En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Mert
Takipçi
4 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
5 Şubat 2020 tarihinde eklendi
Kesinlikle kötü bir film değil, her türk genci izlemeli. Hatta dünyaya ihraç edebilmeliyiz bu filmi. Seçilen mekânlar, kıyafetler tarih sahnesine uygun.
Oyunculuklar iyi, tarih çok iyi işlenmiş, sonda ki vurgu güzel. Kısacası filmi beğendim fakat izlerken keyif aldın mi derseniz almadım derim bunun nedeni de filmdeki amatörce çekilmiş bazı sahneler.
Sinema ve oyunculuklar arasından eleştiremem de keşke senaryo gerçeğe uygun bir şekilde olsaydı. Tarihi açıdan karanlık kalan bir olay (finali itibariyle) bu şekilde bir finalle bitirilemez 6/10
Bir ajan filmi ve konunun ajanlık, casusluk ve polisiye arasında gitmesini bekliyorsanız bu film size göre değil. Erdal Beşikçioğlu hatrına sonuna kadar katlandığım, casusluktan çok bir aşk filmi. En gösterişli olması gereken sahneler -örneğin; kamplar- oldukça gösterişsiz ve basit bir şekilde işlenilmiş. Türk filmleri ile kıyaslandığında ortalamanın üzerinde ancak daha çok çalışmamız gerek.
Filmi salonda tek başına seyredince daha bir anlaşılır oluyor. Patlamış mısır yiyenlerin katur kutur ses çıkarmalarından filme insan odaklanamıyor çünkü. Film Erdal Beşikçioğlu ve Burcu Biricik gibi sempatik iki başrol oyuncunun domine ettiği bir film lakin Moyzich karakterini canlandıran Murat Garipağaoğlu'nu hem oyunculuğu hem de düzgün Almanca grameri ile onlardan rol çaldığını düşünüyorum ilk defa izlediğim bu oyuncuyu umarım yapımcılar projelerinde oynatır yeni bir karakter oyuncusu kazanırız. 2. Dünya savaşı döneminde yaşamış Arnavut kökenli İlyas Bazna'nın casusluk anılarının kurgusal biçimiyle beyazperdeye taşındığı bir film olarak karşımıza çıkıyor. Filmi beğendim fakat kötü ve iyinin ortasında bir yerde yine de Serdar Akar'ın bu tarz filmleri çekmesini ümit ediyorum sebebine gelince maalesef Türk film furyası gişe kaygılı filmlerin revaçta olduğu bir dönemden geçiyor. Oyunculuk kısmında eleştirebileceğim tek nokta oyunculuğunu çok beğendiğim Ertan Saban'ın filmde yanlış role verilmesi oldu. Wellington rolü onda çok sırıttı. Bozuk İngilizce grameri oyunculuğunu düşürdü. Makedon kökenli olduğu için filmde Arnavut kökenli birini canlandırabilirdi. Film izlenilir.
Konu güzel oyuncular iyi çekimler'de kaliteli ama Alman büyükelçiliğinde çalışan konuşurken biliyom geliyom şeklinde kelimeleri telaffuz etmesi yanlıştı aksan olurda bir Alman'ın biliyom geliyom tarzı konuşması dikkat çekiyordu onun dışında o çocuklu sahneler muhteşem duygu yüklüydü çok güzel işlenmişti ama filmde doruk noktası sadece Bulgaristan'lı sahne de vardı ilk yarısı özellikle bence sıkıcıydı ya da ben beklentiyi yüksek tuttuğum için böyle oldu onun için 3/5
Sahne dekorlari ve 1940 larin turkiyesi ekrana iyi yansitilmis. Cekimlerin yapildigi yerlerde arka plan cok ozentili olmus. Giysiler arabalar . Haliyle butcesi yuksek film olmus. Bunlar cok olumlu ozellikler. Ataturk sahnesinde senaryo cok asiri zorlanmis bence. Oyunculuklarin cogu ust seviyede. Cocuk oyuncular bile iyi oynamislar. Olumsuz gordugum daha iyi olabilirdi diye dusundugum noktalar sunlar. 1-haddinden cok fazla sarki ve film muzikleri var. 2- turk izleyici yapisi dusunulerek duygu yuklemesi yapmaya calisan uzun sahnelerin varligi 3- rol geregi alman ve ingiliz olanlarin anadillerini konusurken aksan eksikligi var. Ustelik bu tur konusmalar film boyunca var. Bunlarda azaltilabilirdi. 4- aksiyon eksikligi var. Bundan dolayi filmde heyecan duygusu fazla hissedilmiyor. Birde olumsuz elestiri olarak soylemiyorum ama o donemlerde ezan ne guzel anadilimizde turkce olarak okunuyordu keske turkce ezanin okundugu bir sahne koysalardi. Ama tahminimce gise reyting kaygisi ile gereksiz tartisma yaratmasin diye boyle bir sahne koymamislar. Film sadece goruntu kalitesi ve 1940 li yillarin basarili beyazperdeye aktarimi nedeniyle bile izlemeye deger ama buyuk butcesine ragmen fazla beklentiye girilmemeli.
Filmi beğendim güzel olmuş oynayan kişiler ve yapımcıların ellerine emeğine sağlık diyorum yalnız Fragmanda 1943 Ankara diye yazılan ve ayna karşısında tıraş olan İlyas karakteri arkasından gelen bayan filmde yoktu yani kısaca bir tek oraya anlam veremedim... Fragmanda var filmde yok
Erdal Beşikcioğlu ile Burcu Biricik'in filmdeki performanslarını bir şekilde filtreleyerek izleyebilirseniz izleyin. Film güzel, hem 2.Dünya Savaş'ının muazzam komplo ve çetrefilli olaylar ile geçen arka planındaki düzinelerce olayın bir açıdan akışını ve o dönemin zorlu atmosferini yansıtabiliyor. Ancak ana karakterlerin oyunculuklarında zamanının atmosferine adaptasyonu ben göremedim. Burcu Biricik zaten daha yeni parlamakta olan bir sanatçı. Kaç tane role büründü ki hemen böyle büyük bütçeli filme kendini adapte etti? Yetersiz kalmış. Erdal Beşikcioğlu ise, kimi yerde hakkını vere vere rolün yükünü sırtlamış olmasına rağmen sahnelerin pek azında sanki "BehzatÇ" ruhundan kaçamamış gibi bir izlenim bıraktı bende.
Eğer tarihsel olaylara ilginiz varsa kesinlikle izleyin, Burcu Biricik için gidecekseniz pek süpriz beklemeyin, Erdal Beşikcioğlu için gidiyorsanız birkaç sahne dışında izlenmeyi hak ediyor diyeceksiniz İyi seyirler.
Daha da iyi olabilirmis demekten kendimi alikoyamadigim bir filmdi.bazi hatalar ve gereksiz sahneler olmasa daha iyi bir film olabilirmis dedirtiyor insana izlerken
Film baştan sonra idare eder görünüyor bu günlerde sinemaya gitme niyetindeyseniz gidilebilir bir film çok bir şey beklememek lazım son dakikalarda biraz dram ağır basıyor ama finalin filmin konusu iile bitişi daha iyi birleştirilebilirmiş.
Film kaliteli güzel aksiyonlu izlerken kalbim küt küt atıyordu. Ben savaş sahneleri vs beklerdim ama neredeyse yoktu. Olay da kurgu olduğu için biraz vakit kaybı gibi geldi.
Filmin ilk 20-25 dakikası çok iyiydi. Sanat yönetmeninin iyi olduğu dönemin çok iyi yansıtılmasından belli. Ancak filmedeki sıkıntı bence tamamen kurguydu. Bu kadar güzel bir konu neden bu kadar keyifsiz işlenmiş? İki üç tane heyecan veren sahne vardı. Filmin içine maalesef bir türlü giremedim, sürekli koptum. Belki de çok uzun olmasından kaynaklıdır bilemedim. Tecavüz sahnesi bir gram duygu vermedi. Ama özellikle Erdal Beşikçioğlunun ve geri kalan kadronun oyunculuğu tartışılmaz. Filme Ayla gibi Müslüm gibi uzun zaman harcanmamış (fikrimce). Bir Ayla değildi yani. Buradan da gerçek hikayelerde en ufak detayların bile ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz zaten. Keşke çocuğunu aldığı sahnede de o duygusallığa girebilseydim. Atatürk'ün gösterilmesi mutlu eden bir faktördü. Genel olarak gerek konu, gerek oyunculuklar için izlenebilecek bir film keşke daha sürükleyici olup kapılıp o hissiyatı da alabilseydim. Belki de beklentim yüksek olduğundan fazla tat alamamış olabilirim. Yine de büyük emek var. Emeğinize sağlık. Daha iyilerini bekliyoruz.
Film güzel ama bir takım tarihi yanlışlıklar var bunları anlatacağım. 1-İlyas Bazna gerçekte sterlinlerin sahte olduğunu anlamadı.Anladığı sahne yapmacık olmuş 2-Moyzich gerçek hayatta idam edilmedi.Hatta halen yaşıyor 115 yaşında 3-Ertan Saban'ın İngiliz aksanı güzeldi. 4-Bu çok dikkat çekici SS subaylarının elinde Thompson olması çok yanlış.Yabancı biri izlese bu filmi alay eder eminim.Yahu MP40 veremediniz mi?Thompson Amerikan silahı. 5-Eğer böyle şeyler yaşandıysa bilemiyorum. 6-Moyzich nerdeyse Fransız aksanıyla konuşuyordu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.