Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu: en yeniler yorumlar - Sayfa 2
Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu
Ortalama puan
4,5
962 Puanlama
242 Kullanıcı yorumları
5
199 Eleştiri
4
32 Eleştiri
3
4 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Tulay_tilibili
1 değerlendirme
Takip Et!
5,0
23 Kasım 2020 tarihinde eklendi
Türk halterinde önemli başarılara imza atmış gururumuz olan Naim Süleymanoğlu'nu böyle güzel bir projede anlattıkları için teşekkür ederim.Mustafa Uslu bence güzel projelere imza atmaya devam ediyor ve edecektir.Filme gelirsek yapımcının diğer filmlerine göre dram değil ama duygulanacak yerler var tabiki.Özellikle ülkesinde Türklere karşı yapılan eziyetler çok duygusaldı.Ülkemize geliş süreci yaşadıkları çok güzeldi.Genel anlamda güzel bir film olmuş.Oyunculuklar muhteşem ötesi idi.. Kesinlikle izlenmesi gereken çok etkileyic, İnsanı düşüncelere sokan, bir saniyesinden dahi sıkılmadığım ve izlerken duygusallığı sürekli yüksek seviyede tutan bir film olmuş. Bunları yaparken de ülkemizde çok ta hatırlanmayan, o dönemde Bulgaristan da Türklerin yaşadıklarını da duyurma misyonunu yerine fazlasıyla getirmiş.Herkes şampiyon olabilir ama herkes kahraman olamaz. Hem şampiyon hem de kahraman olmayı başarmış Türk Tarihinin en büyük sporcusunun hayat hikayesi.
Bir sporcu olarak şunu söylüyorum. En zor işlerde çalışan insanlar dahil hiç kimse benim işim zor demesin.Başarının kolay geldiğini düşünmesin. Emin olun Naim'in yaşadığı zorluklar filmde anlatılanın en az 10 katıdır.Sakatlanma riski, ağlayana kadar idman, sosyal hayattan feragat, ana, baba,kardeş hasreti,kendi sınırlarını zorlama vs. Birçok zorluğa tahammül edemeyen böyle bir başarıyı elde edemez. Bu kadar hırslı çok az insanımız olduğu içinde Olimpiyat ve Dünya şampiyonası gibi organizasyonlarda maalesef bayrağımız çok az dalgalanıyor. Futbola yatan paranın onda birinin dahi diğer sporlara yatmaması da bunun tuzu biberi oluyor. Kısa bir dönem de olsa şu Türk milletine, bu mutluluğu yaşattın ya. HELAL OLSUN NAİM, HELAL OLSUN SANA. Aynı zamanda filmde çok güzel işlenmiş bir biyografi var. Hıçkıra hıçkıra ağladım desem yeridir. Tabi hasret ve esirlik duygularını bilmeyen bu hisleri anlamayabilir. Sindire sindire birkaç bölüm halinde yapılsaydı tadından yenmezdi.
“Gölgede duranın gölgesi olmaz. Güneşe çık gölgen olsun.” Kimisi konuşur, kimisi şiir yazar, kimisi halter kaldırır. Sesini duyurmak, fark yaratmak için tuhaf bir yoldur halterci olmak. Kim bir halterciyi dinler? Sadece bir ülkede değil tüm dünyada...
Oysa onun niyeti bellidir, sesini duyurmak. Azınlık olarak yaşadıkları vatanlarındaki Türklerin çektikleri zulmü haberdar etmektir. Mesele rakibi geçmek değildir. Mesele daha büyüktür. Mesele ait olma hakkını kaybetmektir. Kimliğini değiştirmek zorunda kalmaktır. Bayram kutlayamamaktır. Naum Shalamov olmayı kabul etmemektir.
21 yaşında Sidney’de kaçarak büyük bir macera sonunda Türkiye’ye gelen cep Herkülü Naim Süleymanoğlu’nun hikayesidir bu. 60 kg bir insanın 200kg ağırlığı kaldırması mantıken açıklanamaz; onun ardında 2 milyon Göçmen Türk’ün ruhu vardır.
Naim’in Türkiye’ye gelmesi sadece yerel basında ilgi çekmiştir. 1988 Seoul Olimpiyatları onun için müthiş bir fırsattır. Hastalanmasına rağmen çalışmaya devam eder ve 6 dünya rekoru kırarak Time dergisinin kapağına çıkar. Onun azmi kişisel çıkarlar için değildir; Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmanın etkileri 3 ay sonra meyvelerini verir ve Bulgar hükümeti isteyenlerin Türkiye’ye göçmesine izin verir. 350,000 Türk Bulgar assilimilasyonundan kurtulur.
Naim sonrasında ailesine de kavuşur; başarıları üç olimpiyat daha devam eder. Oysa derindeki kaderi, atalarının çektikleri bedeninde hastalık olarak ortaya çıkar... 50 yaşında erken giden atalarının yanına gider.
Bu bir sadece bir film değil gerçeğin hikayesi naim sadece sporcu değil bir efsane.2 kere izledim,kaçkere daha izlerim bilmiyorum. Çok etkilendim gurur duydum insan olarak.Rabbim mekanını cennet etsin.lütfen ruhuna El Fatiha爐
Ruhun sah olsun allah rahmet eylesin cok kral adamsin Naim suleyman oglu film de yapanlarin ellerine saglik cok anlamli bir film olmus duygulandim vallahi :(
Yüksek beklenti ile izlediğim ve tatmin olduğum bir film oldu. Biyografik filmleri severim fakat bu film karakterden olsa gerek oldukça ayrı bir tat bıraktı. Naim Süleymanoğlu'nu yalnızca sporuyla alakalı olarak tanıyordum. Fakat olayın arka yüzünü hiç bilmiyordum, öğrenmiş oldum. Olayları okuyup geçsem bu kadar etkileneceğimi düşünmüyordum fakat oyunculuklar, müzikler ve çekimler beni gerçek anlamda etkiledi. Oyuncu ile Naim'in benzerliği de gerçekten çok güzel bir şekilde yansıtılmış. Kusursuza çok yakın fakat ufak detaylar sebebiyle maalesef kusursuz bir film değil. Bunu da senaryoya bağlıyorum.
Sinemaya çıktığında klişe birşeydir deyip izlememiştim. İnternette yayınlandıktan hemen sonra merak edip izledim. Daha önce izlemediğim için o kadar pişmanım ki; nasıl olurda böyle güzel bir filmi ve böyle güzel bir insanın hikayesini izlememişim? Kesinlikle izleyin, izlettirin. Hem motivasyon veriyor, hem gurur, hem ders..
2019 da çıkan filmi malesef bu yıl netflixte izleme fırsatı buldum.ilk başta yönetmen ve senaristi sonrasında tüm oyuncuları gösterdikleri bu harika performanstan dolayı tebrik ederim. sahnelerde dönemin giyim tarzı, konuşma tarzı gayet güzel yansıtılmış. oyuncuların performansları gayet başarılı. kamera çekimleri, sahneler, ve kamera açıları tamamen anlatılmak istenen duyguları yansıtmış, gayet başarılı tebrik ederim. filmde naim süleymanoğlunun hayatı üzerinden dönemin siyasi iklimine gayet başarılı bir şekilde değinilmiş. millet olmanın ne demek olduğunu ve milli benliğin değiştirilemeyeceğini öyle güzel aktarmışlar ki... seksen darbesi sonrası Türkiyesinde gençleri siyasetten çok spora yönlendireye çalışıldı naim süleymanoğlu da o zamanın gençlerine bir umut ışığı oldu. hatta sadece o zaman değil şimdi ve gelecekte de büyük hayalleri olan herkesin hayalleri uğruna yılmadan, yorulmadan çalışması gerektiğini gösterdi. hepimizin hayatında bir iz bıraktı. ışığı bol olsun. arıca oturup üstüne saatlerce göz yaşı döktüğüm bir sahne var. çok güzel bir incelik yapılmış ve savaş uçağı pilotunun adı eren bülbül konulmuş. bu ayrıntı tüm filmde anlatılmak istenen millet olma duygusunun tek sahnede özetiydi. o daha 15 yaşında gencecik bir çocuktu. kurduğu güzel hayalleri belkide büyük umutları vardı. yaşarken belki sevildiğini hissetmedi ama vatanına olan sevgisi vücudunun kaldırabileceğinden büyüktü. ufacık vücudu bir teröristin kurşununa hedef oldu. vatan için canını verdi. hayallerinden ve umutlarından vazgeçmek zorunda kaldı yavrucak. uğruna canını verdiği vatanından, özgürlüğü hissettiği dağlarından uzak düştü. iyi ki varsın eren bülbül. bir zamanlar özgürce koştuğun dağlar senin adınla yankılanacak.
Ya birakin Allah aşkına. Yaptiginiz bir film var Turkiyeyi dunyaya tanitan bir insan. Onu bile izleyemiyoruz. Sonra gençlik niye yabanci filmleri izliyor marvel aşığı oluyor. Çok saçma..
Beni en çok etkileyen de bir Bulgar göçmeni Türk ablamın “bu filmi izlemeye kalbim dayanmaz “ deyip izlememesiydi f.ilme gelecek olursak milliyetçiliğin buram buram koktuğu bir filmde gerçek hikayeden uyarlama senaryo ile dönemi gayet iyi anlatan sizi içine alan insanlık dersi veren güzel bir yapım Burdan Ayla’ya Müslüm’e çiçero ve dondurma’cılara selamlar ...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.