En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ufuk A
1 değerlendirme
Takip Et!
4,5
6 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Sadece Joker'in hikayesini anlatmıyor. İnsani değerlerin kaybolmasını, toplumsal yozlaşmayı, çürüyen sistemi, ezilenleri ve yaşanan travmalardan sonra bir insanın gittikçe suça itilmesini sorguladığı için bence ciddi şekilde uyarıcı nitelikte başyapıt. Bu film mutlaka izlenmeli.
Sinemada izlenmesi gereken şimdiden kült film olmayı hak eden yapım. En az 2 Oscarı olduğunu düşünüyorum. En iyi erkek oyuncu ve Bathroom Dance ile en iyi müziği alacaktır. Film dışlanmışlığı ve kötü geçen bir çocukluğun bir insanı hangi noktalara getirebileceğini çok iyi veriyor. Sonuçta bizler bu işin üstadları değiliz bizler seyirciyiz. Paramın hakkını çok güzel aldım. Fİlmi beğenmeyenler herhalde bombalı, vurdulu kırdılı film bekliyordu. Oyunculuklar, Müzikler çok güzeldi. Çekimler harikaydı. Banyo'da ki dans sahnesi beni çok etkiledi diyebilirim. Finalde ki Ledger'in Jokerine olan gönderme çok hoşuma gitti. Sinemada izlenmeli. Sinemada izleyemezseniz tek başınıza kulalığınızla izlemenizi öneririm. 2019'da izlediğim en güzel şeydi diyebilirim...
Mükemmel! En iyi Joker performanslarından biri. İlk kez Joker'in hikayesini kaliteli bir şekilde gördük. Film gerçekten 18 yaş altının psikolojisini bozabilecek bir film. Hatta oynarken Joaquin Phoenix'in psikolojisi bozulmuş. Fakat Phoenix çok iyi oynamış, Oscar'ı hak ediyor. Şu ana kadar en sevdiğim joker Heath Ledger'dı, çok başarılı bir oyuncu. Ama artık Joaquin Phoenix. Bu filmi 20 yaş üstü hemen izlesin, durduğu kabahat.
insanlar buraya yazdıkları yorumlarla gerçekten kendi kalitelerini ve hayal güçlerinin sınırlarını gösteriyorlar. filmi şiddete yöneltici bulanından, gerçekçi bulmayanına kadar değişik olumsuz yorumlar gördüm. filmi kurtlar vadisiyle kıyaslayan bile var. akıl yürütmeye mecali olmayan tembel zihinlerin her geçen gün daha da afyonlandırıldığı aksiyon filmlerindeki heyecanı bulamayanlara zaten diyecek bir şey olamaz.
bu filmden sosyalizm argümanları ya da anarşi teorileri çıkarmak için uğraşmak ve toplumsal düzeni çözdüğünü beklemek de benzer ölçüde yersiz olur. dolayısıyla ağız suyu akıtarak alkışlamanın da, bilmiş bilmiş kötülemenin de nesnesi değil bu film.
bu filmi kıymetli yapan şey amerikan kültürünün çizgi romanlarda keşfettiği önemli bir nüansın altının çizilmesi olmuş. medeniyeti baştan kurduğunun hayalinde yaşayan bir toplumun nasıl toplumsal uçurumlar yarattığının ve bunun bireysel düzeyde ne gibi sonuçları olabildiğinin tespitidir bu nüans. onun ilacı ya da çözümü değil.
kısacası; bu filmde empati kurmak zorunda olduğumuzu fark ettiğimiz patolojik vakaların aslında hepimizin hayatına sirayet eden kapitalist yapıdan kaynaklandığını görüyoruz. izlerken canımızı acıtacak denli insanlık dışına çıkan jokerin bir kahraman olmadığını fark etmememiz mümkün değil. pamuk ipliğine dönmüş tüm bağlarıyla, düzen tarafından köşeye sıkıştırılmış bir insan; ve kendi değerini ancak yanılsamalı ve bilinçdışı bir şekilde hayallerinde yaşatabiliyor. ve hayatın onu böyle bir tesadüfe/kadere sürüklemesiyle kolay olan gerçekleşiyor: var etmektense yok etmek - çünkü hayat onun elinden var etme araçlarını alacak bir tiyatroya dönüşmüş durumda.
film bir erdemsizlik güzellemesi değil. film insanları erdemsizliğe iten bir kayıtsızlığın (düzen; sistem; yapı; kapitalizm...) her gün erdem üzerine boş keseden söylem ve yasa üretmesinin eleştirisi.
Öncelikle filmi izleyecek olan, merak eden herkes şunu bilmeli ki bu bir süper kahraman - süper kötü filmi değil. Eğer öyle olduğunu varsaysak bile karakterlerden "kahraman", "iyi" olanları ne gerçekten kahramanlar, ne de "kötülere", gerçekten kötü diyebiliriz. Hatta bir anlamda sıfatların yer değiştirdiğine bile şahit oluyoruz. Bu filmde beyaz yok. Çerçevesi kapkara olmakla birlikte grinin tonlarıyla bir tablo boyanmış. Ortaya çıkan iş bir sanat eseri olmuş. Sadece film olarak sınıflandıramayacağım bir eser... Şunu da belirtmeliyim ki bu film insanların psikolojisini derinden etkileyebilir. Bunu göze alarak izleyin izleyecekseniz. İzlerken kah güleceksiniz kah ağlayacaksınız. Bana tam olarak olan buydu.
Karanlık tema öyle bir işlenmiş ki Marvel'ın "why so dark?" eleştirisini yerden yere vurmuş, karanlık atmosferi kararttıkça karartmış. Neredeyse tüm Marvel kahraman filmlerini izlemiş biri ve gelecekte çıkacaklardan bazılarını da izleyecek biri olarak Marvel'a hep naçizane tek bir eleştirim oldu. "Neden herkes karşılarında, canlarına kastedebilecek, kendilerinden daha güçlü bir düşman bile varken bu kadar ciddiyetsiz, eğlenceli ve esprituel kalabiliyor?" Adeta hepsi birer Joker gibiler. Her daim şakacı ve kahkalar atan... Fakat artık gerçek bir Joker gördük ve işlerin aslında hiç de eğlenceden, espiriden ve kahkahadan ibaret olmadığını anladık. Marvel'a bu filmiyle why so funny? diyerek selam çakmış olan Joker'ın bizi hüzünlendirmesi, duruma ciddiyet kazandırması çok ironik değil mi?
Joaquin Phoenix'e gelirsek. "Bu nasıl bir oyunculuk yiğidim!" demek istiyorum. Klişe ama kesinlikle oynamıyor, yaşıyor. Yaşadığı yetmiyor, yaşatıyor ve karakterin duygularını, düşüncelerini iliklerinize kadar işliyor. Bu performansıyla Oscar almazsa bir daha Oscar'ı ciddiye alabilieceğimi sanmıyorum, ancak bu şekilde anlatabilirim başarısını, üzgünüm.
Sonuç olarak bu filmin ve Joker'ın kahraman dünyasını aşarak sinema dünyasına çok şey kazandırdığı gün gibi ortada. Benim hayalim ve dileğim karşısında kendi kadar sağlam bir Batman olması ama artık işler o kadar farklı ki... Son: İnsanlar Batman'i "kötü" bir karakter olarak görmeye hazır mı?
beklediğimden çok daha iyi ve Joaquin Phoenix'in aldığı tüm ödülleri sonuna dek hak ettiğini defalarca ispatladığı harika bir film. Sadece Batman'in ailesinin vurulma sahnesi Batman Başlıyor adlı filmde çok daha farklı yansıtılmıştı. Kesinlikle izlenmeye değer 9/10
Filmi ilk duyduğum da çok önyargılıydım. Ama film beni yanılttı. Jokeri oynayan her oyuncu gibi Joaquin Phonix de mükemmel. Film klasik hikayeye yeni bir bakış açısı getirmiş. Herkese tavsiye ederim.
Filmin ilk yarısında neden +18 diye düşünmüştüm. Ama çıkarken neden olduğunu anladım. Psikolojik olarak insanı geren, melenkonik yapan sahneleri var, joker in oyunculuğu müthiş.Filmin finali müthiş, devam serisi gelecek gibi ve gelmedide.
İnsanın kişiliği ve psikolojisi çocukken yaşadıklarıyla birebir bağlantılı ve hiçbir çocuk ailesini doğmadan seçemiyor ne yazıkki.Artık insanlar o kadar tuhaflaştı ki, herkesin içinde insan ırkına karşı bir nefret oluşmuş durumda ne yazıkki.O yüzden bu film herkes tarafından sevilir
Film, Arthur Fleck adlı karakterin Joker'e dönüşümünü anlatan bir filmdi. Bildiğimiz süper kahramanlar filmlerindeki bol CGI kullanılan, çocuksu bir yapısı olan filmlerden uzaktı. Karakterin dönüşümünü gerçekçi bir şekilde vermiş. Filmden çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Film şu şekilde ilerliyordu; Arthur Fleck, psikolojik sorunları olan, gülmesini durduramayan, toplumdan dışlanan biridir. Palyaçoluk yaparak zamanını geçiriyordur. Arthur annesiyle yaşıyordur. Yaşadığı şehirde artık zengin ve fakir arasındaki fark inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Şehir çöplükten geçilmiyordur. Arthur gün geçtikçe gücü elinde bulunduran ve fakirlere küçümseyici gözle bakan zengin sınıftan nefret eder. İlk patlamasını metroda Wayne şirketinden 3 kişiyi öldürerek yapar. Bu süreçte annesinin gerçek annesi olmadığını, evlatlık olduğunu öğrenir. Bunu öğrendikten sonra hepten karanlık bir karaktere bürünür. Yıllarca anne dediği kadını da hastanede boğarak öldürür. Filmin sonunda Arthur, Frank Murray adlı televizyon yıldızını öldürür ve polis tarafından yakalanır. Bu olaydan sonra Arthur, büyük bir kitleyi kendine istemeden de olsa bağlamıştır. Onun kafasına sahip büyük bir kitle zaten vardı ama birisinin bu şekilde büyük bir olaya imza atmasını bekliyorlardı ve o da Arthur Fleck ile oldu. Bu palyaço maskeli adamlar Arthur'u kurtarır ve Arthur arabanın üstüne çıkarak kendini takdim eder. Tam burada Joker olmuştur Arthur. Film bu şekilde sonlanır. Filmde fakir kesmin zenginlerle aralarında uçurum kadar fark oluştuğu için başkaldırı yapmak için bir kıvılcım bekliyorlardır. Bu kıvılcım da Arthur ile oluyor ve Arthur bu kesmin önderi oluyor ve şehirde anarşik bir yapı oluşuyor. Film bize bence şunu da gösteriyordu; Filmlerde kötü karakterlere klasik bir bakış açımız vardır. Kötü karakter kötü kalplidir ve onun yaptığı her iş yanlıştır diye. Ama hiç o karakterin geçmişini, nasıl koşullar altında yetiştiğini düşünmeyiz. Bu film bize bunu anlatıyor bence. O kötü karakterin nasıl yetiştiğine, nasıl bir ortamda büyüdüğüne de bir bak diyor. Oyunculuklara gelecek olursak; Joker rolünde Joaquin Phoenix oynamamış, karakteri yaşamış adeta. İnanılmaz bir oyunculuk sergilemiş. Gülmesini durduramadığı sahnelerde kolay bir iş sergilememiş. Görüntü yönetmenliği de çok iyiydi. Kamera açıları insanı filme bağlayan unsurlardan biriydi. Renkler de çok iyi kullanılmış. Müzikler de filmin gerilimli yapısına çok uygun olmuş. Joker'in nasıl Joker olduğunu anlatan etkileyici, psikolojik bir dram ve gerilim filmiydi. Filme verdiğim puan= 9,1
Joaquin Phoenix kesinlikle Oscarı hakketmiş bir oyunculuk sergilemiş. Oyunculuk ve müzik seçimi açısından filme diyecek sözüm yok ikisi de oldukça kaliteli fakat bana kalırsa senaryo ve joker haricindeki yan karakterler bana biraz sönük geldi. spoiler: Filmdeki kötü kavramı biraz fazla abartılmış. Mesela metroda öldürülen adamları ele alalım. Film bize onları öyle bir gösteriyor ki sanki saf kötülermiş ve insani değerlere dair hiçbir şeyleri yok gibi. Fakat böyle gösterilmeleri filmin gerçekçiliğine bir nebze zarar vermiş.
Başrolün filmi taşıması hadisesine defalarca tanık olduk sinema tarihinde. Fakat ben bu konuda Joaquin Phoenix'ten daha başarılı hiç kimseyi görmedim. Phoenix filmde senaryodan daha ağır bir görüntü arz ediyor. Rolüyle bütünleşmek deyiminin karşılığıdır bu. Mimikleri, ses tonu ve vücut hareketleri verilmek istenen duyguyu doğrudan verebiliyor. Arthur Fleck karakteri üzerinden toplumun dışladığı, yalnızlık ve yoksulluk ile baş başa bıraktığı insanların ruh halini yansıtmışlar. Amerikan toplumunun ve artık dünya geneline yayılmış olan yoksul tabakanın aşağılık birer varlıkmış gibi görülme durumunun yerilmesi de güzel bir tercih. Bu tip toplumsal ve sosyo-ekonomik hicivler sinema için çok kıymetli yapıtaşları. Joker'in meşhur olan 'One Bad Day' anlatısını bu filmin geneline yaymak da mesajı güçlendiren bir karar olmuş. Ayrıca DCU içerisinde Nolan filmleri ve Watchmen ile birlikte anılacak güzel bir film olmuş. Tek eleştirim esinlenilen kaynakların çok belirgin olmasıdır. Bu filmde de yer alan Robert de Niro'nun rol aldığı Taxi Driver ve King of Comedy filmlerinin, çok sevdiğimiz Michael Douglas'ın oynadığı Falling Down filminin etkisini görebiliyoruz. Keşke daha az ya da belirsiz olsaydı daha başarılı kılabilirdi filmi. Buna rağmen bence çok iyi bir film. Kesinlikle izlenmeli.
Herkes yeterince övdüğü için filmin iyi yönlerinden bahsetmeye lüzum görmedim. Yalnız eklemek isterim ki filmde spoiler: Karakterin (Nam-ı diğer Arthur'un) Joker'e dönüştükten sonrasını kısa kesmişler gibi geldi. karakterin joker olduktan sonra ki halini biraz daha seyretmek isterdim doğrusu. Umarım Dc bu kalitede Joker'e odaklanan bir film daha çıkarır. Ama tabi ki de bu filmin kültleşmesi açısından Joker 2 gibi Bir şeyin de olmasını istemiyorum. Yalnızca olayın psikopat joker kısmını daha fazla seyretmek istiyorum
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.