En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ramazan Guven
Takipçi
94 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
9 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
beyazperdede hakkettiği değeri alamayan savaş filmlerinin en başında 'apocalypse now' geliyor...filme yapılan eleştirilerin büyük bir kısmı filmin ağır bir şekilde ilerliyor olmasında birleşiyor...filmin ağır olduğu doğru ama her dakikasının önemli mesajlarla dolu olduğu da ayrı bir gerçek...yaptığı politik göndermeler, savaşlara yaptığı eleştiriler gibi... filmin çok yönlü bir analizi hakkettiğini düşünüyorum...öyle olmasa marlon brando, robert duwall ve usta yönetmen f. ford copolla yı bir araya getirmezdi... savaş filmlerinin yarattığı dehşetengiz ortamı tabi bu filmde de çok rahat görebiliyorsunuz...hele adada geçen savaş sahneleri, izlediğim en iyi savaş sahnelerinden biriydi...fakat filmin üstün yanı bu sahneler değildi elbette...hatta böyle salt savaş sahnesi umuduyla filme sarılan kişiler filmin arka plana atılan bu yanını yetersiz görüp sıkılabilirler...ağır denmesinin altındaki temel neden de bu olsa gerek...yeteri kadar hareket yok...ne var ki, filmi diğer savaş filmlerinde farklı yapan bir kaç çok önemli yanı var...her şeyden önce savaşın felsefi yanını çok iyi anlatıyor...zaten marlon brando nun replikleri de bunun üzerineydi...ayrıca savaş anında herkesin kafayı sıyırması da kaçınılmaz oluyor...nereye kaçarsanız kaçın savaşın kaçınılmaz sonu eninde sonunda sizi bulacaktır...yani ölüm..veya ölü biri olarak yaşamı sürdürmek...ki bu karakter filmde yine marlon brando da birleşiyor...uzak doğu veya sarı ırkın mistizmini ilk defa bir savaş filminde görüyorum...izlediğiniz hangi Vietnam filmin de bu mistik havayı gördünüz? filmi ağır yapan nedenlerden biri de bu mistik havaydı...mistizmin kendisi de ağır bir hava arz etmiyor mu? asıl savaş sahiplerini yani siyasi adamları, marlon brandonun time dergisindeki örneğiyle eleştirmesi de ayrıca iyi bir göndermeydi...sörfün bile savaşa nasıl malzeme edildiği de yine böyle güzel göndermelerden biriydi...savaş alanında cinsel bastırılmışlığın ne anlama geldiğini de ayrıca görüyorsunuz...bir amerikan filminde Fransızların, o klasik, kaybetmeyi hazmedemeyen yanlarını göstermesi ilginç ve hoş bir sürprizdi benim için..aynı zamanda fransızların yaptıkları repliklerle emperyalizmin ve fransız zihniyetin ne anlam ifade ettiğini çok iyi anlıyorsunuz...bu zihniyet dünyanın öbür ucunu bile sahiplenmenize neden oluyor avrupalılar ve abd liler de olduğu gibi...jim morrison un the end parçasıyla filme başlamak ve aynı parçayla 'the end'lemek zekiceydi...ayrıca ırkçı alman müzisyen wagner eşliğinde insanların canice katledilmesi f. ford copollanın dehasının ayrı bir örneği... marlon brando son 20-30 dakikada kendini göstermesi, filmin başrol oyuncusu olmaktan çıkarmıyor.nitekim bu kısa sürede bile gelmiş geçmiş en iyi aktörlerden biri olduğunu çok rahatlıkla görebiliyorsunuz..robert duwall'ın, yüzbaşı kurtz hakkında öğrendikleri arttıkça kafasındaki bezmişlik farklı bir yol izleyip yarı ölü bir havaya girmesine neden oluyor.olması gereken de buydu zaten.bir savaş kahramanı olacak değil ya...savaş sofrasında bir çaylak sadece.zaten bunun için göreve seçiliyor... karşılaştıracak birçok film var. ilk aklıma gelenlerden usta yönetmen stanley kubrrick in full metal jacket i...ikisinin arasındaki en büyük fark, kübrick in insan beyninin kıvrımlarında daha çok dolaşma isteği... f.ford copolla ise olaylar üzerindeki gözlemlerinin keskinliği...iki ustanın, aynı zamanda mesai arkadaşlarının en büyük ortak yanları ise küçücük bir ayrıntıda bile kamerayı sakınmadan kullanmları... ince kırmızı hat filmi de aynı mertebeye yerleştirilebilir. ayıca seyri açısında yine stanley kubrick in barry london uyla da benzeştirilebilir.. savaş en iyi hangi kelimeyle anlatılabilir. tabi ki DEHŞET... sonuç olarak bazılarının sıkıcı, ağır bulacağı bu başyapıtı iyi bir kafayla ve dikkatli bir şekilde izlemenizi taviseye ederim.... her yönüyle tam bir kült film...
Yaw arşiv dvd hazırlıyorum kendime ve ımdb ye kanıp şu filmi aldım. Büyük bir iştahla seyre dalayım dedim iştah kaçtı resmen. Hele başrolde robert Duvall sanki filmde emanet duruyor. Marlon Brando desen son 3-5 dk çıkıp bitiyor. Vallahi seyrederken sabahı buldu saatler değmedi. Boş yere vakit kaybetmeyin 10/3
Türünde bir arşiv filmidir. Lütfen çok da ahım şahım bir film beklemeyin hüsranla sonuçlanabilir. Etkileyici sahneler, gerçekçi olması ve verdiği gerilim sayesinde 10/7
filmin helikopter sahnesi süperdi.wagner eşliginde gökyüzünde süzülen helikopterler görülmeye değer.onun dışında film çok ağır işliyo ve sıkıcı devam ediyo.izlesenizde olur izlemesenizde olur.
kara şahin düştü’yü izleyen beğenenler izlemesin beğenmezler.savaşı öven, içerisinde kandan başka bir şey olmayan filmleri sevenler izlemesin sıkılırlar.fakat şiir severseniz savaşsevmezseniz anlam peşinde koşan biriyseniz kesinlikle izleyin.........10/10
'Apocalypse Now' Coppola’nın 'Godfather' serisinden sonraki en önemli filmi ve aynı zamanda başyapıtı.'Bana katil demeye hakkın yok...Beni öldürmeye hakkın var fakat beni yargılamaya hayır.''Korku... korku...'Film, başından tam bir savaş filmi olarak başlıyor. Bu savaş sahneleri tam anlamıyla muhteşem. 1979 yapımı bir film için hele söyleyecek söz bulamıyorum. Çok büyük bir bütçeyle çekilmiş bir film olduğu tartışılmaz. Filmin harika bir görüntü yönetmenliği var, Coppola kadar görüntü yönetmenini de kutlamak gerek. Film, baştan sona kadar sayısız doğa betimlemeleriyle dolu. Dediğim gibi tam bir savaş filmi gibi başlayan film daha sonra bir macera filmine dönüşüyor. Ben filmin 'redux' versiyonunu izledim, filmin süresi 3 saat 22 dakika. Bu bazı izleyiciye sıkıcı gelebilir. Filmin belli kesimlerinde bende sıkıldım. Filmde bir başka bir husus da az sözle çok şeyler anlatılması. Filmin finalini hem beğendim hem de bir kısa tutulması beni rahatsız etti, Albay Kurtz’un biraz daha açıklanması daha güzel olabilirdi. Filmin esas teması savaşın kötülüğü ve ne kadar gereksiz birşey olduğu, bu temayı bize film fazlasıyla veriyor. Film hem savaşın psikolojik yönünü ynasıtması hem çatışmaları göstermesi hem de içerisinde farklı bir maceraya gidilmesi açısından zaten farkını ortaya koyuyor.Tam bir yıldızlar geçiti olmasıyla da dikkat çekiyor Coppola’nın filmi. Dönemin adeta bütün yıldızları oynamış, aynı zamanda harika da oynamış. Bütün oyuncular, film boyunca bir cehennemin ortasında adeta kıyamet gününde olduklarının hissini çok güzel yansıtmışlar.Bu filmi izlemeyen savaş filmi izledim demesin ’savaş filmlerinin babası’ niteliğindeki bir film. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film olması tartışmasız fakat izlemeye karar vermeden önce süresini ve filmden az olsa sıkılma ihtimalini(bu husus izleyiciye bağlı) göz önüne alınmalı.
savaş filmlerinin devasa bütçesi, isim yapmış oyuncuları, dramı. soğukluğu... hepsi var bu filmde... bu kadar para harcanmalı mıydı diyorsunuz önce... harrison ford başrollerden biri değil miydi diyorsunuz... savaş kötü bişey diyorsunuz... izlediğiniz diğer savaş filmleri aklınıza geliyor... müfreze diyorsunuz... ince kırmızı hat diyorsunuz... er ryanı kurtarmak diyorsunuz... sonra filmin çekildiği tarihi düşünüyorsunuz bir an için... ne diyorum ben diyorsunuz... copolla diyorsunuz... bir düzine meslektaşına yetecek kadar "başyapıt" çekmiş bu yönetmeni düşünüyorsunuz... brando diyorsunuz sonra... filmdeki "yarı tanrı" albayı ancak "yarı tanrı" brando oynayabilirdi diye düşünüp, filmin akan, her biri ayrı bir özenle ve titizlikle çekildiği her halinden belli olan sahneleri aklınıza geliyor... saygı duyuyorsunuz...
Vietnam üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri.Belki de en iyisi... Film için Vietnam adeta yeniden canlandırılmış.Müthiş bir görüntü yönetimine sahip
savaş filmi ve aksiyon-macera filmi arasındaki farkı bu filmi izleyince iyice bir kavradım. kesinlikle izlenmesi gereken bir film ancak başta dediğim gibi savaş filminden neler beklediğinize bağlı.
Gerçekten güzel ve anlamlı bir film tabi içinde barındırdığı düşünceleri anlamak lazım.Düz bir mantıkla bakılırsa sıkıcı ve boş gibi gelebilir ama öyle değil kesinlikle.Çok etkileyici sahneler var özellkle helikopterdeki müzik sahnesi ve sonlardaki diyaloglar.Savaşın anlamsızlığı ve insanı kıyamete sürüklemesi kaçınılmaz bu filmde bunu anlatıyor işte.9/10
savaşın kötü olduğunu anlatan bir film ama bunu çevirip çevirip üç saatte anlatmak insanın canını sıkıyor filmden soğutuyor ama savaş sahnelerinin iyi olduğunu söyleyebilirim.Mümkünse izlemeyin
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.