Birkaç hayatın hikayesini anlatan ve bu hayatların bir noktada kesiştiği çok güzel bir film kelimesinin bile yetersiz olduğunu düşündüğüm bir başyapıt.10/10
film farklı hayatların birbiriyle ilişkilendirilmesi birbirine bağlanması şeklinde ele alınmış. fakat bu bağlanma ince bir iplikle bağlanmış gibi. ucuz roman,crash filmlerindeki gibi sıkı sıkıya bağlanmamış. artık her hikayeden çıkarılması gereken dersler var.filmin sonu daha güzel olabilirdi. oldukça uzun bir film ama yine de güzeldi. ancak 8 - 8.5 arası bir film.
kusura bakmayın ama ben bu filmi bu kadar da beğenmedim ve çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım.ne bileyim...ya ben bir şeyler anlayamadım ya da film gerçekten berbat..:(
filmin çok abartıldığı görüşündeyim 21 gram olayların bütünlüğü ve kesişen hayatlar bakımından çok daha bir kurgu burada olayların kesişiminden ziyade üç tane kısa film izliyorsunuz
Hikayelerin her ne kadar çakıştırılması sağlanmak istense de tamamen birbirlerinden bağımsızlar. Bu da film için büyük dezavantaj.Ortak olan tek bir öge var o da köpekler.
Bu kadar planı böyle akıcı şekilde kurgulamak zor iştir ve bunu da başarmışlar.Senaryo ve oyunculuk da oldukça başarılı. 3 film izlemiş gibiyim ve kaç puan vereceğim konusunda kararsızım :) Tebrikler.
Ve motor diyor ?amores perros? başlıyor perdede şiddetli bir sancı, sarsılıyor araba üç insanın buluştuğu yerde. Üç sayısı , üç hazin hikaye, umutların solduğu ve bazen yeşerdiği üç son. Hayatın içinden hayata dair portreler çiziyor, kimi silik kimi dumanlı kimi gri tonlarında. İnsana özgü tutkular vücut buluyor ?amores perros'da. Her kahramanımızın tanrı katında işlediği bir suç var yaşamında. Ve bunun sonuçları dünyevi hayatlarında onların önünde aşılması zor duvarlar örüyor karşılarına. Çarpmanın etkisiyle sarsılıyor araba. Saçılıyor ortalığa aşklar ve köpekler paramparça.?bernal? abisinin karısına tutkulu bir bağla sarıyor kendisini. Bu üç hayatın en genci. Tutkulu, öyle ki aşk gözünü kör etmiş, giriyor yanlış yola ve o yol onun için sonun başlangıcı oluyor bir anda. Köpeği ayrılmaz bir dostu. Zaten onunla hayat buluyor arenanın ortasında.Yanlış tercihlerin, insanı sonunda bırakacağını kanıtlıyor yarı yol da ?bernal'ın hayat verdiği karakter. otobüs durağında tüttürüyor sigarasını, bekliyor umutsuzca, dumana boğuyor gecenin karanlığını. kendi karanlığında sıraya giriyor, görülür bir yalnızlığın eşliğinde bilinmeyen bir yolculuk için gönülsüzce ilerliyor otobüse.Genç ve güzel bir kadın. Alımlı ve kıskanılası bir hayatla çıkıyor karşımıza. Güzelliğine borçlu her şeyini. aşkta parada şöhrette onun önünde ulaşılası bir yerde. onunda köpeği hayatının vazgeçilmezi. giriyor döşemenin altına ve günlerce sürüyor sinir bozucu kaybolma. tıpkı kendisi gibi. o da arıyor mutluluğu evli bir adam ile. Buluyor bulmasına ama hayat örülmüş kara bir ağ , geçiyor yeşilde ve düşüyor örümceğin pençesine. şimdi paramparça hayatı. Yıkılıyor birden perde, iniyor aşağı gözlerinde yaşlar aralayınca perdeyi ve göremeyince o eski beni.Köpekleriyle dolaşıyor.Yalnızlar nede olsa, sefiller şu dünya da. Birbirlerini bulmuşlar sokaklarda. Bencilliğinin verdiği vicdan azabıyla, yanıyor yüreği ve tekrar atıyor bir ölümün eşliğinde mezar başında. Yaşlı adam geçmişinden kaçmış bunca yılda. Bir amaç uğruna terketmiş eşini ve kızını, geride bırakmış hayatını ama şimdi küçük bir filiz yeşeriyor aynanın karşısında. Kesiyor yıllanmış boş vermişliğini, arınır gibi günahlarından düşüyor yola yanında ?kara'sıyla.?amores perros? paramparça ediyor izleyiciyi. Köpeklerin şahsında insan doğasına hakim olan zayıflığın dile getirilmesi sıra dışı bir seyirlik sunuyor. Vahşilik sadece hayvanlara değil insana da hakim bu filmde fakat sinemasal açıdan bakıldığında bu köpek simgesiyle anlatılmaya çalışılıyor. Her köpek sahibine benzer lafı bu filmin temel alındığı bir yaklaşım oluyor. Bu yaklaşım ustaca bir kurguyla, karakterler arasında kurulan bağlarla ve de filmin dönüp dolaşıp üç insanın çarpışmasını farklı açılardan ve farklı zaman dilimlerinde göstermesi, anlatımın gücünü ve etkisini arttırıyor. sonuç olarak insani günahların bir arınması olarak, seyirciye bu film karşısında kendi günahlarından arınması için bir fırsat veriliyor.
Üç paramparça hayat, her bir hayatın içinde köpekler... Filmin sloganı olan 'Hayat bir orospudur' lafını mükemmel bir şekilde seyirciye yansıması. Octavio’nun aşık olduğu yengesi Susana’ya dikkat! 8/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.