurgulanmış bir başyapıt 10/10film anlaşılmadığı için saçma geliyor insanlara ama filmi anlamak için derinlerde yatan ayrıntılara çok dikkat etmek gerekiyor.filmi birkaç kez izlemek bu tarz filmlere ilgi duymayanlar için gereksiz olabilir çünkü Christopher Nolan,bir sanat eseri olan bu filminde ayrıntıları o kdr derinlere sıkıştırmış ki bu da filmini bir başyapıt kılıyor.anlaşılması imkansız bir film değil,sadece gözünüzü kırpmadan her kareye odaklanmanız gerekiyor.film her ne kdr sondan başa doğru ilerliyor olsa bile,bazı noktalarda filmin akışı tam tersine de dönüyor ve zaten işin sırrı filmin kesişen bu noktalarını farkedebilmek...10/10
İnanılmaz bir kurgu ..İzledim en kaliteli yapımlardan birisi..Ama tabi bütün bunları anlayabilmek içinde filmi de anlamanızı gerekiyor.Karmaşık görünen ama dikkatli olarak takip edilirse basit bir kurgu çok güzel bir şekilde aktarılmış.Akıl Defteri ile sondan başa doğru giden yepyeni ve harika bir 'şey' ortaya çıkmış.10/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.