Senaryosunu...
Klasik Batı Avrupa müziğinin tartışılmaz büyük ustalarından Wolfgang Amadeus Mozart'ın aynı isimli iki perdelik Almanca operasından (1791)...
Librettosunu, serbest bir İngilizce çeviriyle...
Çalakalem bir biçimde uyarlayarak Andrew Lowery, Jason Young ve David White kaleme alırlarken...
***
Yönetmen koltuğunda da, ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çeken Florian Sigl'in oturmak da olduğu "The Magic Flute"; masalsı nitelikteki, müzikal bir macera olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Yıllar öncesinde...
1975'te Ingmar Bergman tarafından yönetilen güzel bir İsveççe versiyonu ile 2006'da da, Kenneth Branagh'ın imzasını attığı...
I. Dünya Savaşı'nda geçen bir İngilizce versiyonu da mevcut vaziyetteki, bu ünlü ve bir o kadar da şahane operanın...
Yapımcılarının arasında, usta sinemacı Roland Emmerich'in de yer aldığı, hikayesi bir okul çatısı altındaki gençler arasında geçen bu yeni versiyonuna da biraz daha yakından bakalım...
***
Ölüm döşeğindeki babası James Walker'ı (Greg Wise) hastanede ziyaret eden Tim Walker'a (Jack Wolfe)...
Babası, kendisi ölür ölmez...
Yıllardır özlemini duyduğu...
Avusturya Alpleri'nde bulunan, adını Mozart'tan alan prestijli müzik okuluna gitmesini öğütlerken...
***
Vakti zamanında...
Aynı okulun kütüphanesinden yürüttüğü...
Mozart'ın, içinde nota ve librettosunun...
Yani öyküsünün de bulunduğu "Sihirli Flüt" kitabını hediye etmeyi de unutmaz...
***
- Altı hafta sonra -
Dönem başını kaçırmasına rağmen, babası sayesinde kabul edildiği okula doğru yola koyulan Tim...
Bindiği tren de, aynı okulun öğrencilerinden Sophie (Niamh McCormack) ile tanışır...
***
Nihayetinde de...
Son istasyona yürüme mesafesindeki...
Bir müzik akademisi olan Mozart Uluslararası Okulu'na varır...
***
Ardından da hemen...
Okulun müdürü Dr. Longbow'un (F. Murray Abraham) odasına alınan Tim, orada...
Kalacağı yeri de kendisine gösterecek olan, öğretmeni Bay Baumgartner'a (Tedros Teclebrhan) teslim edilir...
***
Ve o da kendisini...
Oda arkadaşı Paolo Tocci'nin (Ellie Courtiour) yanına kadar götürür...
***
Aynı gün içinde...
Birlik de yaptıkları okul tanıtım turunda da Tim...
Ünlü tenor Enrico Milanesi'nin (Rolando Villazón) oğlu Anton Milanesi (Amir Wilson) ile de karşılaşır...
***
Üstelik sınıf arkadaşları ve Dr. Longbow karşısında şarkı söyleyerek...
İlk sınavını da verir...
***
Ve aynı günün akşamı...
Saatler gecenin bir yarısı...
Tam 3:00'ı gösterirken...
Okulun kütüphanesinde, koltuğunun altındaki, babasının kendisine hediye ettiği "Sihirli Flüt" kitabını, saatin altındaki ait olduğu yere yerleştirir yerleştirmez fantastik bir geziye çıkan Tim...
***
Böylelikle...
Bir yandan Anton'un hazırladığı sürpriz, hoş geldin partisinden kurtulurken...
Diğer yandan da kendisine, Mozart'ın oyununda...
Prens Tamino olmasını sağlayacak...
Gizli bir geçidi de keşfeder...
***
Ve orada da...
Kızı Prenses Pamina'yı (Asha Banks), Sarastro (Morris Robinson) ve Monostatos'un (Stefan Konarske) ellerinden kurtarmasını isteyen Gece Kraliçesi (Sabine Devieilhe) ile onun mahiyetindeki...
Bayan Hazel (Larissa Sirah Herden), Bayan Scarlett (Jasmin Shakeri) ve Bayan Azure (Jeanne Goursaud) tarafından...
Bu görevde, kendisine refakat etmekle sorumlu tutulan Papageno (Iwan Rheon) ile müşerref olur...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 40...
***
Klasik müzikten hoşlanmayanları, kesinlikle memnun etmeyeceğini düşündüğümüz...
Hatta ne yazık ki, emin de olduğumuz...
Filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 85 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,