Deneyimsiz ancak son derece azimli bir eğitimci olan Samia Zibra, kötü şöhretiyle bilinen bir Paris banliyösündeki okulda işe başlar. Kısa sürede okul ortamının sert gerçekliğiyle ve var olan toplumsal çatışmalarla yüzleşir. Yine de genç öğretmen, öğrencilerindeki enerjiyi ve yaşam sevincini de hisseder. Öğrenmeyi çocuklar ve gençler için cazip hale getirmeye kararlıdır; hatta öğrencilerinden biri bilhassa asi bir tavır sergilediğinde bile pes etmeyi reddeder.