Karakomik Filmler
Ortalama puan
2,4
544 Puanlama

205 Kullanıcı yorumları

5
34 Eleştiri
4
11 Eleştiri
3
12 Eleştiri
2
17 Eleştiri
1
46 Eleştiri
0
85 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
5 Aralık 2020 tarihinde eklendi
Senaryosunu da yazan Cem Yılmaz’ın yönettiği “Karakomik Filmler: 2 Arada ve Kaçamak”, aynı zaman aralığında gerçekleşerek kesişen iki farklı hikâyeyi anlatıyor…

“Neo – noir” tarzda kurgulanan ilk bölümde, öncelikle arabalı vapurun çay ocağı çalışanı olan ön üst üç dişi eksik Metin “Ayzek” Arıcı (Cem Yılmaz) ile tanışıyoruz…

Kendisine bu “Ayzek” lakabının, odasının duvarlarındaki posterler nedeniyle yıllar önce TRT’de de yayınlanan ve ilgiyle izlenilen “The Love Boat / Aşk Gemisi” (1977 – 1987) isimli TV dizisindeki Barmen Isaac Washington (Ted Lange) karakterinden alıntılanarak verildiğini anlıyoruz…

Ardından sırada, alkolün dibine vuran çarkçı Salih usta (Zafer Algöz) var…

Tabii Kaptan (Cem Davran) ile çay ocağının diğer çalışanları Önder (Umut Kurt), Ercan (Gürkan Deniz Akhanlı) ve Dayı’yı da (Mehmet Küçükdurmaz) atlamamak lazım…

Bu arada ikinci bölümde Alpay’ın (Cem Yılmaz) Spa’sındaki küçük bir kaçamağa doğru yol almakta olan İbrahim (Özkan Uğur), Nevzat (Zafer Algöz), Neco (Necip Memili) ve Aytaç (Can Yılmaz) ile Nevzat’ın köpeği Lucky’nin güvertedeki halleri de gözlerden kaçmaz…

Ancak bu bölümün en önemli simaları, içten içe “yanık” olduğu için bol kaşarlı tost ve ayranla beslediği Songül (Cemre Ebuzziya) ile vapurun satıldığı yeni şirketin Mülakatçısıdır (Ozan Güven) …

Ki bu Mülakatçı, bundan sonraki yıllarda vapurda kimin çalışıp, kimin çalışmayacağına karar verecek olan kişidir…

Kendisi ile yapılan görüşmede Ayzek’in, her kadar “geçici” bir durum olduğunu iddia etse de altı yıldır vapurda yatıp kalkmasının yanı sıra dişlerini yaptırmak üzere biriktirdiği parasını da can yeleklerinin arasında sakladığını öğreniyoruz…

Derken bir gün, Kıvanç Hocaoğlu’nun (Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz) yönetmenliğini üstlendiği bir ekip vapurda film çekmeye başlar ve cast da yaşanan bir terslik sonrasında Ayzek’e de küçük bir rol verilir o filmde…

Fakat Kıvanç’ın çektiği bu filmde, can yeleklerinin kullanıldığı ve Ayzek’in parasını bulamayarak çılgına döndüğü Marmara’da beklenen depremin “öncüsü” gibi öylesine “çılgın” bir sahne vardır ki…

Bir diğer öncü olan Mülakatçının kendisinden “ispiyonculuk” yapmasını istediği ve böylelikle fay hattının bir kez daha tetiklendiği kısmın ardından gelen 7.8 büyüklüğündeki yıkıcı depremin bizzat kendisi gözler önüne serilir…

Nedir mi bu?

Elbette ki, Ayzek’in platonik bir aşk ile gönlünü kaptırdığı Songül’ün, Ethem (Uraz Kaygılaroğlu) ile evleneceği haberini duyması ve bu bilgiyi Songül’ün dibinden hiç ayrılmayan Didem’in (Bala Atabek) de teyit etmesidir…

O ana kadar komedi tadında devam etmekte olan filmin ilk bölümü birdenbire etkileyici bir “neo – noir”a dönüşerek, filmin adının başındaki “Kara” nın da Cem Yılmaz tarafından tesadüfen seçilmediğini de gösterir bize…

Gelelim ikinci bölüme…

Yani özellikle de başta Ethem (Ozan Güven) karakteri ve porsiyonu kırk liraya satılan “organik köy yumurtası” üzerinden “detoks turu” diye aslında kazıklanmaya giden sonradan görme lümpenlerle "kara mizah" yolu ile fena dalga geçilen “Kaçamak” a…

Gerçi kafasına saç ektiren ve o yüzden de zorunlu bir “seks” ile “alkol” perhizinde olan İbrahim’in dışında ne Nevzat’ın ne Neco’nun ve ne de Aytaç’ın, hayali “Kömlük” beldesine giderek detoks yapmak gibi bir dertleri de bulunmamaktadır…

Ki, zaten kafalarındaki kaçamak da bambaşka bir şeydir…

Yalnız bu kaçamağın sabahı biraz kötü biter…

Çünkü Nevzat ortalıkta yoktur ve bir türlü bulunamamaktadır da…

Önde koşturan Lucky ve “Şunu haftaya yapamadınız” sözcüğünü diline pelesenk eden İbrahim ile Neco, Aytaç ve Alpay onu aramaya çıkarlar…

Artık sırada bu kez komedi ile harmanlanmış, kesinlikle “G.O.R.A.” (2004) veya “A.R.O.G” (2008) değil ama “Close Encounters of the Third Kind” (1977) ve “Arrival” (2016) benzeri mizansenler içeren sahneler sizleri beklemektedir…

Keyifli seyirler,
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
21 Nisan 2020 tarihinde eklendi
Karakomik İki Arada adlı filmde Şeytanın Avukatı adlı filmden, Kaçamak adlı diğer filmde de Arrival isimli filmden esinlenilmiş olduğunu görmek mümkün. Adı üzerinden kara komedi yapmış.Yüksek beklentiler içine girmeden izlenmesi gereken bir yapım. 6/10
Mert H
Mert H

Takipçi 1.646 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
22 Mart 2020 tarihinde eklendi
İlk filmde duygusal bir çalışma denenmiş olsa da çekim açıları, teknikler ve sahnelerin geçişi gerçekten çok güzeldi. Yer yer kaliteli espriler ve göndermelerle birlikte filmin kalitesini zaten anlıyorsunuz. İkinci film ise tam bir Cem Yılmaz filmiydi. Minik bir Gora izledik gibi. Güzel güldürdü ve yerinde esprileri, küfürleri vardı. Görsel efektler Türk sinemasının kesinlikle üstündeydi. Olağanüstü bir, pardon iki film olmasa da kesinlikle seviyeyi yukarılara taşıyan bir yapım olduğu oldukça açık.
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
3 Kasım 2019 tarihinde eklendi
Sanırım Cem yılmaz sinemasını ciddileştirmeye çalışıyor. Derdi olan mesaj veren filmler çekmiş. Çok iyi filmler mi ? Mallesef değil. Ama çoğu Cem Yılmaz filminden, daha iyi filmler.
Sarp Baran
Sarp Baran

Takipçi 139 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
O kadar da kötü film değil. Kamera açıları,kurgusu, komedisi, dramı bildiğimiz Türk filmlerinden çok daha iyiydi. Özellikle kamera hareketleri, sahne geçişleri Türk Sinemasına göre muazzam güzellikteydi. Bu sefer Türk Sineması daha iyi iş başarmış. İzlemekten bir zarar gelmez.
Ankarali0606
Ankarali0606

Takipçi 101 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
18 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Cem Yılmaz'ın düşüşü devam ediyor iki tane sıradan film yani Cem Yılmaz olmasa yüzüne bakılmaz bu filmin. Beklentiyi çok yüksek tutmamak ile izlenebilir. Onun dışında beklenti yüksek ise hayal kırıklığı olur. Beklentisi yüksek olanlara beklentilerini düşük tutmasını veya başka filmlere gitmesini öneririm. Hokkabaz ve Karakomik filmler bence Cem Yılmaz'ın en kötü iki filmidir.
ilh9bu
ilh9bu

32 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
23 Ekim 2019 tarihinde eklendi
paraya yazık. ilk bölümü devam ettirse daha iyi olurdu. 2. bölüm tam bir fiyasko. Arkadaşlar arasında konuşup şöyle bir film çekmişler. masrafını da çıkarsak yeter mantığı
Ünal D
Ünal D

27 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
26 Aralık 2020 tarihinde eklendi
Cem Yılmaz her filminde ozan güveni özkan uguru zafer alagözü oynatmak zorundami biktikkkk abicimmmm biktikkkkk bırak artık bu salak tipleri filmlerinde oynatmaktan
Pinar A
Pinar A

Takipçi 27 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
20 Ocak 2020 tarihinde eklendi
İlk bolum daha iyiydi Sonra biraz sıkılmaya başladım İnce gondermeler var Gidilebilir Oyunculuklar ıyı...
Engin A
Engin A

Takipçi 10 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
25 Ocak 2020 tarihinde eklendi
Maalesef Cem Yılmaz'ın en kötü filmini izledik.
İlk film: 5 üzerinde 2,5 alabilirken, ikinci film 1 alsa yeridir.
İlk filmdeki karakterleri izliyorsun, olaylar iyi ama
2. film tam bir fiyasko, zamparalığa giden saçma tipler. Uzaydan gelen taşlar, amaçsız uzaylılar valla noluyor ya diyosun.
Derdim her Cem yılmaz filmi güldürsün değil. Kaçamak ta Cem Yilmaz izleyenlerle "testis" geçmiş. Film kötünün ötesinde izleyiciyi ahmak yerine koyuyor. Bu beni üzdü.
Serinin 2.filmi varmış kara komik filmler 2. Kim gidecek çok merak ediyorum...
izleyici
izleyici

10 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
2 Aralık 2019 tarihinde eklendi
Çok başarılı buldum harika bir deneme, iki filmi çok şahane bağlamış, alışıldık sahneler varsa da biz,çok güldük. bence kara mizahı ve psikolojiyi daha sık ve gerçekçi kullansa daha da şahane filmler çeker Cem Yılmaz. Oyuncularını zenginleştirmeli artık. Tipleri değil karakterleri geliştirsin Zafer Alagöz her rolün adamı daha fazla dram oynasın bence!
filmsevici
filmsevici

10 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
17 Nisan 2020 tarihinde eklendi
Tam yerinde ve zamanında...

Hani önceden plan yapsaydı bu kadar olurdu. Herkes evinde. Malum durumdan Sinema ve benzeri ortak sanat paylaşım yerleri kapalı. Vee evinin konforunda (!) ve rahatlığında Cem Yılmaz'ın Karakomik filmleri. İkisi bir arada... Tam tekmili birden. :))

Cem Yılmaz'ın "iki film birden" konseptli projesi Karakomik Filmler, 2 Arada ve Kaçamak isimli iki orta metraj filmden oluşuyor.

2 Arada arabalı vapurda çalışan Metin'in buruk ve ezik hikâyesini anlatıyor. Kaçamak'ta ise eşlerine yalan söyleyip felekten bir hafta sonu geçirmek için lüks bir işletmede bir araya gelen bir grup erkeğin, yakınlarına dünya dışı varlıkların iniş yapmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor.

İlk film 2 Arada'yı seyredince ikinci film Kaçamak'ta ikisi arasındaki bağ kuran sahneleri görmek hoş olmuş. Tam Cem'lik. Başarılı.

Bence film sürelerinin kısa olması Cem'in elini kolunu bağlamış. Bu nedenle karakter tahlili yapamadan girişi neredeyse es geçip doğrudan gelişmeye çalışmış. Keşke öyle olmasaymış. Spoiler olmasın diye ayrıntıya giremiyorum ama 2 Arada öyküsü ve karakterleriyle bir buçuk ile üç saat arası işleyebilirmiş. Buna rağmen 2 Arada Kaçamak'tan daha sağlam olmuş.

Bence. Betimine yakışmış. Tam bir kara - komik film olmuş.

Netflix'de. İzleyin...
aytaç a.
aytaç a.

10 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
18 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Cem Yılmaz filmi olduğu için beklenti çok yüksek fakat tamamen hayal kırıklığı sıkıcı bir filmdi hemen bitsede çıksam modundaydım arada bir ufak tebessümden öteye geçemedim !!!!
Sprucen
Sprucen

10 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
30 Ekim 2019 tarihinde eklendi
Film herkesin bildiği üzere iki bağımsız konudan oluşuyor. İlk kısımda gemide geçen olay anlatılıyor ve bu kısmı izlemek beni çok sıktı baştan sona kadar her şey çok belliydi dram üzerine olan bu kısım oldukça yetersizdi. İkinci kısım olan kaçamak; filmin komedi kısmı olmasına rağmen hem beni hem de tamamen dolu olan salonu yalnızca 2-3 kez güldürebildi. Pahalı avm salonları yerine sokak arasındaki eski ve ucuz sinema salonlarında izlenmeli.
Nurettin
Nurettin

9 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
25 Kasım 2020 tarihinde eklendi
Cem Yılmaz sadece şunu amaçladı, ben güldürebiliyorum daha ne olsun. Bu durumda insanların ölçüsü filme gülüp gülmemeleri olunca 500 yorumda gülmedim olunca filmin kalitesini kimse tartışmamaya başladı, üzerine de kendisi sanki üst düzey filmler yapmış gibi artık ciddi film zamanı değince başarısız olduğu bir alanda resmen çakıldı. Bunun çözümü var kardeşim, ben komedyenim mizahçı değilim, ya da ben film çekiyorum güldürmek zorunda değilim de. Aslında her ikisi de aynı. Bu filmlerin hepsi ama hepsi kötü filmler , daha doğrusu Cem Yılmaz ın 15 filmi arasında birazcık Herşey Güzel Olacak var onun dışında hepsi çöp filmler. Yıllansa da değeri anlaşılan değil, zamanla çöpe giden emekler ve paralar demek. Dün Yahşi Batıyı seyrettim sıkıntıdan (pandemi sağolsun) o kadar eski espriler ki, bel altı vuruşlar v.s Bunun çözümü cem Yılmaz ın şapkasını başına koyup (sinema nedir ) diye düşünmesi. Güzel kardeşim sinema ne komikliktir ne mizahtır , bambaşka birşeydir. Ama sen de bunu anlayacak kapasite yok malaesef. Sıfırdan başla ve sinemayı bırak bir an önce, her filmin de daha da çıtayı düşürüyorsun. Ayzek Aşk Gemisinde mi çalışıyor? amerikan barda tost filan yapıyor, arada insan kaynaklarından tipler geliyor filan, komedi değil rezalet. Git şehir hatları vapuruna biraz hayat öğren, yoksullar hayatlarını nasıl yaşar. Herkes sürekli komiklik peşinde değil bu ülkede. Adamın filmleri de kendisi gibi zararlı. Her şey komiklik değil, espri yapmayın. Bir nesli bozan kişi malesef Cem Yılmaz ın sürekli espri yapmayı bir zorunluluk haline getirmesidir. sevgiler.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler