Ortalama puan
3,0
596 Puanlama
5
67 Eleştiri
4
23 Eleştiri
3
13 Eleştiri
2
14 Eleştiri
1
47 Eleştiri
0
93 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Ali Atay'ın kendine has bir yönetmenlik anlayışı var. Bunu yönettiği filmlerde görebiliyoruz ve bu filmler hem absürd komedi hem de ciddiyetlikle çok iyi bir noktada bence. Bu da gerek Uğur Yücel gerek Cengiz Bozkurt gibi usta isimlerin olduğu müthiş bir film olmuş. Bu filmi izlemek isteyen kesim absürd sahnelere hazırlıklı olsun yani normal bir komedi filmi beklemesinler ve ona göre izlesinler.
Tek kelime ile berbat bir film valla netflix den izliyodum yarısında kapattım. Anlamıyorum orta yıldız veren yok herkes ya 1 yıldız vermiş yada 5 nasıl oluyor çözemedim iğrenç ötesi espriler oyuncu kadrosuna bakıp açmıştım ama pişman oldum
Ali ataydan güzel bir iş daha. Cengiz Bozkurt döktürmüş. Güzel bir cinayet komedisi. Uğur Yücel bitse de gitsek der gibi oynasa da güzeldi. Filmi beğensem de beklentimin aşağısında kaldı. Ali Atay'ın Limonata, Ölümlü Dünya filmleri çok daha iyiydi. Ben sulu komedi pek sevmem. Cinayet Süsü biraz bunu da barındırıyor. Fakat diğer sevdiğim yanları nedeniyle bunu göz önünde bulundurmuyorum. Herkese tavsiye ederim
Kolay kolay komedi filmlerine gulemeyen biri olarak filme BA-YIL-DIM. Emsallerine göre farklı bir film. Bu farkı da her sahnede kendini hissettiriyor.
Uğur Yücel, Cengiz Bozkurt ve Binnur Kayayı gösterip bir youtuber'a onlardan daha fazla rol vermek nasıl bir şey. Ne yapmak istemişler acaba. Sanatçılar bu filmde niye rol almışlar ki?
spoiler:
Tam bir absürt komedi bayıldım ve beğenemeyenlere hayret ettim. Kesinlikle tavsiye ederim çok eglendim
Ben izlediğim son zamanlarda en iyi film diyebilirim.
Çok güldüm acayip komik sahneler var. Diyaloglar harika. Oyuncular muhteşem.
Hele film in konusu felaket iyi.
Çok değişik bir konu biraz farklı olmuş.
Kesinlikle izleyin derim ve dikkatlice izlemek gerekir.
Çok güldüm acayip komik sahneler var. Diyaloglar harika. Oyuncular muhteşem.
Hele film in konusu felaket iyi.
Çok değişik bir konu biraz farklı olmuş.
Kesinlikle izleyin derim ve dikkatlice izlemek gerekir.
O kadar kötü ki , oyuncular hatrina bile izlenmiyor. Yarısına kadar kadar bile izleyenleri tebrik ediyorum.
Kadroya yazik olmus.bayagi bir hevesle actim ama sonuna kadar goturemedim.sinemada izlesem verdigim paraya uzulurdum.
Film baştan aşağı aptal saptal muhabbetlerle dolu, kişilerin kendi gereksiz muhabbetleri bir yana,
spoiler:
+18 bir “sik” muhabbeti dönüyor habire, bu sözü duyunca gülecek kadar embesil olduğumuzu mu düşündüler, ne düşündüler bilmiyorum, ama ben pek fazla gülmedim de,
komedi den ziyade film talihsiz bir dram yarattı içimde, 2 saatimin boşa geçmesi dramı.
komedi den ziyade film talihsiz bir dram yarattı içimde, 2 saatimin boşa geçmesi dramı.
Senaryosunu da Aziz Kedi ve başrol oyuncularından Feyyaz Yiğit ile birlikte yazan Türk sinemasının “yeni nesil yüz aklarından” Ali Atay’ın yönetmen koltuğunda oturduğu “Cinayet Süsü”, dantela gibi işlenmiş bir “kara mizah” fırtınası…
O nedenle de bu film, Türkiye’de komedi denilince aklına doğrudan Recep İvedik ve Yılmaz Erdoğan gelenlere pek fazla hitap etmemektedir…
Zira Ali Atay ve yazım ekibi hikâyeyi, içine serpiştirdikleri “kıvrak zekâ ürünü” olduğu tartışmasız değişik hınzırlıklarla doldurmuşlar…
Filmin hemen başında ve hem de sabahın köründe, Olay Yeri İnceleme Şubeden önce ilk “süslü cinayet” mahalline intikal eden Komiser Salih (Cengiz Bozkurt), Komiser Asuman (Binnur Kaya) ve Komiser Yardımcısı Alaattin (Mert Denizmen) ile tanışıyoruz…
Bu üçlünün amiri de Baş komiser Emin (Uğur Yücel) olup cinayet sonrasında kendilerine araştırmaları için farklı görevler verir…
Verir vermesine de süslü cinayetler de hız kesmez ki…
Alaattin’in o meşhur telefonu yine çalar…
Bu kez dördü birden giderler olay mahalline bir kez daha…
Vaka incelemesi esnasında, tam da maktulün annesinin önünde Alaattin ile (film boyunca uykusuzluktan yakınan) Salih’in zırvalayarak zaten kedere boğulmuş olan kadını daha da üzdükleri ve Emin’in de onları fırçaladığı öyle bir bölüm var ki, kesinlikle kaçmaz…
Cinayetler serisine bir tane daha eklenince bu dörtlüye, konuya ilişkin eğitimini Amerika’da almış olmasının yanı sıra kendine özgü çok özel yöntemlere sahip olan “Suç Uzmanı” Dizdar Koşu ’da (Feyyaz Yiğit) katılır…
Ki, bu da aslında aynen “saatli bomba” sahnesindeki bombanın fünyesindeki kabloların renklerinde olduğu şekilde benzeri Amerikan polisiyelerindeki basmakalıp (cliché) senaryolara yönelik “mizahi” bir bakış açısıdır…
Şimdi diyebilirsiniz ki, Ankara’dan gelen psikolog Emel Umar (Açelya Topaloğlu), kriminolog Uygar Ten (Ozan Ayhan) ve teknoloji uzmanı Bengü Tömer’den (Lesli Karavil) oluşan teknik destek ekibinin durumu ile bu ekiptekilerin isimlerini sürekli yanlış anımsayarak hitap eden Dizdar’ın hali çok mu farklıdır?
Elbette değil…
Tabii sadece yaptığı göndermeler ile “polisiye film” eleştirisiyle yetinmeyen Ali Atay, Asuman ve (film boyunca sululuğu elden bırakmayan) Dizdar karakterleri arasındaki konuşmalar üzerinden “romantik komediyi” de “tiye” almış…
Örnek mi:
Asuman’ın evindeki “tıraş” ve “G noktası” sohbetleri ile bomba sahnesi boyunca yapılan telefon görüşmeleri gibi…
Hepsi bu mu?
Olur mu hiç…
Pide, mercimek çorbası ve ayran menülü öğlen yemekli Ziya Gül (Süleyman Kabaali) içeren “iyi polis ve daha iyi polis” esprisinden tutunda son derece sürpriz bir finale de sahip olan filmde daha neler var neler…
O yüzden de eğer halen izlemediyseniz:
Yeter ki siz, yapılan olumsuz yorum ve verilen düşük puanlara aldanarak Mel Brooks filmlerindeki kadar “şahane ve sağlam” bir seyir lezzetine sahip olan “Cinayet Süsü” nü kaçırmayın diyoruz…
Keyifli seyirler…
O nedenle de bu film, Türkiye’de komedi denilince aklına doğrudan Recep İvedik ve Yılmaz Erdoğan gelenlere pek fazla hitap etmemektedir…
Zira Ali Atay ve yazım ekibi hikâyeyi, içine serpiştirdikleri “kıvrak zekâ ürünü” olduğu tartışmasız değişik hınzırlıklarla doldurmuşlar…
Filmin hemen başında ve hem de sabahın köründe, Olay Yeri İnceleme Şubeden önce ilk “süslü cinayet” mahalline intikal eden Komiser Salih (Cengiz Bozkurt), Komiser Asuman (Binnur Kaya) ve Komiser Yardımcısı Alaattin (Mert Denizmen) ile tanışıyoruz…
Bu üçlünün amiri de Baş komiser Emin (Uğur Yücel) olup cinayet sonrasında kendilerine araştırmaları için farklı görevler verir…
Verir vermesine de süslü cinayetler de hız kesmez ki…
Alaattin’in o meşhur telefonu yine çalar…
Bu kez dördü birden giderler olay mahalline bir kez daha…
Vaka incelemesi esnasında, tam da maktulün annesinin önünde Alaattin ile (film boyunca uykusuzluktan yakınan) Salih’in zırvalayarak zaten kedere boğulmuş olan kadını daha da üzdükleri ve Emin’in de onları fırçaladığı öyle bir bölüm var ki, kesinlikle kaçmaz…
Cinayetler serisine bir tane daha eklenince bu dörtlüye, konuya ilişkin eğitimini Amerika’da almış olmasının yanı sıra kendine özgü çok özel yöntemlere sahip olan “Suç Uzmanı” Dizdar Koşu ’da (Feyyaz Yiğit) katılır…
Ki, bu da aslında aynen “saatli bomba” sahnesindeki bombanın fünyesindeki kabloların renklerinde olduğu şekilde benzeri Amerikan polisiyelerindeki basmakalıp (cliché) senaryolara yönelik “mizahi” bir bakış açısıdır…
Şimdi diyebilirsiniz ki, Ankara’dan gelen psikolog Emel Umar (Açelya Topaloğlu), kriminolog Uygar Ten (Ozan Ayhan) ve teknoloji uzmanı Bengü Tömer’den (Lesli Karavil) oluşan teknik destek ekibinin durumu ile bu ekiptekilerin isimlerini sürekli yanlış anımsayarak hitap eden Dizdar’ın hali çok mu farklıdır?
Elbette değil…
Tabii sadece yaptığı göndermeler ile “polisiye film” eleştirisiyle yetinmeyen Ali Atay, Asuman ve (film boyunca sululuğu elden bırakmayan) Dizdar karakterleri arasındaki konuşmalar üzerinden “romantik komediyi” de “tiye” almış…
Örnek mi:
Asuman’ın evindeki “tıraş” ve “G noktası” sohbetleri ile bomba sahnesi boyunca yapılan telefon görüşmeleri gibi…
Hepsi bu mu?
Olur mu hiç…
Pide, mercimek çorbası ve ayran menülü öğlen yemekli Ziya Gül (Süleyman Kabaali) içeren “iyi polis ve daha iyi polis” esprisinden tutunda son derece sürpriz bir finale de sahip olan filmde daha neler var neler…
O yüzden de eğer halen izlemediyseniz:
Yeter ki siz, yapılan olumsuz yorum ve verilen düşük puanlara aldanarak Mel Brooks filmlerindeki kadar “şahane ve sağlam” bir seyir lezzetine sahip olan “Cinayet Süsü” nü kaçırmayın diyoruz…
Keyifli seyirler…
Ali Atay Allah aşkına bidaha film yapma be kardeşim. Ne güldüm ne düşündüm bu ne saçma biseydi ya bitsede gitse havasında izledim zaman kaybı.
Dedik hadi belki Ölümlü Dünya'da olmamıştır, şansları yaver gitmemiştir falan ama arkadaş bu ne ya? Lütfen artık yazmayın siz film falan. Vallahi acıdım koca günüme. İki filmi de seyredeyim bugün dedim, ama yaptığınız işe biraz özenin, olmuyorsa da yapmadın. Olmuş mu yani şimdi şu film? İki satır yazıp, seyredilmezse diye de duayen oyuncu katıp millete kaktırmaya çalışıyorsunuz gerçekten ayıp ya.
her cinayeti 1,5 saate uzatıp atv'ye koy, çok iyi absürt dizi çıkar, atv seyircisi de ağzını ayırıp izler. Başka da bi cırt olmaz bu filmden. kadroya yazık edilmiş...
Cok eglenceli bir film.kadrosu zaten tartisilmaz herkes cok iyiydi.
Ben olumlu dunyayida begenmistim.
Bu film bir tik daha iyi benim icin.
Ben olumlu dunyayida begenmistim.
Bu film bir tik daha iyi benim icin.
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler