En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
13 Nisan 2013 tarihinde eklendi
Robert Walker'ın Bruno performansı uzun süre hatırlanacak cinsten. Hitchcock yine oyuncularından tam performans almayı, farklı manevralarla izleyiciyi kendisine hayran bırakmayı beceriyor. Pek çok önemli klasiğinden önce çekmiş olduğu bu filminde, yine insanı geren, sıkıştıran, boğan bir atmosfer tutturuyor. Günlük olaylardan ve hiç beklenmedik şeylerden gerilim ve heyecan yaratmak, gerçekten de üst düzey yaratıcı bir beynin işi olabilir ancak ("atlı karınca" sahnesini hatırlayın örneğin). Özellikle yönetmenin hayranları tatmin olacaktır. Ancak belirtmem gerekir ki en büyük 5 filmi arasında değil "Strangers on a Train"...
Gene kağıt üzerinde basit görünen bir konudan,sürükleyiciliği yüksek,insanı geren bir film çıkarmayı başarmış Hitchcock.Belki diğer filmleri kadar bilinmiyor ancak etkileyici oyunculuklara ve sahneleri sahip kesinlikle bu yüzden usta'nın diğer filmlerini izleyenler bunu da kaçırmasınlar
İnsanın üstüne kitlenen bakışlarıyla psikopat bir zengin ile masum ve saf bir tenisçinin kedi fare oyunu. Özellikle lunapark sahnelerinde film en yüksek anlarını yaşıyor. Ustanın ?en iyileri? arasında kendine yer bulamasa da dikkate değer bir film...
Büyük usta Alfred Hitchcock'un en sevdiği iki unsur cinayet ve psikolojik saplantılı karakterler. Hitchcock sinemasında büyük bir öneme sahip bu iki unsur ?Strangers on a Train'de bir araya geliyor ve o yine yönetmene özgü gerilim dolu tadından yenmez bir film hayat buluyor.Gelmiş geçmiş en önemli yönetmenlerden biri olarak gösterilen İngiliz Hitchcock'a kuşkusuz Amerikan sineması çok şey borçlu. Aynı zamanda gerilim türünün ustası olarak da anılan Hitchcock'un neden böyle bir unvana sahip olduğunu anlamak için ?Strangers on a Train'de oldukça sakin bir spor dalının bir müsabakasını bile büyük bir gerilim şölenine dönüştürdüğü tenis sahnesine göz atmak yeterli! Bunun yanında lunaparktaki baş döndürücü final de yine o yönetmene has gerilimin iliklere kadar hissedildiği finallerden. Ciddi psikolojik sorunları olan, babasından nefret eden Bruno karakteri hem yönetmenin birkaç yıl önce çektiği cinayet saplantılı ?Rope'u hatırlatmasının yanı sıra daha sonra çekeceği psikolojik yapılı başyapıtı ?Psycho'yu da anımsatmakta. ?Strangers on a Train?; tüm bu salt gerilimin yanı sıra polisiye ve gizemli öyküsüyle de ciddi bir kara film çalışması.Hitchcock'u bir filmle anlatmak kuşkusuz imkânsız; lakin diğer filmlerine nazaran pek popüler olmayan ?Strangers on a Train? hem Hitchcock'un neden bu kadar önemli bir yönetmen olduğunu gösteren filmlerden biri olmasının yanı sıra zararsız gibi gözüken bir yabancıyla fazla haşır neşir olunmamasının da dersini veriyor.
Büyük usta en iyi Patricia Highsmith uyarlamasını çekmiş.Özellikle hastalıklı karakterin tehdidi,yarattığı gerilim ve onun psikolojisi çok iyi işlenmiş.Sinemada psikolojik gerilimi Hitchcock ustadan daha iyi kimse veremedi veremeyecek.10/10
Büyük üstadın belki de en sürükleyici ve adrenalini yükselten filmlerinden biri.. Ustanın yine klasını konuşturduğunu da söylemeye gerek yok sanırım. Kesinlikle izlenmeli...
Alfred Hitchcock sinema tarihinin kendine özgü efsanelerinden biri. Her filminde ona ayrı bir hayranlık besliyorum. Seyircinin karşısına öyle bir konu koyuyor ki ilk önce her şey size açık geliyor. Hatta bu kadar basit bir konudan ne çıkacak diye merak ediyorsunuz. İşte bu düşüncenizden sonra Hitchcock'un kusursuz tekniğiyle karşılaşıyorsunuz. Her şey o kadar iyi ki kurguda bir kusur aramak boş bir çaba gibi geliyor. Strangers on a Train bir tren yolculuğunda karşılaşan iki kişiyle başlar. Birisi tenis kariyeri ile ün salan Guy Haines (Farley Granger) diğeri ise oldukça girişken ve gizemli tavırlarıyla dikkat çeken Bruno Antony (Robert Walker). Bay Haines bu yabancı adamla ilgilenmek istemese de Bruno'nun ısrarı ile aralarında bir sohbet başlar. Bu sohbetin karanlık yüzü bir Çapraz cinayet önerisiyle ortaya çıkar. Bu noktadan sonra gelişen olaylar ve final oldukça etkileyiciydi. Robert Walker oyunculuğu ile karaktere ayrı bir hava katmış. Karakterin deliliğini Walker'ın gözlerinde net bir şekilde görüyorsunuz. Aslında iyi yapılmış kara filmlere hayranlık duysam da bu filmleri seçip izlerken biraz bekleyiş dönemi yaşıyorum. Kara Film yerine şunu izlesem derken filme başlıyorum ve kararımdan memnun bir şekilde filmin başından kalkıyorum. Son bir ay içerisinde izlediğim 1957 yapımı Beklenmeyen Şahit, 1950 yapımı Sunset Bulvarı ve 1944 yapımı Billy Wilder klasiği Çifte Tazminat'ta buna benzer durumları yaşadım. Ve daha yaşamaya devam edecek gibi de duruyorum. (:
Bir kaç gün içerisinde Robin Wood tarafından kaleme alınan Hitchcock Sineması adlı kitaba kavuşacağım. Kitapla birlikte Hitchcock sinemasını keşfim daha da keyifli bir hal alacak. Bir taraftan kitabı okumak bir taraftan yönetmenin filmlerini seyretmek son zamanlarda en büyük hobim haline geldi. Fırsatı olan bütün sinemaseverlere bunu tavsiye ederim.
Eki filmlerin tadı bir başka oluyor. Film farklı ve çok etkileyici buldum. Bna göe tekrar tekrar izlenenilecek insanı sıkmayan etkili ve güzel diyalogları ile 10 numara
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.