İlkinde Eleştirdigim 2 nokta vardı birincisi uzun olması diğeride sonunun tahmin edilebilmesi işte bu ikisinede olumlu yanıt veren iyi bir devam filmiydi fakat hem akıcı hem aksiyonlu hemde merak uyandirsin denince bazı yerler absurt kaciyor mesela ikizlerin birbirine girmesinin nedeni tam anlasilmiyordu ayrica maymunu wampir gibi saldırtacaginiza kurt kulanmak daha akılica olurdu
İlk filmi defalarca izlemiş olan birisi olarak ve çok sık film izleyen birisi olarak yazıyorum gladyatör 2 tam bir fiyasko. Tek seferde izleyemedim 3 parça halinde bitirebildim.
Filmin başrol oyuncusu ne fiziksel olarak ne aura olarak bir kere rolüne oturmadığı için film baştan havada başlıyor. Yine imparatorluk rolüne oturtulan 2 tuhaf karakterden dolayı o kısımda boş kalmış. Oyunculuk anlamında karakterkerin tipleri ile pozisyonları alakasız. Bu da tabiri caizse filmin sizi alıp götürmesini engelliyor.
İlerleyen kısımlarda ise kılıç sahnelerinin vasatlığı/yavanlığı, filmin bazı anladının gereksiz yavaşlığı ve amatörümsü bir çekim tarzı uygulanması rahatlıkla farkediliebiliyor.
İlk filmin mükemmel olmasının verdiği etkiyle büyük bir beklenti ile izledi herkes ama yine aynı şekilde büyük bir hayal kırıklığı ile filmi bitirdi eminim.
Denzel bile filmi kurtaramamış bence. baş rol seçimi tam fiyasko. Roma yönetiminin ikizlerde olması gereksizdi bence. filmin sonlarına doğru olayların çok saçma birşekilde hızlıca bitmesi. ilk filmin hatırına izledim.
Yanlışları doğrularından fazla olunca, iple çektiğimiz filmin ipi maalesef elimizde kaldı. İlk filmi de yöneten Ridley Scott, ve yine ilk filmdeki bazı önemli karakterlerin aynı oyuncular ile devam etmesi filmin doğruları olarak hevesimizi artırsa da, maalesef bu doğru kişiler, ilk filmin ekmeğini yemenin cazibesine kapılarak, basit bir senaryo ile tembelliğin ekmeğini afiyetçe yiyorlar. Nasıl mı yiyorlar? İlk filmin senaryosuna benzer katledilen eş ve bir yerlerde bekleyen ordular, ilk film ile olan zayıf bağlantı, basit ve tatminsiz bir son, tarihi gerçeklerden araklanan ve gayri ciddi olarak servis edilen kardeş karakterler, vahşi estetiğin ucundan geçen ve sırıtan aksiyon sahneleri vs. Ama bence en büyük yanlış Paul Mescal… Kendisinde Gladyatör karakterine oturacak, tabiri caiz ise ne cüsse var ne de oyunculuk. Bence kesinlikle yanlış bir tercih. Dolayısı ile başarısız bir devam filmi olarak bendeki seyir yerini alıyor.
Ridley Scott, sinema tarihinin en ikonik filmlerinden biri olan Gladiator ile başlayan destanı 25 yıl sonra Gladiator II ile devam ettiriyor. İlk filmin görkemini ve duygusal derinliğini yakalamak kolay bir iş olmasa da, Scott bu yeni filmde orijinalin izinden giderek etkileyici bir hikâye sunmayı başarıyor. Ancak, bazı eksiklikler filmi başyapıt seviyesine taşımaktan alıkoyuyor.
Gladiator II, Maximus’un ölümünden sonraki dönemde geçiyor. Hikâyenin odağında Lucius (Paul Mescal) yer alıyor. Maximus’un fedakârlığından etkilenen ve onun mirasını devam ettirmek isteyen Lucius, Roma İmparatorluğu’nun karmaşık güç dinamikleri arasında büyür. Film, onun politik entrikalar ve gladyatör arenalarındaki ölümcül savaşlarla dolu mücadelesini anlatıyor.
Hikâye, Roma’nın ihtişamını ve çöküşünü etkileyici bir şekilde betimliyor. Senaryo, orijinal filmde olduğu gibi sadakat, intikam ve kimlik arayışı temalarını işlerken, Lucius’un daha kişisel bir hikâyesine odaklanıyor. Ancak, hikâye zaman zaman yavaşlıyor ve bazı yan karakterler yeterince derinleştirilmiyor.
Paul Mescal, Lucius karakterine büyük bir inandırıcılık katıyor. Performansı, genç bir adamın güvensizlikten lidere dönüşümünü zarif bir şekilde yansıtıyor. Connie Nielsen, Lucilla rolünde aynı zarafeti ve gücü koruyor. Ayrıca Denzel Washington’un filmdeki sürpriz performansı, filme beklenmedik bir ağırlık ve enerji katıyor.
Ridley Scott, sinematografi ve prodüksiyon tasarımıyla yine büyüleyici bir iş çıkarıyor. Roma’nın ihtişamı, arenaların kanlı vahşeti ve savaş sahnelerinin koreografisi göz kamaştırıcı. Hans Zimmer’ın müzikleri, filmin dramatik anlarını zirveye taşıyor. Ancak, Zimmer’ın ilk filmin soundtrack’indeki yenilikçiliği ve derinliği bu filmde biraz eksik hissettiriyor.
İlk film kadar şaheser beklemiyordum evet ama bu kadar konusu aceleye gelmiş bir film de ..konusu ilk film senaryosunun aynısı, ,Spartacus sahnelerinden araklama enstantaneler , ani ve hizli geçişler, mantık hataları , abartili oyunculuklarla gladyatör 1 in anısına da zarar verilmiş.
8 yıl önce kurduğumuz Sinema Whatsapp gurubumuza yeni dostlarımızı bekliyoruz. Gurubumuzda kesinlikle spoiler, küfür, üçüncü şahısa hakaret veya rahatsız etme yok, olduğu takdirde hukuki işlemler ile sonuna kadar hakkımızı arıyoruz. Gelmek isteyen bu bilinçle gelebilir. Guruba dahil olmak için aşağıdaki whatsapp linkine tıklamanız yeterli
İnanılmaz iyiydi. oyuncular muazzam. Kalite muazzam. Keşke 4 saat olsaydı dedim çünkü ayrıntıları daha açabilirlerdi bir tık yüzeysel olmuş ama ona rağmen baya iyiydi
Yönetmen koltuğunda da Ridley Scott'ın oturmakta olduğu "Gladiator II"; 2000 tarihli ilkinin devamı niteliğindeki, bir dönem draması olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, 250 milyon dolarlık bütçesinin de sağladığı avantajla...
Yeşil perde ve görsel efekt teknolojileriyle başarılı makyaj uygulamalarının yanı sıra zorluk derecesi yüksek sahnelerindeki koordinatörlüklerini; Nikki Berwick, Cali Nelle, Ray Nicholas ve Natalie Wright-Cella'nın üstlendikleri, dublör oyuncuların performanslarına yaslanılarak çekilen...
Ve nihayetinde de...
Brüt 232.7 milyon dolarlık bir hasılat rakamı ile de...
Hiç de umulmadık bir biçimde gişeye çakılan...
"Post prodüksiyon harikası" bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
"Marcus Aurelius'un ölümünden on altı yıl sonra, onun Roma hayali unutuldu...
Artık...
Yozlaşmış ikiz imparatorlar Geta (Joseph Quinn) ve Caracalla (Fred Hechinger) tarafından yönetilmekte...
Ve...
Onların sebep oldukları şiddetli bir dehşet...
İmparatorluk boyunca veba gibi yayılmaktadır..."
Formundaki bir bilgilendirme ile başlarken...
***
Annesi tarafından...
Babası Maximus Decimus Meridius'un ölümü sonrasında...
Kendisini suikastçılardan korumak gayesiyle...
Roma'dan gönderilen oğlu Lucius Verus (Paul Mescal)...
***
Şimdi büyümüş...
Ve...
İmparator Aurelius'un torunu olduğu da bilinmeden...
Karısı Arishat (Yuval Gonen) ile birlikte Kuzey Afrika'daki Numidia krallığında "Hanno" takma adıyla...
Mutlu ve mesut bir şekilde yaşamaktadır...
***
Ancak...
General Acacius (Pedro Pascal) liderliğindeki...
Devasa boyutlardaki bir deniz filosundan oluşan Roma ordusu...
Söz konusu krallığı işgal ederken...
***
Arishat hayatını kaybedecek...
Lucius'ta...
Bir köle olarak tutsak alınacaktır...
***
Derken...
Esirler ve diğer ganimetler ile Roma'ya varıp...
Geta ile Caracalla'nın huzuruna çıkan Acacius...
Kendisi için onlardan...
Karısıyla beraber vakit geçirmek amacıyla...
Bir süreliğine Roma'da kalma izni istediğinde alacağı yanıt ise...
İran ve Hindistan gibi yeni toprakların istilasının talimatı olurken...
***
Aralarında...
Lucius'un da bulunduğu esirler...
Hırslı bir gladyatör topluluğu organizatörü olan Macrinus'un da (Denzel Washington) hazır bulunduğu bir arenada...
Saldırgan hale getirilmiş...
Babunlar ile dövüşmeye zorlanırlar...
***
Ki orada...
Bir babunu...
Elleri ve dişleriyle acımasızca parçalayarak öldüren Lucius anında...
Macrinus'un dikkatini çekmeyi başaracak...
***
Ve...
Böyle olunca da...
Macrinus onu...
Eski gladyatörlerden...
Gladyatör eğitmeni Viggo'nun (Lior Raz) karşısında da test edecek...
***
Ardından da...
Bu sınavı da başarıyla geçen Lucius Macrinus'tan...
Arenalarda ve diğer özel salon gösterilerinde...
Kendisi adına dövüşmesi ve hayat da kalması halinde de...
General Acacius'tan öcünü almasına yardımcı olacağı sözünü de alacaktır...
Dakika 40...
***
Lucius'un annesi Lucilla (Connie Nielsen) ile de karşılaşacağı...
Destansı tarzdaki filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; "spoiler" olmaması adına ip ucu vermeyeceğimiz, çok daha kanlı intikam ve iktidar savaşlarına tanıklık edecekleri...
108 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Filmi altyazılı izledim ses ve görüntü güzeldi film 2.5 saat sürüyor ama hiç aksiyon bitmiyor ve sıkılmıyorsun konu ve görseller güzeldi verdiğim paraya değdi tavsiye ederim
Bence bazı filmlerin devamı çekilmemeli. Gladyatör'de o filmlerden biri. Yıllar önce bir yazı okumuştum. Titanic, Gladiator büyük film stüdyoları için çok iyi oldu ama bir yönden de pişmanlarmış. Çünkü bu hikayelerin devamı yapılamaz diye üzülüyorlarmış. Ana kahramanlar ölmese belki devamı yapılabilirdi deniliyordu. Film o kadar zorlamalarla dolu ki, ilk film olmasa kimse izlemez. Gladyatörler dövüşsünlerde hikaye de ne olursa olsun denmiş. Amerikan güreşi izlemek gibiydi. Her şey sahte duruyor. O bütçeyle o yönetmenle gladyatörlü bambaşka bir film çekselerdi keşke. En azından ilk filme saygısızlık yapılmış olmazdı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.