On the Come Up
Ortalama puan
2,8
1 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.401 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
21 Kasım 2025 tarihinde eklendi
Her zaman olduğu gibi yorumumuza yine...


"Senaryosunu...

Angie Thomas'ın aynı isimli romanından (2019) uyarlayarak Kay Oyegun'un kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da...

İlk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çeken Sanaa Lathan'ın oturmak da olduğu 'On the Come Up'; 'müzikal' tarzda kurgulanılmış, bir gençlik draması olarak geliyor karşımıza"


Diyerek başlasak...

***

Ardından da...


"Gelin isterseniz...

20 milyon dolarlık, ziyadesiyle yeterli...

Hatta, gereğinden de fazla olduğunu düşündüğümüz bir bütçeyle çekilen ve 8 Eylül 2022 tarihindeki dünya prömiyeri de, Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yapılan bu filme biraz daha yakından bakalım..."


Şeklinde de, yolumuza devam etmek istesek de...

***

Hem de henüz üçüncü dakikadayken...

Başta da ifade edildiği biçimde, "müzikal" denilince de...

Yıllar içinde...

"Rock", "blues" ve "caz"ın...

King Crimson'dan tutun da, BB King, Miles Davis ve Pat Matheney'e kadar değişik türdeki icralarıyla demlenerek yetişmiş birisine...

***

Doğrudan küfretmek anlamına da gelmesinin (en azından öyle olduğunu hissetmemizin) yanı sıra...

Kesinlikle, müzikle herhangi bir alakasının bulunmamasına da ilaveten...

Toplumların sadece, kendini başka türlü ifade edemeyen, sınırlı bir sosyoekonomik ve kültürel kısmının, içinde bulunduğu ruh yapısının temsil edildiğini bildiğimiz "hip hop"un kastedildiğini anlar anlamaz...

İzlemeyi de, bizzat o kesime bırakarak, anında kestik...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş...

Ve üstelik de...

Tüm uyarılarımıza rağmen seyretmeye de devam edecek olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için...

Kendi anlatımımızı da...

Burada noktaladık...

***

Devamında ne olduğunu bilmediğimiz gibi merak da etmediğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; fazlasıyla gereksiz bulduğumuzu yinelemek de ısrarcı olacağımız...

Ve en azından bizim açımızdan...

Zaman israfından öte, pek bir şey ifade etmediğini de belirteceğimiz...

113 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler