1917
Ortalama puan
3,9
100 Puanlama

16 Kullanıcı yorumları

5
5 Eleştiri
4
5 Eleştiri
3
5 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.428 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Mayıs 2021 tarihinde eklendi
“1917”, hikâyesini de Krysty Wilson-Cairns ile birlikte yazan Sam Mendes’in yönetmen koltuğunda oturduğu bir drama…

6 Nisan 1917’de, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Kuzey Fransa siperlerindeki William "Will" Schofield (George MacKay) ve Thomas "Tom" Blake (Dean-Charles Chapman), cephenin ön saflarında yer alan Albay Mackenzie’ye (Benedict Cumberbatch), General Erinmore’dan (Colin Firth), Almanların tuzağını haber veren bir mesaj iletmekle görevlendirilirler…

Eğer Kıdemsiz Onbaşı rütbeli bu iki asker başarılı olurlarsa, aralarında Tom’un ağabeyi Teğmen Joseph Blake’in de (Richard Madden) bulunduğu, 1600 İngiliz askerinin hayatı kurtulacaktır…

İşte o andan itibaren de filmde, Will ve Tom’un, “kan ve ter” içindeki bir koşuşturmaca halinde gerçekleşecek olan “amansız yol hikâyeleri” başlar…

Elbette “spoiler” olmasın diye, Sam Mendes’in, büyük babası Kıdemsiz Onbaşı Alfred Mendes’ten duyduğunu söylediği hikâyenin, yolda yaşananlar ve mesajın tam zamanında yerine ulaşıp ulaşmadığı konusundaki kısmına hiç girmeyeceğiz…

Bütün bunları, izleyerek siz kendiniz öğreneceksiniz…

Üstelik filmde adları geçen karakterlerinin tamamının kurgusal (fictional) olmasına karşın anlatılanlarda, kod adı “Alberich Operasyonu” olan (9 Şubat – 20 Mart 1917) Almanların cephedeki yeni pozisyonlarına geri çekilme harekâtından esinlenildiği iddia edilse de biz, New York Times gibi bu durumu sorgulamaya da çalışmayacağız…

Zira olayların gerçeklerle örtüşüp örtüşmemesi, “American Beauty” (1999), “Road to Perdition” (2002), “Revolutionary Road” (2008) ve “Skyfall” (2012) gibi az ama öz işe imza atan Mendes’in son yıllardaki “en rafine” filmini gölgelemeye yetmeyecektir…

O nedenle yorumumuza, 95 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen “1917” nin teknik detaylarına odaklanmak suretiyle devam edeceğiz…

Her şeyden önce, bu filmle birlikte “Blade Runner 2049” (2017) ile de Academy ödülü kazanmış olan beş BAFTA ödüllü usta görüntü yönetmeni Roger Deakins’in, çekimlerine 1 Nisan 2019’da başlanılan filmde, 28 Mart 2019 tarihinde piyasaya sürülen Arri Alexa Mini LF dijital sinema kamerasını kullandığını belirtmiş olalım…

Filmin çok büyük bir bölümünde kameraya, 40 mm lik bir lens eşlik ederken, “klostrofobik” bir etki de yaratması açısından tünel ve sığınak sahnelerinde geniş açılı 35 mm, nehir sahnesinde de 47 mm lik dar açılı lensler tercih edilmiş…

Ki, biz buna, aynen Academy ve BAFTA ödülleri jürilerindekiler gibi “ince işçilik” diyor ve bu durumu avucumuz patlayıncaya kadar alkışlıyoruz da…

Zaten yılın, yine en prestijli ödüllerden olan Amerikan ve İngiliz Görüntü Yönetmenleri Derneği / Topluluğu ödülleri de Deakins’e gitmiş…

Filmde öne çıkan bir diğer husus da tabii ki, yeşil perde teknolojisi dâhil görsel efektlerin “insanı ürkütecek” derecedeki muhteşemliği…

Filmografisinde, (ilk Academy ödülünü aldığı) “Life of Pi” (2012), “Godzilla” (2014) ve “Ad Astra” (2019) bulunan Guillaume Rocheron ile “Lord of the Rings” ve “Harry Potter” serileri bulunan Greg Butler ve “Edge of Tomorrow “(2014), “Solo: A Star Wars Story” (2018) ve “Star Wars: Episode IX - The Rise of Skywalker” (2019) dan da tanıdığımız Dominic Tuohy, yine bütün hünerlerini sergilemişler…

Bütün bunlara, Sam Mendes’in yıllardır vazgeçemediği, tam on beş kez Academy, dört kez de Golden Globes ödüllerine aday olan iki BAFTA’lı Thomas Newman’ın özgün müzikleri de eklenince ortaya, tadından yenemeyecek güzellikte bir film çıkmış…

Bitirmeden ekleyeceğimiz son husus, George MacKay’in de İngiliz sinemasında, yavaş yavaş ağırlığını hissettirmeye başladığı biçiminde olacak…

Belki, yine klasik bir laf olacak ancak diğer yorumlarımızda olduğu gibi “spoiler vermeden” yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu son derece özgün satırlar, filme ilişkin aydınlatıcı tespitler toplamımız olsun…

Sinema sanatına yaraşır; “emek ve bilgi verilerek” yazılmış bir başka kapsamlı yorumda yeniden buluşmak üzere, kendi değerlendirme sistemimiz içinde puan olarak da 4 verdiğimiz bu “arşivlik” film için önerimiz de olumsuz yorum ve puanları kafaya takmadan, “muhakkak bir şans da siz verin” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler,
Hasan Akif Aycibin
Hasan Akif Aycibin

Takipçi 99 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Mart 2020 tarihinde eklendi
Tek plan olarak çekilen bir savaş filmi. Tek bir plan olarak bundan önce bir film izlemiş miydim, hatırlamıyorum. Bu filmde tek plan çekimi beğendim. Etkileyici olmuş. Hiç kesilen sahne olmadığı için filmin insanı içine çeken bir yapısı var. Konusu için basit diyebilirim, sinematografisiyle öne çıkan bir film olmuş bence. Filmdeki ışık kullanımı da çok iyiydi. Özellikle karanlık mekânlarda geçen yerlerde, ışık iyi kullanılmış.
Filmin konusuna gelelim; Film 1. Dünya Savaşında geçiyor. Filmin adından da anlaşılacağı üzere film 1917 yılında geiçyor. Saldırı hazırlığında olan bir İngiliz alayının tuzağa düşeceği haberi alınır. Almanlar, telefon hatlarını kestiği için telefon ile haberleşme yapılamıyordur. Bunun üzerine iki askere bir görev verilir. Görev şudur: saldırı hazırlığında olan birliğe ulaşıp yapacakları saldırıyı engellemeye çalışmaktır. Görev verilen askerler Onbaşı Blake ve Onbaşı Schofield'dir. Gidecekleri Devon Alayı'nda Blake'nin abisi de yer alıyordur. Bu yüzden Blake endişelenir ve oraya gitmekte aceleci biri haline gelir. İki asker zorlu bir yolculuğa çıkar. Bir köy evine varırlar. Burada evi kontrol ederlerken bir Alman uçağı onların yakınına düşer. Alman askerini uçaktan kurtarırlar ama Alman askeri onları düşman olarak gördüğü için Blake'i bıçaklar. Blake kan kaybından ölür. Schofield, görevde yalnız başına kalmıştır. Arkadaşının ölmesi üzerine bu görev onun için daha önemli hale gelir. Schofield türlü badireler atlatır ve sonunda hedefine ulaşır. Devon Alayı'nı bulup zor da olsa saldırıyı Albay'a durdurtur. Son sahnede, Blake'nin abisini bulur ve aralarında duygusal konuşmalar geçer. Film bu şekilde sonlanır.
Film, ilk bir saatlik süresi boyunca sürükleyici yapısını koruyarak ilerliyor. Bir saatten sonra dikkatimin az da olsa başka yerlerde dağıldığı oldu. Film tek plan çekildiği için 1 saat 50 dk.dan daha uzun sürmüş gibi geldi bana. Filmin atmosferi çok iyiydi. Müzikleri sayesinde gerilimli bir yapı oluşturulmuş. Bu sayede insanı daha kolay içine çekiyor. Filmdeki diyaloglar da gayet doğaldı.
Tek plan olarak çekilen, 3 Oscar ödülü sahibi etkileyici bir savaş filmi.
Filme verdiğim puan= 7,8
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
20 Mart 2020 tarihinde eklendi
Uzun uzadıya yorumlanacak pek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Son derece kaliteli bir film. Daha önce pek çok filmde (tabii ki savaş filmleri ve özellikle de II. Dünya Savaşı ile ilgili olanlar) gördüklerimizi tek plan ile, ana karakteri üzerinden yaklaşık yarım günlük bir süre zarfında tek bir film içinde ele alıyor. Yoksa ayrı ayrı baktığımızda inanılmaz orjinal fikirler ve vurgular olduğunu söyleyemeyiz sanırım. Fakat bunları bir bütün halinde (tekrar tek plan tercihinin altını çizmek isterim) ve teknik imkanlardan da sonuna kadar faydalanarak yansıtması filme yüksek bir sürükleyicilik katıyor. Oyuncu kadrosu başarılı, müzik kullanımı başarılı, atmosfer kusursuz. Senenin ödül sezonunda da anlaşıldığı üzere en iyi filmlerinden biri kuşkusuz. Özellikle I. Dünya Savaşı ile ilgili modern zamanlarda bu seviyede bir savaş filmi boşluğunu da doldurdu neredeyse tek başına.
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Ağustos 2025 tarihinde eklendi
Güzel bir savaş ve kahramanlık filmi. Aynı zamanda kahramanlık hakkında da bir film. Eğer onbaşıysanız, poponuzla atom bombasıda patlatsanız kimsenin umurunda olmazsınız. Kahramanlar hep ölme ihtimali çok düşük olan yüksek rütbelilerdir. Sadece filmin Almanlara bakış açısını beğenmedim, hiç objektif değiller. spoiler: İngilizler kolay kolay kimseyi öldürmek istemezken, Almanlar kendine büyük iyili yapanları bile öldürmeye çalışıyor.
ORHAN  SANDIKCI
ORHAN SANDIKCI

444 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Etkileyici bir savaş filmi. Yönetmen Sam Mendes çok iyi çıkarmış. Basit bir senaryoyu tek plan ve kesintisiz kamera çekimiyle güzel işlemiş. Kamera açıları ve görsel efektleriyle, savaşın gerçek yüzü, cephenin atmosferi güzel yansıtılmış. İzlerken kendinizi savaşın içinde hissedeceksiniz.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler