Hesabım
    Paris, Texas
    Ortalama puan
    4,1
    93 Puanlama ve 20 Eleştiri
    dağılımı 20 Eleştiri notla
    6 Eleştiri
    7 Eleştiri
    4 Eleştiri
    3 Eleştiri
    0 Eleştiri
    0 Eleştiri
    Paris, Texas hakkında görüşlerin ?

    20 kullanıcı eleştirisi

    kuzularynsessizli-i
    kuzularynsessizli-i

    Takip Et! 478 Takipçi 804 Eleştirisini Oku

    2,5
    4 Temmuz 2009 tarihinde eklendi
    Kült filmlerle ilgili bir araştırma yaparken bu filmi gördüm ilginç bilgiler vardı filmle ilgili, baya ilgimi çekti, filmi buldum ama henüz izleme fırsatı bulamadım...
    jamesbond-2
    jamesbond-2

    Takip Et! 2490 Takipçi 1 684 Eleştirisini Oku

    3,5
    13 Ağustos 2015 tarihinde eklendi
    Klasik bir Amerikan kulturu hikayesi..Kiz cok genc,16-17 yaslarinda,erkek olgun yasta,ani bir etkilesim,meydana gelen bir cocuk,kirilmis,dokulmus,parcalanmis hayatlar..Bazen genclikte yapilan hatalarin bedelini aileden pekcok insan cekiyor..PARIS,Texsas.
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 4396 Takipçi 1 698 Eleştirisini Oku

    3,5
    30 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
    film güzel,yavan veya içi boş bir film değil tabii ki,wim wenders çekmiş sonuçta,benim de yönetmenle tanışmamı sağladı paris texas bu arada.ancak biraz fazla abartıldı bana göre.önemli şeyler söylüyor ve insanla ilgili çarpıcı noktalara değiniyor fakat yaklaşık iki buçuk saat sonunda pek de tatmin olmadım.filmle ilgili aklımda kalacak birinci şey harry dean stantondır,çok hisli oynamış cidden,karakterin içine girmeyi başarmış.diğer oyunculuklar da iyi,bariz bir olumsuzluk söyleyemiyorum ama rahatlıkla öneremiyorum da.çok çok sıkılmazsınız yalnız bunu söyleyebilirim,yönetmenin sinemasını merak edenler için en ünlü filmlerinden biriyle başlamak fena olmaz.bu arada filmin finali izleyiciye bırakılmış.kendi adıma bu tarz finalleri de pek sevmem aslında.
    MojoRising
    MojoRising

    Takip Et! 149 Takipçi 380 Eleştirisini Oku

    4,0
    12 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
    Filmin en büyük artısı karakterlerin çok doğal, gerçek hayattanmış gibi gelmesi izleyene. Bu da çokta mükemmel olmayan senaryonun zaaflarını kapatmayı başarıyor. Galiba yaşamdan elini eteğini çekmiş karakterleri perdede her zaman göremediğimizden bu izleyene gayet etkileyici geliyor. Başyapıt olmasa da kendisini ilgiyle izlettiren ''sağlam bir duygu filmi''. Wenders'ın da en iyi filmlerinden. İyi seyirler.
    VcdSamimiyeti
    VcdSamimiyeti

    Takip Et! 41 Takipçi 283 Eleştirisini Oku

    3,0
    14 Kasım 2010 tarihinde eklendi
    Bence yol filmi kategorisine sokamayacağımız,son derece abartılmış bir yapım...Aslında senaryosu bir hayli eski türk filmlerine benziyor,karşılaşma sahnesini saymıyorum tabi.Hapishane psikolojisini andıran müzikleride başka bir abartılan yanı,yani zaten başka müzikte yoktu farkettiğim kadarıyla.Gayet sıradan baba-anne-oğul hikayesi.6/10
    beck31
    beck31

    Takip Et! 2060 Takipçi 1 383 Eleştirisini Oku

    4,5
    11 Aralık 2008 tarihinde eklendi
    Harikulade bir film Paris, Texas.Kült karakterler, kayda değer görüntüler, sıkmayan geçişler ve diyaloglarla muhteşem ve unutulmaz bir seyirlik.Wim Wenderstan unutulmayacak bir başyapıt.
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! 666 Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    4,0
    3 Nisan 2010 tarihinde eklendi
    müthiş müzikleri,muhteşem kişilik analizli senaryosu ve ilk 30 dakkası dışında bence pekte abartılacak bir film değil...son 30 dakkası durağan ama çok iyidi...yavaş yavaş ne olduğunu tümüyle kavratıyor insana... aslında başlarda daha hareketli birşey bekliordum ama beklediğim gibi çıkmadı... oyuncuların hepsi üzerlerine düşen görevleri fazlasıyla yapmışlar ayrıca... yönetimde gayet iyi...ama eksik birşeyler var gibi geldi bana...yinede 10/8 i ve arşivde yeri hak edior...
    kadir503
    kadir503

    Takip Et! 81 Takipçi 329 Eleştirisini Oku

    4,5
    26 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
    - Zihinlerdeki Paris -Gelmiş geçmiş en iyi yönetmenler arasında gösterilen Alman sinemacı Win Wenders'in en önemli filmlerinden ?Paris, Texas?. Yönetmeni dünya çapındaki bu başarısına ve ününe sebep olan filmlerden kuşkusuz. Bunun dışında sinema tarihinde ise gelmiş geçmiş en iyi yol filmleri ile iletişimsizliği, yabancılaşmayı en etkili anlatan filmler arasında? Uçsuz, bucaksız, sıcak Teksas'taki bir çölün ortasında bir Wenders karakteriyle karşılaşıyoruz. Adı Travis. Hemen aklımıza bu uçsuz bucaksızlığın içerisinde ne arıyor sorusu geliyor. Belki yolunu kaybetmiştir diyoruz ama; Travis o kadar amaçsızca dolanıyor ki uçsuz, bucaksız bu çölün ortasında? Daha sonra Travis'in konuşmadığının farkına varıyoruz ve ortalardan kimsenin haberi olmadan 4 yıldan beri kaybolduğunu da öğreniyoruz. Bu sorunlu ve gizemli karakter onu almaya gelen abisiyle trajik bir yolculuğa çıkarlar, abisinin oturdukları eve doğru. Bu yolculukta Travis'in bu kaybolmuşluğunu öğreniriz. Daha doğrusu arayışını. Travis, var olduğunu bildiği topraklarda gezinmektedir, varolduğunu düşündüğü topraklarda. Travis'in abisinin evine geldiklerinde bu takıntılı yolculuk bitmiş ve filmin ikinci bölümü başlamış olur. Geçmişiyle ilgili pek bir şey hatırlamayan daha doğrusu hatırlamak istemeyen Travis'in, neden ortadan kaybolduğu karısıyla arasında neler geçtiği tam bir sır perdesi görünümündedir film boyunca. Travis'in oğlu Hunter, abisini ve abisinin karısını ebeveynleri sanmaktadır. Kendi benliğini aramakta olan Travis, bir de oğluna onun babası olduğunu kanıtlamak durumundadır. Bu babalık kanıtlaması başlarda oldukça zor ve komik olsa da özellikle 8mm kamerayla çekilmiş olan 3 yaşındaki Hunter ile mutlu aile görüntüleri oldukça duygusal bir şekilde eski günlerin özlemini getirip ve oğluyla arasındaki baba-oğul ilişkisinin güçlenmesine sebep olur. Oğluyla arasını düzeltse de arayışından vazgeçmeyen Travis oğlunu da yanına alıp eski karısı Jane'i aramaya çıkar. Sinemacı kimliğinin yanında bir fotoğrafçı da olan Wim Wenders tüm film boyunca bizlere fotoğraf tadına kareler sunar. Özellikle filmin yolculuk bölümlerinde ve Travis'in oğlunu okuldan aldığı bölümde unutulmaz kareler zihinlerimize kazınır. Tabii bunların yanında filmin son derece uyumlu müziklerinin katkısı da hem görsel hem de işitsel bir sinema şölenine dönüşür. Filmin en unutulmaz anlarından biri de Travis'in Jane ile buluştuğu sex-shop'tur. Sinemada iletişimsizliğin, bütünlüğün tanımı diyebileceğimiz planlar çeker Wenders. Tüm ustalığını bu 20 dakikalık sekansta ortaya çıkarır. Filmin birçok yerinde bütünlüğünü arayan Travis(ayakkabıların hepsini dizmesi, ailesini tekrar bir araya toplama isteği gibi); uzun süredir görmediği karısının gözlerine dahi bak(a)amayarak konuşur, ona dokunmak istemez. Bu uzun sekansta müthiş bir duygu seli yaşarken, Wenders aynı beden içerisine hem Travis'i hem de karısı Jane'i ayna yansıması şeklinde yerleştirir. İkisi yine bir olabilecek midir? Bu uzun sekansta izleyen farklı duygulara kapılır, boğazında bir şeyler düğümlenir. Tabii buna Jane ile Hunter'ın buluşması da eklenince bizlere susup sadece izlemek kalır.Filmin bu kadar etkileyici ve reel olmasında oyunculukların katkısı büyüktür. Travis karakterini canlandıran Harry Dean Stanton'ın tutarlı, çok başarılı oyunculuğunun yanında kısa da olsa Nastassja Kinski'nin duygusal kompozisyonu filmi oyunculuk bakımından da tavana çıkarır. Wim Wenders film boyunca yavaş bir tempoda, dingin bir havada yer yer komik, ve duygusal olan minimalist gezintiye çıkarır bizleri. Sadece bireysel olan bir gezinti değil, zihinsel de bir gezinti bu. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye alan film yönetmenin başyapıtı ve yol filmleri arasında baş tacı bir yapım. Bu ebeveyn-çocuk ilişkisini iliklerimize kadar işleyen varoluşçu minimalist eser; her sinemaseverin görmesi gerekenlerden?Travis: Beni bırakacak mısın?Walt: Hayır seni bırakmayacağım.Travis: Bırakırsan da sorun değil.?Benim. Sana yüz yüze doğru şeyleri asla, söyleyemeyeceğimden korktum. O yüzden bu şekilde yapmaya çalışıyorum. Seni bu geldiğimde, Walt'un orda, ilk gördüğümde bir sürü şey yapmayı umuyordum. Sana baban olduğunu, göstermeyi umuyordum. Bunu sen bana gösterdin. Ama en çok hayal ettiğim şey gerçek olamaz. Bunu artık biliyorum.? (Travis)- Paris, Texas / Wim Wenders (1984) -
    1983gs
    1983gs

    Takip Et! 44 Takipçi 365 Eleştirisini Oku

    4,0
    28 Aralık 2008 tarihinde eklendi
    gerçekten etkileyici bir film bu filmi izleyince şuan yapılan filmlerin ne kadar yavan ve içinin boş kaldığını anlıyorum...
    zodiac-kadir
    zodiac-kadir

    Takip Et! 1 Takipçi 36 Eleştirisini Oku

    5,0
    7 Haziran 2010 tarihinde eklendi
    abartı olcak ama final sahnesini izlemek için herşey den vazgeçebilirim..sinema tarihinin en iyilerinden
    deckard76
    deckard76

    Takip Et! 39 Takipçi 317 Eleştirisini Oku

    5,0
    21 Mart 2008 tarihinde eklendi
    Sinema tarihinde çekilmiş en etkileyici,en umut verici filmlerden biri.Yıllarca çöllerde gezinmiş bir adam,adamın bulunuşu,kardeşi ve eşi tarafından öz oğlu gibi büyütülen oğlu ile ilişkisi,oğluyla birlikte yıılar önce terkedilen anneyi aramaları ve uygunsuz bir yerde adam ile kadının karşılaşması.Oyunculuğu,müzikleri ve görüntüleriyle çekilmiş en güzel yol filmi bu.Altın Palmiye ödüllü harika filmi ve Wenders’ın diğer başyapıtı Berlin Üzerinde Gökyüzü filmini izledikten sonra Wim Wenders’ın sinema tarihinin en iyi yönetmenlerinden biri olduğu gerçeğine ulaştım.Sinemaseverler ne yapıp edip bu iki klasiği izlemeli.
    Cezanne-2
    Cezanne-2

    Takip Et! 1 Takipçi 10 Eleştirisini Oku

    5,0
    16 Şubat 2011 tarihinde eklendi
    Yol filmlerinin usta yönetmeni Wim Wendersin bir başyapıtı...
    müzikleri,sahneleri,replikleriyle boğaza bir yumruk sıkıştıran modern bir yabancılaşma hikayesi...
    kesinlikle mükemmel.
    ece-2
    ece-2

    Takip Et! 2 Takipçi 11 Eleştirisini Oku

    2,5
    11 Ağustos 2010 tarihinde eklendi
    Wim Wendersin Berlin Üzerindeki Gökyüzüden sonra gelen en başarılı filmlerinden.Ebeveynlerle iletişimsizlik,babalık ve annelik kavramlarını sorgulatırken dozunda bir dramla film dengeleniyor.Travisin ruh hali öyle güzel bir anlatımla veriliyorki,karakterle özdeşleşmek zor olmuyor.Ve içiçe geçmiş ancak çok iyi harmanlanmış bu senaryoya,muhteşem bir aşk hikayesi son noktayı koyuyor.Karşılıklı pencerelerden Travisin eski karısıyla sade ve son derece etkileyici konuşması kesinlikle aşkı en güzel anlatan filmlerden biri yapıyor Paris Texası.
    salihcanzer
    salihcanzer

    Takip Et! 14 Eleştirisini Oku

    2,5
    25 Mart 2008 tarihinde eklendi
    pek çoklarınca wenders'ın en iyi filmi. ancak kanımca berlin üzerinde gökyüzü daha iyiydi bundan. özellikle sondaki monologlar sağlamdır, yapılmış en iyi yol filmlerinden biri olarak gösterilir bu arkadaş.
    denge5
    denge5

    Takip Et! 25 Eleştirisini Oku

    5,0
    27 Kasım 2008 tarihinde eklendi
    etkileyici bir sinema dili;paris texas karşılaştığım en gerçek/gerçeküstü karakter; travis. tek kelimeyle müthiş 10/10
    kokostarist
    kokostarist

    Takip Et! 24 Eleştirisini Oku

    4,5
    4 Aralık 2008 tarihinde eklendi
    Herşeyi ile dört dörtlük bir film. Görüntüler mükemmel seçilmiş, diyaloglar, durgun bir akıcılık var. film kendine izlerken bağlıyor.
    semcan01
    semcan01

    Takip Et! 63 Eleştirisini Oku

    4,5
    3 Şubat 2010 tarihinde eklendi
    Durağanlığının bir şahesere; anlattığı konuya dönüşümüne yardımcı olduğu; hayatımızı, ailemizi anlatan yönetmeninin en iyi filmi kanımca.
    hadesoul
    hadesoul

    Takip Et! 9 Eleştirisini Oku

    3,5
    22 Mart 2008 tarihinde eklendi
    paris,teksas'ı ilk izlediğimde hayal kırıklığı yaşamıştım, o da büyük beklentilerim nedeniyle. ama bu filmin değerini azaltmaz..yol filmlerini sevenlerin bayılacağı bir film..sanırım baş karakterleri daha genç olsalardı bu filmi yere göğe koyamazdım!
    fellini
    fellini

    Takip Et! 3 Eleştirisini Oku

    5,0
    17 Ekim 2011 tarihinde eklendi
    Paris, Texas; filmlerinde modern hayattaki yabancılaşma, iletişimsizlik ve yalnızlık, kimlik bunalımı gibi konuları ele alan Alman yönetmen Wim Wenders'in başyapıtı.
    Film geçmişinden pişmanlık duyan bir adamın (yani Travis'in) öyküsüne odaklanıyor. Travis her şeyini geride bırakarak kendisini yollarda aramaya koyulmuş ,kırmızı şapkalı, pek konuşkan olmayan bir adam. Durum böyle olunca kendini bulmak için Paris, Texas'ın medeniyetten uzak çölünü kendisi ile benzetmesi ise kaçınılmaz oluyor. Bu çöl yolunda Travis'in de tıpkı çöl gibi akıbetinin ne olduğu bilinmemektedir. Çöllerde yitip giden kahramanımız hafızasının kaybederek maziyi hatta kendini dahi unutuyor.
    Wim Wenders filmdeki bazı sessizlikler ve sıfır diyaloglar ile bizim modern hayatı Travis'in gözünden görmemizi sağlamış. Travis aslında bize "dünyanın hali"nin tasvir ediyor. Modernleşmek uğruna çöl ve Travis gibi yitip gitmiş insanlar ve ilişkiler ise Travis'in yol görüntülerinden zihnimize kazınıyor.
    Travis'in "yapmacık" uygarlığa bir yanlış anlaşılma olarak tarif edebileceğimiz "saadetli" yaşama dönmek uğruna aşkı arayışını, geçmişin arkasından gidişini ise bir boğuntu olarak adlandırabilmek mümkün.
    Bundan sonrasında ise Travis'i hayatının en güzel (!) günlerine geçirdiği biricik Jane'ini (yani aşkı) arayışını izliyoruz.
    Lafı fazla uzatmadan filmin asıl kahramanı görüntü yönetmeni Robby Müller'den bahsetmek istiyorum. Daha filmin açılış sahnesinde müthiş çöl görüntüleri ile bizleri büyüleyen Müller, Travis ve Jane'in camdan bölmelerle çevrelenmiş karşılıklı iki odada buluştuğu sahnede ise zirveye tırmanıyor. Özellikle bu sahnede Jane'in kafasına Travis'in suratını katarak (kuşkusuz bu görüntü camdan yansıyor) Wenders ile birlikte inanılmaz bir kurgu numarası yapıyor. Ayna-biçim ilişikisine yeni bir boyut getiriyor demek daha doğru olur.
    Uzun lafın kısası Paris,Texas yaptığı atıflar ,baba-oğul ve kadın-erkek ilişkisine kazandırdığı boyut ile bir başeser olmuş, gelmiş geçmiş en iyi yol filmi.
    elwrayx
    elwrayx

    Takip Et! Eleştirisini Oku

    5,0
    23 Mart 2008 tarihinde eklendi
    tüm zamanların en etkileyici filmlerinden birini şimdi mi görecektik burada...baya bi geç kalınmış dorusu...nese geç olsun güç olmasın bari.darısı diğerlerinin başına...umarım hakkettiği övgüleri alır wim wenders'in bu arayış öyküsü...
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top