Bence en vasat aşk filmlerinden biri.. öncelikle senaryo çok saçma geldi bana.. yaşananlar inandırıcı değildi.. böyle bir durumda kalabilecek çift çok azdır ve daha da önemlisi bu durum başa gelse bile böylesine sakin ve olgun davranamaz normal bir insan.. davranışlar gerçek dışı olunca kendi kendine etkisini kaybediyor film.. film müzikleri güzeldi ve oyuncular iyiydi ama filmin temelinde sorun var.. hiç etkilenmedim.. 4/10
Ama ama ama ama biz sizi donanım (kamera) üreticisi zannediyoduk, ne zaman yazılıma (filme) geçtiniz dedirtmiş, dumur etmiş filmdir... Özellikle "Yumeji's Theme" adlı soundtrack parçasını dinlemeden ölmeyin...
Film kaliteli ve etkisini üzerinden atamayacağınız müzikler ve estetik görüntünün sınırları zorladığı bir kırık aşk öyküsü...... Romantizmin aslında ne olduğunu iliklere işleten bir film,,, sonuçta kaç aşk bu denli tutkulu olurki hem zaten en güzel aşk ayrı olan mıdır? Bunları belki kendiniz cevaplamanız gerekiyo ama bu filmi de izlemeniz ve bişeyler bulmanız gerekiyor... Harika...
tozlu bir camdan bakar gibi belli belirsiz kaybolup giden o yılları hatırlamak, geçmiş görebildiğimiz ama dokunamadığımız bir şey...in the mood for love ; hayatta hiç bir şeyin ertelenmemesi gerektiğini çok güzel bir anlatımla gözler önünde sermiş..en önemliside AŞKIN ... sizi kendinizden alıp götürecek müzikleri ile inanılmaz bir görsel şölen..Kaçırmayın derim.
Ödüle doymayan film.Aşk Zamanı (In The Mood For Love)Filmin afişinde böyle yazması beni izlemek için ateşlemeye yetmişti.Belkide bu filmi bazılarına göre devamı niteliğinde olan 2046 yı izledikten sonra yorumlamak en iyisi olacaktır.Şimdi onu izlemediğim için bu konuda bişey diyemeyeceğim.Eğer izleyebilirsem daha sonra gerekirse bi kaç cümle yazabilirim.Yönetmen bu konuda ikisinin farklı iki film olduğunu ve ayrı ayrı düşünmek gerektiğini söylemiş iki filmide izleyen arkadaşlar daha net bir yanıt vereceklerdir.Erkek karakterin kapı numarası olan 2046 ise bu aradaki bağlantıya işaret ediyor.Ben yapım gereği romantik aşk filmlerinden pek hazzetmem bu konuda izlediklerimde çok sınırlıdır.Bu filmde bu nadir ve beğendiğim filmlerden birtanesi.Öncelikle filmin müzikleri,tek bir parça üzerinde yoğunlaşıyor hatırladığım bütün film.Sizi eskilere çok önceleri yaşadığınız masum aşkınıza gö.ürmeye yetiyor.60 lı yıllarda ikİ kişi aynı binanın yanyana iki dairesine taşınır.Bir kadın ve bir erkek.İkiside çalışmakta ve ikisininde eşleri sürekli dışardadır.Sürekli merdivenlerde yollarda dışarda karşılaşırlar.Bu tür bir durumdan etkilenmeyen karşı iki cins herhalde zor olurdu zaten.Bu durumlar zamanla aşk oyunlarına dönüşür fakat eşlerine o kadar sadıktırlarki onları aldatmayı düşünemezler asla.Beraber kaldıkları bir gece tek bir odada bile (seyircinin sürekli bekleyşlerine karşın belkide) birlikte olmazlar.(Umarım yanlış hatırlamıyorum:) Ve bir süre sonra eşlerinin gelmemesinden dolayı onların ikisinin beraber kendilerini aldattığını düşünmeye başlarlar bunun için sebepler öne sürerler.Fakat daha sonra bunu onların aleyhine ve kendi sevgileri içinde kullanmak istemezler.Eşleri asla gösterilmez perdede bu kendilerinin onları kafalarından sildiğine zaten onları göstermenin bir gereği olmadığına dair bir işarettir zaten.Soyut bir kavramdan başka bir şey değildir onlar.Kaderin onları bir araya getirmesi yıllar geçsede tekrar edecektir bu belkide boşyere değildir..Uzak doğu filmleri ya oldukça durağan olur yada oldukça hareketli bu film senaryosu gereği birinci bölüme giriyor doğal olarak.Aşkı seven sevgiye aşık küçük masumiyetlere önem veren söylemek istediklerini bakışlarla ve davranışlarla yapabilen insanların filmi.
