Paris, Texas
Ortalama puan
4,0
113 Puanlama

23 Kullanıcı yorumları

5
7 Eleştiri
4
7 Eleştiri
3
5 Eleştiri
2
4 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Enesyildirim675
Enesyildirim675

Takipçi 3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Kasım 2024 tarihinde eklendi
Film, genel olarak yalnızlık ve kaybolmuşluk teması üzerine yazılmış ve bu güçlü unsurlarla desteklenmiştir. Örneğin, filmde uzun ve uçsuz bucaksız Texas çölü görüntüleri, Travis’in yapayalnız olduğunu ve kaybolmuşluk hissine kapıldığını en iyi vurgulayan unsurdur. Travis’in filmin başında çocuk gibi davranması ve yeniden şehir hayatına alışmaya çalışması, Texas’ın çöllerinin onu yabancılaştırdığını anlatır ve kaybolmuşluk hissini çok iyi verir.

Abisi Walt’un onu bulduktan sonra onu yeniden modern hayata alıştırmaya çalışması, bir yerden sonra Walt’u bıktırır; bu da Travis’in davranışlarının değiştiğinin bir işaretidir. Travis geri döndüğünde, oğlu Hunter ile ilişkisi iyi gider. Oğluna yıllarca bakan yengesi Anne ise bu durumdan pek hoşnut olmaz; çünkü Hunter, gün geçtikçe babasına bağlanır. Travis'in oğluyla ilişkisi gün geçtikçe iyileşir. Bu da insanlarla iletişim becerisi azalmış Travis’in ailesinden biriyle ilişki kurduğunda zorlanmadığını, aksine bu ilişkinin onu daha sosyal bir insan yaptığını gösterir.

Travis’in ailesiyle olan eski videosunu izlediğimiz sahnede ortamı görmeyiz, yalnızca videoyu izleriz. Video, mutlu ve huzurlu bir andır ve bu, izleyiciyi de mutlu eder. Video bitince bir anda kameranın karanlık odada hüzünlü oturan Travis’e odaklanması, izleyicide ani bir duygu değişimi yaratarak derin bir etki bırakır.

Travis ve Jane’in birlikte konuştuğu sahnede aralarında sadece bir cam vardır. Bu küçük engeller nedeniyle ilişkilerinin kötü gittiği anlatılmaya çalışılmıştır burada. Sonlara doğru, Travis’in oğlu Hunter ile birlikte karısı Jane’i bulmaya gitmesi sırasında Travis ve Hunter çok iyi anlaşır. Ancak Travis, karısı Jane’i bulduktan sonra Hunter’ı bir otele bırakır, oteli Jane’e söyler ve Hunter’ı Jane’e bırakıp gider. Bunu yapmasının temel nedeni, ailesiyle ilişkisi kötü gittiği için tekrar bir araya gelirlerse hayatlarını olumsuz etkileyeceğini düşünmesidir. Bu durumu yaşatmamak için fedakarlıkta bulunur.

Son sahnede Travis’in şehirde tek başına arabada gitmesi, aslında onun her yerde yalnız bir insan olduğunu anlatır. Travis karakteri yalnızlığından kurtulamaz ve film biter.
zodiac-kadir
zodiac-kadir

Takipçi 36 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
7 Haziran 2010 tarihinde eklendi
abartı olcak ama final sahnesini izlemek için herşey den vazgeçebilirim..sinema tarihinin en iyilerinden
deckard76
deckard76

Takipçi 317 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
21 Mart 2008 tarihinde eklendi
Sinema tarihinde çekilmiş en etkileyici,en umut verici filmlerden biri.Yıllarca çöllerde gezinmiş bir adam,adamın bulunuşu,kardeşi ve eşi tarafından öz oğlu gibi büyütülen oğlu ile ilişkisi,oğluyla birlikte yıılar önce terkedilen anneyi aramaları ve uygunsuz bir yerde adam ile kadının karşılaşması.Oyunculuğu,müzikleri ve görüntüleriyle çekilmiş en güzel yol filmi bu.Altın Palmiye ödüllü harika filmi ve Wenders’ın diğer başyapıtı Berlin Üzerinde Gökyüzü filmini izledikten sonra Wim Wenders’ın sinema tarihinin en iyi yönetmenlerinden biri olduğu gerçeğine ulaştım.Sinemaseverler ne yapıp edip bu iki klasiği izlemeli.
Cezanne-2
Cezanne-2

Takipçi 10 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
16 Şubat 2011 tarihinde eklendi
Yol filmlerinin usta yönetmeni Wim Wendersin bir başyapıtı...
müzikleri,sahneleri,replikleriyle boğaza bir yumruk sıkıştıran modern bir yabancılaşma hikayesi...
kesinlikle mükemmel.
denge5
denge5

25 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Kasım 2008 tarihinde eklendi
etkileyici bir sinema dili;paris texas karşılaştığım en gerçek/gerçeküstü karakter; travis. tek kelimeyle müthiş 10/10
fellini
fellini

3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
17 Ekim 2011 tarihinde eklendi
Paris, Texas; filmlerinde modern hayattaki yabancılaşma, iletişimsizlik ve yalnızlık, kimlik bunalımı gibi konuları ele alan Alman yönetmen Wim Wenders'in başyapıtı.
Film geçmişinden pişmanlık duyan bir adamın (yani Travis'in) öyküsüne odaklanıyor. Travis her şeyini geride bırakarak kendisini yollarda aramaya koyulmuş ,kırmızı şapkalı, pek konuşkan olmayan bir adam. Durum böyle olunca kendini bulmak için Paris, Texas'ın medeniyetten uzak çölünü kendisi ile benzetmesi ise kaçınılmaz oluyor. Bu çöl yolunda Travis'in de tıpkı çöl gibi akıbetinin ne olduğu bilinmemektedir. Çöllerde yitip giden kahramanımız hafızasının kaybederek maziyi hatta kendini dahi unutuyor.
Wim Wenders filmdeki bazı sessizlikler ve sıfır diyaloglar ile bizim modern hayatı Travis'in gözünden görmemizi sağlamış. Travis aslında bize "dünyanın hali"nin tasvir ediyor. Modernleşmek uğruna çöl ve Travis gibi yitip gitmiş insanlar ve ilişkiler ise Travis'in yol görüntülerinden zihnimize kazınıyor.
Travis'in "yapmacık" uygarlığa bir yanlış anlaşılma olarak tarif edebileceğimiz "saadetli" yaşama dönmek uğruna aşkı arayışını, geçmişin arkasından gidişini ise bir boğuntu olarak adlandırabilmek mümkün.
Bundan sonrasında ise Travis'i hayatının en güzel (!) günlerine geçirdiği biricik Jane'ini (yani aşkı) arayışını izliyoruz.
Lafı fazla uzatmadan filmin asıl kahramanı görüntü yönetmeni Robby Müller'den bahsetmek istiyorum. Daha filmin açılış sahnesinde müthiş çöl görüntüleri ile bizleri büyüleyen Müller, Travis ve Jane'in camdan bölmelerle çevrelenmiş karşılıklı iki odada buluştuğu sahnede ise zirveye tırmanıyor. Özellikle bu sahnede Jane'in kafasına Travis'in suratını katarak (kuşkusuz bu görüntü camdan yansıyor) Wenders ile birlikte inanılmaz bir kurgu numarası yapıyor. Ayna-biçim ilişikisine yeni bir boyut getiriyor demek daha doğru olur.
Uzun lafın kısası Paris,Texas yaptığı atıflar ,baba-oğul ve kadın-erkek ilişkisine kazandırdığı boyut ile bir başeser olmuş, gelmiş geçmiş en iyi yol filmi.
elwrayx
elwrayx

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
23 Mart 2008 tarihinde eklendi
tüm zamanların en etkileyici filmlerinden birini şimdi mi görecektik burada...baya bi geç kalınmış dorusu...nese geç olsun güç olmasın bari.darısı diğerlerinin başına...umarım hakkettiği övgüleri alır wim wenders'in bu arayış öyküsü...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler