Paramparça Aşklar Köpekler
Ortalama puan
4,4
1378 Puanlama

200 Kullanıcı yorumları

5
57 Eleştiri
4
94 Eleştiri
3
19 Eleştiri
2
15 Eleştiri
1
3 Eleştiri
0
12 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
tamerercig
tamerercig

Takipçi 61 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
31 Mayıs 2003 tarihinde eklendi
AMORES PERROS meksikalı yönetmen ALEJANDRO GONZALEZ INARRITU ya dünya çapında bir başarı sağladı dersek yeridir sanırım..dünyada 30'un üstünde ödül alan film bu yılki İSTANBUL FİLM FESTİVALİ'ndede Dünya Festivallerinden bölümünde gösterildi...filmin en büyük adaylığı tabiki oscar olsa gerek..ama karşısında öyle bir rakip vardı ki? iki daldan birinde kesin oscarı alacak gözüyle bakılan (en iyi film-en iyi yabancı film) Kaplan Ve Ejderha 'nın olmasıydı..işte bu durum AMORES PERROS un
alabileceği en büyük ödüle ulaşmasını engelliyordu..(şayet ben amores perros'u seyrettikten sonra en iyi yabancı film oscarını kesin bu filme verirdim diye düşünmüştüm) ..film aslında türüne yeni birşeyler katmıyor..(bu tarz çoklu hikayelerden oluşan filmlere)..ama şurası kesin türününün en iyi örneklerinden biri...bu tarz filmler ORSEN WELLES'ın CITIZEN KANE'i ile başladı dersek yanılmayız..CITIZEN KANE'de ortada dönen bir kaç hikaye yoktu ama aynı karekterin üstünde anlatılanlarla ortaya çıkan olaylar vardı..örneğin bir sahneyi birkaç kişinin anlattıklarıyla ayrı ayrı açılardan seyretmemiz bu türün doğuşunun ilk örneğidir..daha sonraki yıllarda birçok film bu yolu denedi..ama hiçbiri başarılı olamadı..çünkü mutlaka biryerlerde bir eksiklik oluyordu..ya oyuncular,ya senaryo,ya yönetmen yani mutlaka birşeyler yetersiz kalıyordu..daha sonra bütün dünyada fırtınalar kopartan RESERVOIR DOGS geldi...filmde zaman kavramının olmaması olayların bir oraya bir buraya gidip gelmesi ve herkezin üzerinde tartıştığı kanlı sahneleri bambaşka bir tarzı müjdeliyordu bize...bu CITIZEN KANE'nin mayasından yoğrulmuş ama daha çok ''bende sizi şaşırtıcam ama benim olayım farklı'' der gibiydi..böylece artık kara film diye adlandırdığımız yeni bir tarzlada tanışmış oluyorduk..kara filmler daha çok kaybedenlerin hikayesidir..paramparça hayatların bu düzen içinde nasıl oluyorda ayakta durduklarını ve beklenen sonun nasıl geldiğini gösteriyordu..konu neredeyse hep kaybeden insanlar üzerine kurulu olan bu tarz filmler birden öyle bir patlama yaptıki artık dünyanın heryerinden herçeşit kara film örnekleri sinemalarda yada festıvallerde gösteriliyordu..sadece kara film diye adlandırmak aslında belirli bir seyirci potansiyelini film gösterilmeden önce garantiliyor gibiydi..(ama bu türün ilk çıkış zamanları) daha sonralar okadar kötü örneklerini seyrettiki bu tarzın garanti seyircileri bile artık bu tür filmlere ilgi göstermez oldu..veee TARANTINO'nun bütün dünyada en çok ilgi gören filmi PULP FICTION çıktığı zaman artık kara film diye anlattığımız filmler bambaşka bir başyapıtla karşılaşıyordu..aslında PULP FICTION bayağı geniş bir yelpazeye sahipti...zaman kavramı yine yoktu..yine ordan oraya atlıyorduk..filmin içnde ayrı ayrı çekilse üç değişik film ortaya çıkacak kadar geniş bir senaryo vardı..üç ayrı öykü..ama oyuncular kahramanlar hep aynı..hepsi bir yerlerde kesişiyor...bir oyuncu bir öyküde başrol oynuyorken sonraki öyküde konuk oyuncu rolüne dönüşüyor..ve perdede seyredilenler karmaşık gibi görünsede olaylar toplandıkca bambaşak boyutlara gidiyor..her sözün her hareketin ilerleyen dakikalarda değeri daha bir artıyor...PULP FICTION CITIZEN KANE'nin başlattığı türün artık zirvesinde olan bir film diye biliriz..daha sonraları bu tarzlarda yine güzel filmler çevrildi..özellikle bunlardan biri Danıel Alfredson'nun TIC-TAC 'ı ...tıc-tac da festivallerden ödüllerle dönen başka bir kaybedenler öyküsüydü..yine içinde birkaç öyküyü barındıran ve olayların kesiştiği sahnelerle filmi bambaşka boyutlara taşıyan bu film müzikleriylede oyunculuklarıylada öne çıkıyordu..önceki yıllarda İSTANBUL FİLM FESTİVALİ'ndede gösterilmiş olan film ne yazıkki bahsettiğimiz bu tanıtım olayları yüzünden çok kişi tarafından bilinmektedir..ama türünün en iyi örneklerinden biridir diye bilirim..günümüze yaklaştıkcada bu tarz ama yeni olaylarıda içine alarak gelişen bir kara film bolluğu yine eskisi gibi çok ilgi görmeye başladı..özellikle JACKIE BROWN,SNATCH,BİLİNMEYEN KOD gibi aynı tarzın değişik versiyonlarını seyrettik...ama artık bu tarz filmlerin seyircileri etkilediği kadar sinema eleştirmenlerinide etkilediği apaçık ortada...gün geçmesinki bu tür filmler festivallerden ödüllerle dönmesin...işte AMORES PERROS bu türün en önemli filmlerinden biri..nitekim aldığı ödüllerde ortada..ama benim aklım hala bu filmin oscara bukadar yaklaşmışken eli boş dönmesinde kaldı...umarım bu tarz filmler hiç ilgilerini kaybetmeden dahada yeni şeyler katarak sürer gider...
yeldush
yeldush

10 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Şubat 2003 tarihinde eklendi
muhteşem kurgu, muhteşem senaryo, muhteşem oyunculuk... izlediğim tüm filmler arasında 1 numara!! izlemeyenler çok şey kaçırıyor, hemen bulun biyerlerden ve filmin keyfini çıkarın....
bruceconrad
bruceconrad

Takipçi 349 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
26 Ocak 2003 tarihinde eklendi
Tamamiyle bir klasik....
Çünkü biz kaybettiklerimiziz sözüyle bir kaybediş ve yokoluş dersi çok şey çıkarılabilir bu filmden ama cesaret edebilenler tarafından...
sulod
sulod

Takipçi 305 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Ağustos 2002 tarihinde eklendi
Pulp Fiction ve Memento da gördüğümüz zamanla oynama burda da olmuş bence önümüzdeki yıllarda böyle filmler çoğalacak hepsi başarılı çünkü tadını kaçırmazlarsa olsun böyle filmler
xhero1905
xhero1905

Takipçi 167 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
28 Temmuz 2001 tarihinde eklendi
Bastan sona cok iyi bir film.Özellikle kopek dövüşleri çok hoşuma gitti. :) Muzikleri de cok saglamdi...Hala gitmediyseniz gidin derim ben..Zaten bu sıcakta napicaniz..Gidin buz gibi bi sinemaya, alin soguk büyük boy kolanızı.ohh :)
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler