hızlı başlayıp gittikçe temposunu yitiren bir yapım olmasına rağmen izlenebiliyor. Gerçek bir öyküden esinlenilmiş mi acaba diye düşünmeden edemiyorsunuz. Filmin orjinal ismi 'Amores Perros' bu şekilde Türkçe'ye çevrildiği zaman 'Aşk-Köpekler' manasına geliyormuş lakin 'Amor es Perros' şeklinde yazılırsa 'Aşk Köpekliktir' anlamına da sahip oluyormuş Her ne kadar Türkçe'ye Paramparça Aşklar-Köpekler şeklinde çevrilse de orjinal isminde güzel bir kelime oyunu var 6/10
Etkileyici bir film yönetmenin tarzı değişik farklı 3 hikaye üzerinden giderek onları birleştirmiş sonunda,oyunculuklar müthişti bence kesinlikle izlenmesi gereken çok iyi bir film ama başyapıt değil yinede çünkü bazı eksiklikleri var mesela 2.hikaye sıkıyor biraz diyebilirim neyse ama izleyin siz tabi yinede..
Güzel bir film,iyi bir işlenişi var fakat artık hikaye birleştirme vb.senaryo tekniklerine çok alıştık,karakterleri tanıdıktan sonra filmin bitmesine saat kala sonunu ve gelişecek olayları biliyorsunuz,sonrada o 60dk mölüm mölüm bitsede kalksak havalarında geçiyor.Herşeye rağmen oyunculukları,içten tarzı ve duygusal yapısı ile 10/7.
müthiş kurgusu,incelikli senaryosu ve kaliteli yönetimiyle gerçekte çok kaliteli bir yapım olmuş...filmdeki 3 ayrı karakterlerde ince ince analiz edilmiş filmde...her ne kadar bazı sahneleri sıksada...kurgusu ve senaryosu çok iyi...3 kesişen hayat çok kurgulanmış ve harmanlanmış...özellikle 3. hikaye filmde en sewiğidim kısım olduğunu söyliyebilirim...2. hikaye biraz sıksada izletior kendini...1. hikayede en şiddet dolu ve en aykırı sahnelerin olduğu çarpıcı bir hikayeydi... oyuncuların hepsi üzerlerine düşen görevi fazlasıyla yapmışş...yönetimden bahsetmek gerekirse;yönetmen hikayenin altından çok iyi kalkmış...çok kaliteliydi çekimler...ve müzik kullanımı gerçekten 10 numaraydı...inaritu zaten bu tarz kesişen hayatlar yönetmeni :D... genel olarak çok iyi bir film olmasıyla beraber bir başyapıt olduğunu düşünmediğim gibi izlenmesi gerektiğini düşünüorum...zamanında en iyi yabancı film dalında altın küre ve akademi adaylığı alışı ve festivallerde 30 ödülle dönüşü filmin kalitesini ortaya koyuyor...ama bir başyapıt olduğunu düşünmüorum...10/8
Paramparça Aşklar ve Köpekler (İspanyolca: Amores Perros) Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritunun 2000de çektiği ilk uzun metrajlı filmi. 2001 yılında "En İyi Yabancı Film" dalında Oscar ve Altın Küre adayı olan film, Şikago, Tokyo, Cannes, Los Angeles, Moskova, Havana Film Festivalleri gibi pek çok uluslararası festivalde toplam 30 ödül aldı.
Meksika şehrinde bir trafik kazası üç kişinin yaşamını yitirmesine sebep olur. Genç delikanlı Octavio, kardeşinin karısı Susana ile kaçmaya karar verir. Köpeği Cofiyi kaçışlarına yardımcı olacak paranın elde edilmesine aracı olarak kullanırlar. Uysal bir sokak köpeği Cofiden bir köpek dövüşlerinin değişmez şampiyonu olan bir canavar ortaya çıkarır. Kardeşinin karısı ile yaşdığı dokunaklı aşk üçgeni, yasak aşkın geri dönüşsüz bir yol haline gelmesiyle daha da karmaşıklaşır.
Bu arada, 42 yaşındaki Daniel güzel model Valeria ile birlikte yaşamak için ailesini terk eder. Yeni hayatlarını kutladıkları gün Valeria trajik bir kazada sakat kalır. Peki her şeye sahip olduğunu düşündüğü anda tüm hayatı birden bire değişen Daniel ne yapacaktır? Bu kaza ve sakatlık,aşklarını yıpratmaya başlar, artık aşklarının gerçek sınanmasıdır yaşanan.
Yıllarca hapis yatmış kiralık katil olarak çalışan eski komünist gerilla El Chivo kaza yerine geldiğinde Octavionun ölmek üzere olan köpeği Cofiyi bulur, onu alır ve iyileştirir. Bu karşılaşma, onun acı dolu geçmişiyle başa çıkmasına yardımcı olacaktır.Cofi eski mutlu,sakin günlerine kavuşmuştur ancak artık gizli dünyasına sakladığı vahşilik ve şiddet,El Chivoyu çok üzecek bir acı süprize sebep olur. El Chivo, Cofi ile ne kadar benzeştiğini görür, kafasına silah dayadığı Cofinin "ben bana öğretileni yaptım" bakışı ile kendi iç çatışmasını yaşar ve köpeği vuramaz. Ancak olayların akışı, seyirciyi bile hadi artık dedirtecek bir noktaya getirir.Sonrası, kendisini saklamış ve uysal bir hayat sürmüş eski komünist bir gerillanın diğer yüzünün sahneye çıkmasıdır ki bu kötüler için sonun başlangıcıdır
Bu tür filmleri severim ve ilgiyle de izlerim. Çok güzel, farklı bir film olmuş tebrik ederim Meksikalıları...İçiçe geçmiş hikayeler harika bir uslubla anlatılmış...
Tek kelime ile kötü.İnarritu nun 3 filmini de izledim.Üçünde de üç farklı olayın içindeki farklı insanların bir olayla kesişen hayatları anlatılıyor.Her yönetmen aslında hep aynı filmi çekmeye çalışır diye bir laf vardır.-z.demirkubuz dan duymuştum-İnarritu da bunu yapıyor galiba.Ama beceremiyor.Filmleri çok sıkıcı ve hiçbirin de sizi kalbinizden vuracak bir sahne yakalayamamış.21 gramda da yazmıştım olayları gereksiz yere karıştırmaktan başka bir şey yapmıyor.Eleştirmenlerden ve entel gözükmeye çalışanlardan hep iyi eleştiriler aldığı için filmlerini izledim ama yok ya olmamış.
Paramparça aşklar köpekler...bir film ismiyle ancak bu kadar bağdaşabilir.Öylesine güzel ve bi o kadar etkileyici olmasının yanında bazı sahneleri insanı rahatsız etmiyor değil.inanılmaz bir sinema deneyimi olduğunu söyleyebilirim ama bana kalırsa aşırı köpek fobisi olan kişilerin izlemesi sakıncalı olabilir.filmin mükemmelliğinizaten 2001 en iyi yabancı film oscar ve altın küre adayı olmasının dışında 2001 ödül şampiyonu olmasından da(toplam 30 ödül)anlayabiliriz.bunun dışında sanki bazı konular yarım kaldı gibi geldi.herhalde bazı bölümler izleyicinin hayal güzcüne bırakılmış ve gerçekten ’’ iz bırakacak sahneleriyle önümüzdeki 10 yılın ilk klasiği olmaya aday’’_elvis mitchell,new york times_
harika bir film.işleniş olarak mükemmel bir film.ama bişey dikkatimi çekti 21 gram filmi bu filmin hemen hemen aynısı gibi hatta dikkat edin muzikleri bile aynı.bişey daha oscarı alan crash filmi bile bu filmden ilham aldığı kesinlikle söylenebilir
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.