Hayatımda izlediğim filmlerden beni terköşe yapan ve en büyük düş kırıklığı yaşatan yapımlardan biri (çok az olanlardan biri)
Aşk nerede Aşk!!! Ne Aşkı!! Aşk felan yok, kimse kendini kandırmasın.
Böyle Aşk mı olur, kendini kandıran iki saf buluşuyorlar ortada hiçbirşey yok, arkadaşlık desen değil, aşk desen değil, saf gibi geziyorlar.Paylaştıkları birşeyde yok, karşılaş dur.
Hele bir diyalog beni yerlere yatırdı. Detayı yazmıyorum bayan karekterin söyledği "Anlamamıştım tribi" süperdi.
Eğer bu filmdeki Aşk ise biz hiç aşkı gerçek hayatta yaşamadık, şimdiye kadar izlemedik.
Filmde tek artı Bayan Karekterin elbiseleri idi, çok iyiydi ve üzerine çok yakışıyordu, bir de yürürken arkasından müzik ile yaptıkları çekimler çok güzeldi. ama bu konuda o kadar çok kullanılmış ki bir yerden sora kısır tekrarlamalara giriyor.
izlemeyin derim ama elbiselerin ve salınarak yürüyüşün hatırına 3 puan. Aşk bu kadar basit değildir.
Hani sorsalar ki...En şiirsel,en sahici,en sarsıcı,en gizemli,en dokunaklı aşk filmi hangisidir?kesinlikle Aşk Zamanı derim..O nasıl bir müziktir,dağıtıyor insanı...
Şaşırtıcı bir başyapıt.eskilerde kalmış,kaybolmuş,unutulmaya yüz tutmuş bir aşk ancak bu kadar zarif ve şık anlatılabilirdi.yavan bir duygusallığa hapsolmasın, klişe duvarlarına çarpmasın diye oya gibi işlenmiş.Film her sahnesinde acı, özlem,nostalji ve aşk gibi duyguları repliklere gerek duymadan görüntülere aktarmayı başarabilmiş aynı zamanda.Nefis kareler,sarhoş eden melodiler,şaşkınlık uyandıran performaslar yürekleri acıtacak cinsten.Aşkın hallerini büyüleyici,iç parçalayıcı keman sesiyle birlikte veren 2000’li yılların en önemli filmlerinden biri olmayı hakeden eşşiz bir yapım...
müzik cd sini aldım ki akla ziyan şarkılar var.. çoğu enstrümantal ve düş gibi.. kadın kahramanın sefer tası ile yürüdüğü sahnelerde çalan fonun 3 ayrı versiyonu var, hepsi de çok güzel..
hoş ve etkileyici bir film.kadraj tekniği gerçekten dört dörtlük,zaman geçişleri çok hoş olmuş fakat aynı şeleri oyunculuklar için pek söyleyemicem açıkcası çünkü oyunculuk yapılacak pek bir sahne yok ama zaten amaç oyuncuların performansını ön plana çıkarmak değil değişik kamera açılarıyla,değişik bir anlatımla olayı ele almak.oyuncular konuşurken başka tarafları çekmek yada sadece bedeni göstermek gibi bunlar filme ayrı bir tat katmış.tüm bu öğeler müziklerle birleşince de ortaya görsel bir şölen çıkmış.herkese tavsiye ederim.' O,kaybolan yılları hatırladı sanki tozlu bir pencereden bakar gibi.geçmiş görebildiği ama dokunamadığı bir şeydi ve gördüğü şey bulanık ve belirsizdi...' işte bu da filmin ana teması.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.