En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Doğukan Elik
Takipçi
32 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
27 Haziran 2020 tarihinde eklendi
O son neydi öyle ya. Yine güzel bir Jack Nicholson oyunculuğu. Diğer filmlerine göre pasif gözükmesi rolü icabı. Çünkü işini iyi yapan bir dedektif. Ama araştırma yaparken de çokça dalavere yapmasına ayrı bir dikkat çekmek gerekir( Yasaklı yerlere girmek, yanlış kimlikle tanıtmak, polisten kaçmak gibi eylemlerden çekinmeyen bir dedektif).spoiler: Ne var ki tüm uğraşları sonucu gerçeği açığa çıkardı. Aslında Bay Mulwray'in kaçamak yaptığı düşünüldüğü kız, Bayan Mulwray'in hem kızı hem de kız kardeşiymiş.( ki bunu Bayan Mulwray'in Gettis'e açıkladığı sahnede ilk baş dalga mı geçiyor oldum, ama daha sonra şoka uğradım tıpkı Gettis'in de benim gibi aynı tepkileri yaşaması sahneyi benim için baya etkileyici kılan bir özellikti) Bayan Mulwray'in pis babasından gizlemek içinmiş her şey. Ne var ki babaları o kızı bulmak için bir kadını, kendisini Bayan Mulwray olarak tanıtması için tutuyor ve Gittes'e (Jack Nicholson) gönderiyor. Olay Bay Mulwray öldüğü için bambaşka bir boyut alıyor. Bay Mulwray arazilerin ucuza satın alınması için barajdan su çekildiğini öğrendiği için Bayan Mulwray'in babaları tarafından öldürülüyor. Gettis olayın peşinden giderek pis gerçeği açığa çıkarıyor. Ama ne var ki Bayan Mulwray'imiz sonunda pis kurşuna kurban giderek can veriyor. Olay yerinde Gettis'in ''olacak iş değil'' demesi de sanırım, Gettis'in geçmişinde yaşadığı olayı hatırlaması ( Gettis'in geçmişini Bayan Mulwray ile Gettis'in yatak sahnesinde öğreniyoruz. Eskiden polisken Çin Mahallesi'nde korumaya çalıştığı biri varmış-ve anlaşıldığı kadarıyla bir kadınmış-ancak koruyamamış. Bayan Mulwray'in ''öldü mü?'' sorusu üzerine telefon çalıyor ve Gettis soruya bir cevap vermiyor.) Filmin sonuna geldiğimizde ise Gettis'in geçmişinde yaşadığı anlatılan olay tekrar ediyor. Yine korumak istediği bir kadını koruyamıyor ve olay yeri yine bir Çin Mahallesi. ''Olur böyle şeyler Jack, burası Çin Mahallesi.'' spoiler: Pis babaları sonunda diğer kızı Bayan Mulwray'den olan kızını alıp gidiyor. Gettis gerçekleri öğrenmiş oluyor ama film bitiyor. Babalarının ceza alıp almadığı bize bırakılıyor ki bu da filmi baya kalıcı kılıyor. Bay ve Bayan Mulwray'i anıyoruz...
Filme tam sıkıcı dediğiniz, tam sıkılacağınızı hissettiğiniz an bir şey oluyor ve film tekrar sizi kendine bağlıyor. Jack Nİcholson izlemek ayrı bir keyif. Senaryo çok güzel, hiçbir mantık hatası yok. Sonu zaten unutulmayacak bir son. Başlarda biraz yavaş ilerlediğini hissetseniz de, her şey sona doğru anlaşılınca film unutulmayacaklar listesine giriyor. Senaryo olarak( en iyi özgün senaryo Oscar'ına sahip zaten), oyunculuk olarak, o son ve en önemlisi hiçbir mantık hatası olmaması nedeniyle (diğer izlediğim se7en, olağan şüpheliler gibi polisiye, dedektif filmlerinde hep bir mantık hatası gördüm.) izlediğim en iyi polisiye, dedektif filmi diyebilirim.
Kimi kez göze sokulan gerçeklerin nasıl da görünmez olabileceğini, beklenmedik sonlarla anlatan,şimdilerde bile eşi benzeri olmayan bir polisiye yapım.
Başarılı bir klasik.Jack Nicholson ve Faye Dunaway performansları filmle fena halde uyumlu.Senaryo oldukça kusursuz.Biraz yavaş ilerlesede detayları ve çarpıcı sonuyla akıllarda yer ediyor.8/10
söyleyebileceğim tek şey var, bu filmi izlemeden önce lütfen filmin yapım tarihine bir bakın. göreceksiniz ki, kurgusuyla, kalitesiyle, çekimiyle, zamanına göre mükemmel bir film Chinatown. filmin sonlarına yaklaştıkça bu mükemmelliğin tadını daha iyi alıyorsunuz. mutlaka izleyin derim ben. roman polanskinin, kendisine o kadar ödülü getiren bu klasiği, izlemeye değer olsa gerek.
çekildiği döneme göre gerçekten güzel bir film olaylar çok yavaş ilerlemesine rağmen sonuna kadar merakla izledim ve sonu şaşırtıcı bir biçimde bağlandı dönemini de çok güzel yansıtan bir film aynı zamanda 10/8
Gerçekten film o zamanda yapılmış olmasına rağmen kendisinden sonra yapılan birçok polisiye-gerilim filminden kurgusuyla, olayların düğüm olması-çözüme ulaşmasıyla, oyunculuklarla ve o "son"u ile çok çok ayrı bir yere sahip.
Bu zamana kadar izlemediyseniz izleyin derim, ama dikkatlice izleyin :) 8,5/10
polanskinin en sıkı filmlerinden biri diyebilirim... özellikler jack nıcholson-faye dunawayın performansları mükemmel.. eğer bab-2 ye denk gelmeseydi en iyi film oscarını alırdı... arşivlik bir film
Güzel bir film. Faye Dunaway’ı ve Jack Nickholson’u beğendim. Roman Polanski de oynamış filmde. Polis memuru rolünde...Ayrıca Burun kesme sahnesine dikkat...
Güzel bir kara film. Senaryosu, oyunculuğu muazzam. Hoşa giden nokta ise, seyirciye düşünecek zaman bırakmaması. Bir ipucu görüyoruz, ana dur şimdi olay değişti galiba diye düşünmeye geçmeden Gittes hemen harekete geçiyor, biz de onu yakalamaya çalışıyoruz...
Kara film türüne yepyeni bir soluk getiren Çin Mahallesi, görsel yeniliklerden çok öyküsünü, diyaloglarını ve oyuncuların performanslarını öne çıkaran siyasal bir detektif filmi. 1937 yılında, los angeles ta geçen bu öyküde özellikle John huston klasiği Malta Şahini nin etkileri görülür.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.