En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.456 değerlendirmeler
Takip Et!
1,5
22 Haziran 2021 tarihinde eklendi
Senaryosu, Mikki Daughtry ve Tobias Iaconis tarafından yazılan “The Curse of La Llorona” ya da “The Curse of the Weeping Woman”, Michael Chaves’in yönetmen koltuğunda oturduğu ilk uzun metrajlı sinema filmi…
Prömiyeri, 15 Mart 2019’da South by Southwest (SXSW) Festivalinde yapılan ve 19 Nisan 2019 tarihinde vizyona giren filmin, 5.3/10 (42.237 oy) ve 2.8/5 (1.000 üzeri oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 4.6/10 (186 yorum) ve 41/100 (28 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları, her ne kadar oylamaya katılan sayıları çok yüksek olmasa da, vasat bir filmle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor gibi…
Yine de isterseniz, 9 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve 123,1 milyon dolarlık bir hasılata imza atan filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle birde biz inceleyerek yorumlayalım, ardından da puanlamaya çalışalım…
Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce “The Conjuring Universe / Conjuring Evreni” içinde, “The Conjuring” (2013), “Annabelle” (2014), “The Conjuring 2” (2016), “Annabelle: Creation” (2017) ve “The Nun” (2018) sonrasında serinin altıncı filmi olarak kurgulanan bu filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…
Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, korku genel konsepti içinde klasik bir korku – gerilim filmi olmanın çok ama çok ötesinde, alenen dini propagandanın dibine vurulduğu bir film olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…
Öyle ki, bu filmdeki propagandanın dozajı neredeyse “The Conjuring Universe / Conjuring Evreni” serisinin ilk beş filmindeki propagandanın toplamını aşmış durumda…
O yüzden de; bir ara kendimizi, bir korku filminde değil de bir korku filminin destekleyici görsel materyal olarak kullanıldığı bir dini ikna toplantısında hisseder gibi olduk…
Tabii hal böyle olunca da, filmin kendisi üzerine konuşmanın pek fazla bir anlamı kalmıyor…
Yakaladıkları yağlı kapıyı kaçırmak istemeyen serinin yapımcıları New Line Cinema, The Safran Company ve Atomic Monster Productions, aynı istismarı serinin yedinci, sekizinci, dokuzuncu ve onuncu filmleri olarak planladıkları “Annabelle Comes Home” (2019), “The Conjuring: The Devil Made Me Do It (2021), “The Nun 2” ve “The Crooked Man” ile de devam ettirecekler gibi görünüyor…
Belki biraz tarzımızın dışında olacak ama buraya kadar söylediklerimizin tamamı, zımnen de olsa ikisini de içerdiği için filme ilişkin hem ilk tespitimiz hem de ilk önerimiz olsun…
Artık ayrımı gönlünüze göre siz kendiniz yaparsınız…
Sonuç olarak, kendi değerlendirme sistemimiz içinde puan olarak 1,5 verdiğimiz bu film için önerimiz de, “kendinize izleyecek daha anlamlı şeyler bulun” şeklinde olacak…
Conjuring evreni içerisinde geçen ve boş vakti değerlendirmek için izlenebilecek ortalama bir korku filmi. Annabelle Creation ile fazlasıyla benziyor. Konusu her ne kadar zorlama olsa da kendi türünde senenin iyilerinden birisi olmuş. Korku ögeleri tahmin edebileceğiniz gibi fazlasıyla klişe.
Karışık çerez paketinin içindeki leblebi... Tamamen vakit kaybı. Bir korku filmi izleyeceksiniz listenizin ilk 50 sırasında bile yer vermeyin. Bana güvenin ve bu saçmalıktan kurtulun.
I love that this is part of the Conjuring Universe, as this is a common folk tale told in Latin American households. I know we used it to test how brave other kids were, as there were horrible stories of people seeing her face and getting scratched in the bathrooms. I really enjoyed this telling of the story as it was terrifying and had scary jump moments to it. Great cast, with semi-decent facial expressions they were able to carry throughout the film
HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN KÖTÜ SENARYOYA SAHİP "KORKU" TAG İ ALTINDAKİ AMA ASLA ALAKASI OLMAYAN TAMAMEN 1.36.17 SN NİZİ ÇALACAK BİR FİLM BU YORUMU GÖRÜYORSANIZ YALVARIRIM İZLEMEYİN
Hikaye anlatımını yetersiz buldum. 2019 yılındayız fakat korku anlayışının hala jumpscare olması sinir bozucu, olmasın demiyorum fakat sık sık olması gereksiz, şahsen sinemada izlerken gerçekten rahatsız oldum sonuçta filme girerken ardı ardına gelen jumpscare sahnelerinden ürkmek ve kulaklarımın bununla gelen yüksek sesten rahatsız olmasını değil konu anlatımının ve karakterlerin yansıttığı vahşeti hissederek gerçek bir korku filmi hazzı almayı umut ediyorum. Filmde en çok La Llorona nın dehşet verici yüzünü sevdim diyebilirim. Genel olarak yetersiz bulduğum bir film fakat ben ürküp sıçramak istiyorum diyorsanız memnun kalabilirsiniz.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.