Joker
Ortalama puan
4,3
1157 Puanlama

191 Kullanıcı yorumları

5
80 Eleştiri
4
38 Eleştiri
3
18 Eleştiri
2
11 Eleştiri
1
16 Eleştiri
0
28 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ayşen Akçil
Ayşen Akçil

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
5 Kasım 2019 tarihinde eklendi
Bugün izledim bence mukemmel bir film olmuş başrol oyuncusunun oyunculuğuda süper herkese tavsiye ederim gidin izleyin...
Timurkohen
Timurkohen

8 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
3 Kasım 2019 tarihinde eklendi
‘Fck The System’

Bugün sizlere ‘Ölmeden Önce İzlenmesi Gereken Filmler’ klişesi hakkında bilgi vermeyeceğim. Çünkü, bu klişe ile ilgili bir milyar tane (Mübalağa ettim.) haber vardır. İnsanın hayattan keyif alma durumu elbette kişiden kişiye, ülkeden ülkeye vs… (sosyolojik tespit yapmak için başlamadığımı belirteyim.) değişiyor. Mesela ben, kar yağışını (lapa lapa olmalı ve ertesi gün okul kesin ve kesin valilik kararıyla tatil edilmeli.) karanlık bir odada boynu bükülmüş sokak lambalarının ışığında izlemeye bayılırdım. Şimdi de bayılıyorum ama okullar tatil edilmiyor. Cumartesileri erken kalkıp çizgi film falan izlemeyi seviyorum. Kısaca demek istediğim; keyif almak ne kadar öznel ise ‘Ölmeden Önce İzlenmesi Gereken Filmler’ klişesi de öznel bir alan. Bu nedenle sizlere tavsiye vermekten ziyade kendi öznel ‘Ölmeden Önce İzlenmesi Gereken Filmler’ klişemi paylaşmak istiyorum.
Şunu da belirtmek istiyorum, sizlere otuz kırk film adı vermek gibi bir niyetim yok. Sadece benim öz benliğimde yer etmiş konusu, türü hiç fark etmeksizin ve sıralama yapmaksızın bir liste yazmak istiyorum. Tabi bu sıralamada Joker'in ayrı bir yeri var.

Esaretin Bedeli 1994 (The Shawshank Redemption)

Filmle ilgili tek söyleyebileceğim şey insanın mücadele etmekten asla ve asla pes etmemesi gerektiğini, özgürlüğün hayattaki birçok şeyden üstün olduğunu çarpıcı bir şekilde ve en az 20 orta kalite film değerinde anlatıyor. Ve bana göre bizleri Joker'e götüren filmlerin başında geliyor.

(The Green Mile) 1999 Yeşil Yol

Dış görünüşün insanları aldatabileceğini gözler önüne seren film, adalet sistemine ve idam cezasına bakışımızı daha duygusal bir perdeden izlememize vesile oluyor. Ayrıca, film Stephen King romanıdır ve tıpkı Esaretin Bedeli gibi (Ki onu da yazan Stephen Kingdir.) yanlış anlaşılmayla hapse düşen iki farklı karakteri iki farklı yolla anlatmaktadır. Hemen belirtmeliyim ki, itilmiş, incitilmiş ve dinlenen ama duyulmayan insanları bu filmde de sevmiştik.

Pardon 2004

Biraz hapishaneler filmi gibi olmuş olabilir ama Ferhan Şensoy’un bu filmini listeye almasam olmazdı. Uzun süre hangi filmleri ne şekilde yazayım ve nasıl açıklamalar ekleyeyim diye düşündüm. Sonuç olarak böyle bir sıralamanın çıkması tamamen tesadüf eseri oldu. Pardon filmi de hapse düşen üç talihsiz arkadaşın kendilerini ifade edecek bir zaman dahi bulamadan önce ‘Demek örgüt üyesisin.’ İle başlayıp ‘Yaz kızım.’ İle devam suçsuzluğunu kanıtlamaya ve bürokratik engelleri aşmaya çalışma olaylarının ‘Türk İşi’ anlatılmış halidir.

(The Green Book) 2018 (Yeşil Rehber)

Son yıllarda izlediğim en güzel filmlerden birisidir kendileri. Her bireyin eşit derecede ait olma hakkı vardır. Ait olmak hayatta kalmak ile, özgürlük ile, eşit ve adil bir yaşam ile eş değerdir. Bizler ailemizle, yetiştiğimiz toplumla etnik kimliğimizle ve inanışlarımızla her şeyden önce ve üstte insan olmak zorundayız. Bu film bizlere ait olmayı Amerikan Irkçılığının zirve yaptığı yıllarda anlatmaya çalışıyor. Aslında hayatın gerçek Jokerleri bizleriz.

(One Flew Over The Cuckoo’s Nest) 1975 Guguk Kuşu

Hapisahne filmleriyle başladık bari akıl hastanesi filmiyle bitirelim. Özgürlük illa hapisteyken insanın elinden alınan bir olgu değil. Film bize bir akıl hastanesinin insanları nasıl yalnızlaştırdığını, çaresizleştirdiğini anlatıyor.
Yani kısaca özetlersem yukarıda bahsetmeye çalıştığım filmler birer kaçış filmidir. Özgürlüğe kaçar insan, toplumdan kaçar, yalnızlığından kaçar, ırkçılıktan kaçar, zulümden ve adaletsizlikten kaçar insan ve eğer gerçekten çaresizse ne hapisanelerin soğuk duvarları tutabilir insanı, ne de deliler hastanesinin demir parmaklıkları. Bu filmleri benim için özel yapan şey ise her bir filmde kendini ifade edemeyen insanlar var, her bir filmde bizler varız; hepimiz bir kaçışın içerisindeyiz.

Joker 2019

Joker filmini bu kategoriye sokmasaydım olmazdı. Kategorik bir alaka olmasa da toplumsal ve sosyolojik birçok ortak nokta var. Joker, yukarıda bahsettiğim filmlerin belki de sinema tarihindeki patlaması olabilir. İnsani değerlerin eriyip yok olmasını, toplumsal yozlaşmayı (Dünyanın her yerinde var maalesef ve insanlar iyiye gitmiyor.), her geçen gün çürümeye ve daha da beter kokmaya devam eden sistemi, ezilenleri ve yaşanan toplumsal travmaları çarpıcı bir şekilde anlatmış. Joker’in alt metinlerinde bence yukarı da bahsettiğim tüm filmlerin kurgusu var. Bu elbette Joker filminin başka filmleri anlattığı manasına gelmiyor ama süreç içerisinde hapishanede sabredip cezasını çeken insan tipinin, artık sabretmediğini görüyoruz. İnsanların artık sisteme ‘Fck The System’ diye çıkıştığını ve artık ‘Yeter!’ Dediğinin en güzel ve tarihsel anlatımıdır.

Timur KOHEN
ali g.
ali g.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
28 Ekim 2019 tarihinde eklendi
çok ama çok başarılı bulduğum son zamanlarda izlediğim en iyi fim.mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.
Zeynep .
Zeynep .

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
28 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Çok güzeldi kesinlikle bu yılın filmi bana göre harika oynamış joaquin phoenix oscarı almalı abartıldığını düşünmüyorum hak ediyor.
Ömer S
Ömer S

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
25 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Joaquin Phoenix gerçek bir joker filmi yaşamış resmen adam :) spoiler: Hakettiğini alıcaksın ;)
Suat Y
Suat Y

11 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Kasım 2019 tarihinde eklendi
Film , film değil sanki bir başyapıt. Tüm film tarihi boyunca ilk 5 e girecek bir sinema filmi. Oyunculuk mükemmel ötesi.
Batuhan Y
Batuhan Y

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
24 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Biraz yorumları okudum ozellıkle kotu yorum yazanlar cok dıkkatımı cektı. Bu fılme kotu demeyı gecın eh ıste bıle dıyemezsın. Fılm tam anlamıyla muhtesem. Insanı derınden etkıleyen sıze kendınızı dahı sorgulatıcak bır fılm. Asırı depresıf bır gerılımı yasarken muzıkler ve mekanlar sızı surukluyor. Oyunculuga zaten dıl uzatmak mumkun degıl efsane bır oyunculuk kesınlıkle OSCAR hakedıyor. Son zamanlarda ızledıgım en ıyı fılm bu kadar net. En az 2 kere gıdın 2. gıttıgınızde fılmı derınden ınceleyın mekanlar renkler muzıkler mımıkler cok etkıleyıcı. TESEKKURLER DC.
Emre B
Emre B

3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Benim gibi içerdiği mesajın ve oyunculuğun önemli olduğu yavaş ilerleyen ama güzel sonuçlanan filmlerden hoşlanan insansanız bu filme bayılacaksınız. Daha çok sonucu belli aksiyon ya da aşk filmi gibi standart filmler izlemekten hoşlanıyorsanız sevmezsiniz. Jokerin aykırı bir karakteri olduğunu daha önceki serilerden biliyoruz zaten. Aynı şekilde aykırı ve sorgulatan bir karakter karşımızda. Hayatın ne kadar acımasız olduğunu da hissettirmiyor değil. Kısacası sorgulayan düşünen bir insan değilseniz filme gitmeyin anlam veremeyeceksiniz.
Sinan P
Sinan P

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
22 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Mükemmel bir hikaye , oyunculugun nirvanası,böyle bir film kaçmaz bence en iyi erkek oyuncu oskarını alır.
Çatalca C
Çatalca C

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
22 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Bu filmi beğenenler hayatın trajedisi, beğenmeyenler komedisidir!...
Başkada bişey demiyorum..........................................................
Hatice E
Hatice E

3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
22 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Joaquin Phoenix harika oynamisti, vücut dili, bakislari sigara icisi bile cok etkileyiciydi. Filmi izlerken kendimi bir an o yikik berbat sokaklarda evlerde hissettim. bazi yorumcular, iki dayak yiyen seri katilmi olur diye yazmislar. tabi bu bizim klasik türk senaryolarini cok izledigimiz icin ve bütün korkunc durumlari birden yasattigimiz icin böyle bir baslangictan seri katile gidisi hafif geliyor olabilir. Ayrica muzik ve danslari o cildirma anlarini o kadar güzel tamamliyor ki, sadece müzik de bile o duyguyu hissedebiliyorsunuz. Ayrica insanlarin kendinden zayif kisileri nasil ezdiklerini, bütün yollari tek tek kapattiklarini ve o kalabaligin icinde nasil tek kalindigini cok güzel anlatiyor. Millet sacma sapan gazli küfürlü filmlere o kadar alismis ki böyle senaryolar kendilerince hafif basit geliyor. Izlenmesi gereken etkileyici bir film tavsiye edilir
Elvin M
Elvin M

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
19 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Joker, (Arthur Fleck), DC hakkında bilgisi olmayanlar izlemesin.sonra ortaya buradaki gibi saçma yorumlar çıkıyor. Film muazzam ötesi
Deniz S
Deniz S

Takipçi 3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
18 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Şakacı!
Biraz güleyim diye gidilecek bir film olduğu söylenemez. Tabi gülmek ile ağlamayı birbirine karıştırmıyorsanız!

Joker, karanlık, gergin ve oldukça etkileyici bir atmosfere sahip olan, kendim de dahil tüm izleyenlere huzursuz bir tecrübe yaşatan (amacı zaten buydu) bir film. Tabi eğer benim gibi bu histen hoşlanan bir gerilim manyağıysanız üst seviye bir tatmin duygusu ile sinemadan ayrılırsınız.

Aslına bu eleştiriyi kesinlike filmi izlemiş olan okurlar için yazmak istedim çünkü filmdeki ‘’muhteşem’’ detaylardan bahsetmeden bu yapımı nasıl eleştireceğim bilemiyorum. Yani millet, ‘’oyunculuk iyiydi, çekimler şahaneydi’’ vs vs gibi detaysız bir özet okumak istiyorsanız filmin fragmanını izlemeniz yeterli. Şimdi ‘’Spoiler’’ konuşmasına geçiyoruz

spoiler: Arthur (a.k.a Joker) komedyen olma hayali olan, fakat asıl mesleği etkinliklerde yada hastahanelerde çocukları eğlendirmek olan bir palyaço. Annesi ile yanlış yaşıyor. Gerçek dostu yok ve yapayalnız. Arthur duygusal karmaşalar ve gerginlikler yaşadığında ortaya çıkan ve kendi iradesi ile durduramadığı patolojik bir gülme hastalığına sahip. Bu nedenle her hangi bir sorun yaşadığı zaman sorunu çözmekte zorlanmıyormuş gibi, durduramadığı hatta zaman zaman acı veren gülüşü nedeniyle her ortamda tam anlamıyla dışlanıyor. Komedyen olma hayali olan Arthur her gün komedi showları sergilenen barlara gidiyor ve Showmen’ leri izleyerek not defterine espiriler yazıyor. Bunu yapmak zorunda çünkü tamamen benzersiz fikirlere sahip ve herkesten farklı düşünüyor.Herkesin deli gibi güldüğü espirilerde etrafa bön bön bakarken beklenmedik bir anda kahkahalara gömülüyor. Bu nedenle tüm insanlara neyin komik gelip neyin gelmediği ile ilgili hiç bir fikri olmayan Arthur insanları güldürebilecek şakaları not alıyor. ‘’Cinsel şakalar komiktir!’’ gibi. Arthur’un barda ilk sahne aldığı fakat komik hiç bir espiri yapamadığı ve çuvallayışına insanların deli gibi güldüğü sahne belki sizi çok etkilemedi fakat aslında çok anlamlıydı. Biraz eskiye gidelim. 1810 da P.Taylor isimli bir adam kendi reklamlarını yapabilmek için gazete firması kurmuş. Para kazanmak için yapmaya karar verdiği showların reklamlarını. Bir köleyi para karşılığı sergileyerek ‘’işte bu benim 150 yaşında ve hala hayatta olan dedem’’ diye insanlara sunmak, Bir maymun iskeletini bir köpek balığı kuyruğuna bağlayarak deniz kızı iskeleti buldum diye para karşılığı bunu sergilemek gibi şeyler yapmış. İnsanlar dışladıkları ve sorunlu olarak gördükleri hasta veya sakat tipleri görmek için tonlarca para vermeye başlamışlar ve bu olaya ‘’Freak Show’’ denmiş. İşte Arthur o sahnede adeta bir ‘’Freak’’ durumuna düşüyor. Kendini komik sanıyorken aslında sadece dalga konusu oluyor. Arthur’un deliliğe giden yolculuğu kişisel yaşamının zorluklarından besleniyor.Ancak içindeki kötülüğü açığa çıkaran şey içinde yaşıyor olduğu bozuk sistemin ta kendisi oluyor.Devlet tarafından karşılanan psikoloğu kapanınca İlaçlarını alamadığı için tedavi olamıyor ve Yaşadığı şehirde onun gibi sorunları olan binlerce insan var. Herşeyin başı kaderin bir oyunu oluyor adeta. Athur’un eline bir silah geçiyor(hatırlasanız iş arkadaşı, Arthur dayak yedikten hemen sonra kendisini koruyabilsin diye ona vermişti) ve silahını onu hor gören herkese doğrultmaya başlıyor. Kontrolden çıkan deliliği onu sonunda bir katile dönüştürüyor. Hem de ne katil.Arthur silahını ilk Bir iş çıkışı metroda giderken ona sataşan gençlere doğrultuyor ve tam 3 genç oğlanı öldürüyor.Belkide o anda Arthur o cinayeti işlemeseydi başkası işleyecekti. Ancak Arthur işliyor ve şok ediciydi. Diğer tüm ölüm sahneleri gibi. Joker filminde tüm ölüm kalım meseleleri çok beklenmedikti ve bu benim en hoşuma giden detaylardandı. İşlediği o cinayet sayesinde kendini inanılmaz güçlü hissediyor.Artık ipleri eline almıştı ve kimse onu durduramazdı. Tuvaletteki epic dans sahnesi de bunu seyirciye kusuruz biçimde yansıttı. Filmin gergin enerjisi zaten daha Arthur’un filmin ilk sahnesinde iş için palyaço makyajını yaparken bir yandan da gülerek ağlaması ile tüm vücudumuzu sarmıştı. Silahı ele geçirdiği andan itibaren sürekli olarak kendini öldürmeye çalışması ,ölümünün yaşamından daha anlamlı olduğunu söylemesi… Tüm bunlar karanlık atmosferi arttırırken izleyenlere gelen ilk en şiddetli darbe metroda o gençleri beklenmedik bir şekilde öldürmesi olmuştu.fakat O anda beni bu kadar geren şey birinin öldürülmesi değil o anda buna seviniyor oluşum olmuştu. Kendi kendinize diyorsunuz ki ‘’alın işte, pislikleri! geberin!…bir dakika az önce biri öldürüldü ve ben zevk mi aldım? Tüyler diken diken! Aslında o andan Arthur ile kurduğunuz empatinin doruğunu yaşıyorsunuz. Film boyunca sürecek bir empati. Resmen film ilerledikçe Arthur ile delirmeye başlıyorsunuz. Tüm bu sahneler boyunca Arthur’un kişiliğini derinden tanımış oluyoruz. Senaryo filmin başından sonuna tek kelimeyle mükemmel. Çekimler, renkler, müzikler ve tüm bunları taçlandıran oyunculuk. Bu filmde Joaquin Phoenix’in oynayacağını duyduğumda zaten ‘’Bu film ortalığı kasıp kavuracak’’ demiştim. Çünkü Phoenix’in öyle profosyonel bir anlayışı vardır ki (kendi ağzından duyduğumuz üzere) asla senaryosundan emin olmadığı bir projede yer almaz. Arthur’un metroda işlediği cinayet üzerine şehirde isyan çıkıyor . Tüm olaylardan cesaret alıyor, deliliği onu daha korkunç şeylere itiyor ve cinayetler çorap söküğü gibi geliyor. Ancak Arthur sökülüp elinde kalan tüm ipliklerle kendi çorabını dikmeye başlıyor. Annesinin yalanlarını öğrendiğinde annesini öldürmeye karar veriyor. Annesi ile Arthur Fleck ile ölüyor ve ‘’Joker’’ doğuyor. Özgüvenli, cesur, spontane yaşayan bir kral. Ertesi gün Arthur’un yas tuttuğunu düşünen iş arkadaşları evine ziyarete geliyor. İş sırasında hep Arthur ile dalga geçmiş olan bi adam ve diğerleri tarafından hep ezilen bir cüce. Ziyaret o ziyaret. Arthur onu huzursuz eden adamı öldürüyor ve cüceye kaçabileceğini söylüyor. İşte ‘’of be!’’ dedirten bir diğer sahnede tam olarak o andı. Cüce kapıya koşuyor fakat kapı kilitli ve kilite uzanamıyor. Arthur’dan yardım istemek zorunda kalıyor. Arthur on an çok güçlü hissediyor. artık kimseye mahkum değilmiş, herkesi o yönetiyormuş gibi. Cüceyi öpüp yolcu ediyor ‘’sen bana hep iyi davranmıştın’’ Arthur ilerleyen sahnelerde deli gibi izlediği Tv show’dan aranıyor. Sahne performansının beğenildiği ve röportaj yapmak istendiği söyleniyor. Fakat Arthur gerçeğin onunla dalga geçmek istiyor olduğunu biliyor ve o gün yapacaklarını planlamaya başlıyor. Etkileyici bir giriş, içten bir konuşma, ve canlı yayında intihar. Şok oluyorsunuz! ‘’Ne! kendini mi öldürecek yani!’’ diyorsunuz Show a çıkıyor. Kırmızı takımı ve palyaço makyajı. ‘’Beni Joker olarak tanıtır mısınız?’’ diyor sahneye çıkarken. İşte bu be! oldum zaten o anda. Koltuğuna oturuyor espiriler yapıyor fakat kimse gülmüyor. Bunun üzerine Arthur saldırgan bir biçimde bağırınmaya başlıyor ve ortam gerginliğinin top noktasına ulaşıyor. Show da geçen tüm sohbet üzerine Arthur yaşamındaki anlamı buluyor ve kendini öldürmek yerine Showmen i öldürüyor ve Bam! O sahne o kadar gerçekçi olmuştu ki tüylerim diken diken oldu izlerken. Arthur Bu isyankar tavırlarıyla protestan gençler için adeta bir Tanrıya dönüşüyor. Arthur için tüm bunlar sadece bir oyunmuşçasına basit ve anlamsız. Kendi küçük dünyasında çok mutlu hissetmeye başlıyor. Evet kendi küçük ‘’sevgilisi’’ ile yaşadığı hayali dünyası. Her şey sarpa sardığında sevgilisinin evine gidiyor ve kızın tepkisi sizi adeta donduruyor. ‘’hey! bu saatte burada ne arıyorsunuz? Siz komşum Arthur’sunuz değil mi?’’ BOOM! Şok oluyorsunuz. Sevgilisi ile yaşadığı her anı tamamen kendi hayalinde kurmuş olduğunu kendi bile o anda farkediyor. Oturduğu koltuktan kalkıp kadına doğru yürüdükten sonra diğer sahnede daireden çıktığını görüyoruz. Kadını öldürdü mü? öldürmedi mi? içeride ne yaşandığı hayal gücümüzün sınırları arasında şekilleniyor. Son olarak bahsetmek istediğim sahne deliler hastanesi. Filmin son sahnesi. Arthur hastaneye yatırılmış ve bir odada kadın bir psikolog ile konuşuyor. psikoloğu ile konuşmasının sıradında sebepsizce kahkaha atmaya başlıyor. Psikolog ‘’komik olan nedir?’’ diye sorduğunda ‘’aklıma bir şaka geldi,ama anlatsam anlamazsın’’ diye cevap veriyor. O sahne hepimizi Batman:the killing joke’a götürmüştür. killing joke ’da Joker espirilerini anlayacak tek kişinin Batman olduğunu düşünüyor ve espiriyi ona yaptığında ikiside kahkaha atıyorlar.sonra odadan çıkıyor ve beyaz bir koridorda attığı adımların arkasından onu takip eden kandan ayak izlerini görüyoruz. İçerideki kadını öldürmüş olduğunu düşünebiliriz. Bir deliler hastanesinde olmasına rağmen esaret altında değilmiş gibi yaşıyor olduğunu görüyoruz Arthur’un. Zaten sanırım esaret ve Joker aynı cümle içinde olsa sadece ‘’Joker polisleri esir aldı’’ denebilir. O bembeyaz koridor ve kandan ayak izleri, Arthur’un zihniyetinin ne kadar saf olduğunu ve tüm bunları çok huzur verici ve normal karşılıyor olduğunu fakat bunların ‘’altında’’ yatan gerçeğin ne kadar karanlık olduğunu hissettirdi bana ve çok etkileyiciydi!

Sonuç olarak bir özet geçeyim istiyorum.
Kusursuz bir senaryo, muhteşem müzikler,özgün soundtrack, etkileyici çekimler, renkler ve tüm bunları üst seviyeye taşıyan Joaquin Phoenix! Adeta bir yıldız gibi parlamış ve kariyerinin en başarılı filmlerinden birini çekmiş. Tüm duygular en top noktada empoze ediliyor seyirciye. Huzursuz ve karanlık enerjisi tüyleri diken diken ediyor (iyi yönde). Bence film baştan sona hedefine ulaşmış bir yapım ve en önemlisi ‘’Joker’’ karakterine yeni bir soluk getirmiş

-Deniz S.


spoiler:
spoiler:
Kursat Y
Kursat Y

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
17 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Kapitalist sistemin insan hayatını nasıl degersizlestirdigini vede sistemin nasil işlediğini açıkça gözler önüne seren bir film
Kesinlikle cok başarılı
Ayçanur S
Ayçanur S

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
17 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Filmin her karesi tek kelime ile mükemmeldi . Uzun zamandır böyle kitlenerek film izlememiştim . Beklentinize bağlı olarak değişiyor tabi bu durum . Kavga gürültü fazla beklemeyin derim . Onun dışında ince mesajları olan etkileyici bir filmdi .
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler