En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
sevil-tan34
Takipçi
28 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
30 Haziran 2007 tarihinde eklendi
bu kadar iğrenç bir karakteri bu kadar güzel oynamak..geoffrey rush muhteşem,, sinirlerinizin gerildiğini hissedeceksiniz onu izlerken, hannibal dan sonra izleyiciye psikolojik baskı yapan adam diyebilirim, kate te harikaydı, ihtiraslı, cesaret sınırlarını zorlayan yeni yetme genç kız... film genel olarak sıkıcı olmasına rağmen oyunculuklar çok iyiydi..6/10
Film 1700’lü yılların klasik atmosferini yansıtan bir şeklinde başlıyor. Madelina’i (Kate Winslet) gördüğünüzde onunla ilgili bir aşk hikayesi beklerken daha değişik bir hikaye ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Fakat bu güne kadar pek şahit olmadığımız bir hikaye bu. Hikaye sizi alıp götürürken sürekli ilerisi için ne olacak diye düşünüyorsunuz. Bir cinsellik hikayesi fakat bu hikayeyi anlatırken sadece güzellikleri değil cinselliğin tehlikeli yönlerini de anlatıyor. Daha sonra olayın bu şekilde sonlanacağını düşlerken olay bambaşka bir hale bürünüyor. Filmin tek olay üzerinde iki farklı temayı işlediği görülüyor. Hikaye bir anda mistik bir hale dönüşüyor. Son 15 dakikada ise resmen show yapılıyor. Bu arada Geoffrey Rush filmdeki performansıyla oscar kazanmış ama bence hastanenin rahibi rolündeki Joaquin Phoenix’de yardımcı erkek oyuncu rolünde fakat Geoffrey’den daha iyi oynadığını düşünüyorum. Bir de tabi Kate Winslet güzelliği ve yeteneği ile kendini izletiyor, meddy marlen... İzleyin 8/10
film sadizmin kuramcısı Marquis de sade’nin hayatını bir kesitini anlatıyor. ve başrolde mükemmel performansıyla Geoffrey Rush ve benim çok beğendiğim kate wınslet var. filmin konusu sade’nin akıl hastanesinde yazdığı cinsel içerikli öyküleri temizlikçi kız vasıtasıyla dışarıya sızdırması ve kitap olarak bastırtması şeklinde çok kısa bir şekilde anlatılabilir. ancak olaylar bunlardan sade ’nin en önemli kitabı olan justıne’nin çok ses getirmesi ve imparatorun bile kulağına gitmesiyle, akıl hastanesine sade’yi ıslah etmesi için bir doktor gönderilmesiyle başlıyor. doktorda usta oyuncu Michael Caine. bu kadar büyük oyuncuları biraraya getiren film yazma arzusu üzerine yapılmış eniyi örneklerden biri diyebiliriz. son olarak da Joaquin Phoenix'in mükemmelen canlandırdığı Rahip Coulmier karakterinin üzerinde durmak gerekir. idealist bir rahip olan ve çağına göre farklı daha insancıl metodlar kullanarak hastaları tedavi eden rahip coulmıe, Dr. Royer-Collard’ın gelmesiyle otoritesini kaybetmeye ve aynı zamanda gelmesiyle eş zamanlı olarak da ruhsal değişimlere uğramaya başlar... mutlaka görülmesi gereken harika bir film. koufman’a bu cesaret isteyen filmi için tebrik etmek gerek...
filmi tv'de 3'te bitinceye kadar seyrettim.iyi ki de syretmişm çünkü bu kadar güzel olduğunu bilmediğim bu filmi kaçırsaydım pişma olurdum. tüy kalemler gerçekten çok keskin bifr film.desade(kendisini pek tanımıyorum ama)geoffref rush tarafından ii canlandırılmış.kate winslet ise her zamanki gibi harika(titanic hariç).kısacası tüm oyunculuklar güzel.konusu ve işleniş tarzı itibariyle de kaçırılmaması gerekne bir film tüy kalemler...
Öncelikle film dört duvar ve buradaki 5-6 kişi biride fantazi kuran bir hasta üzerine kurulu olduğu için en baştan bunaltmaya başlıyor izleyiciyi.Bir iki olumlu söz edebilirmiyim diyorum ama zor..Sadece sanatsal bir film olduğunu söyleyebilirim ve beğenmediğimi..
Benimde çok geç izleyebildiğim bir film ama zararın neresinden dönersek kârdır. Sade'nin hayatının anlatıldığı çok güzel bir dram filmi. Kesinlikle izlenmeli bence...
İzlediğim iyi filmlerden bir tanesi.Oyuncu kadrosu gerçekten çok iyi.Acaba gerçekten yazma arzusu insanı bu hale sokar mı diye düşünmeden edemiyor insan.10/8
Bir adamın her türlü baskıya karşı yazı yazma aşkı akıllardan hiç çıkmayacak gibi.Çok etkilenerek izlediğim nadir filmlerden biri diyebilirim.Marquis De Sade'nin yaşam öyküsünü canlandıran Geoffrey Rush ise olağanüstü oynamış.
bu filmi 2001 yılında izlemiştim,o ana ve şimdiki ana kadar etkilendiğim tek film diyebilirim.tek amaç yazmak diil film de,aşkında ne kadar kutsal bir ışık olduğunuda gösteriyo bizlere.tabii anlayabilene...iyi günler.
Efsane düzeyinde bir bilm.. Hayalgücü hiçbir zaman sınırlanmıyor, sınır tanımıyor. sizi sarsan, derinden etkileyecek bir film, oyuncular çok iyi oynamışlar rollerini, özellikle de geoffrey rush..
bu tarz bi filmi daha önce ne gördüm nede duydum.çok saplantılı bi konusu var.insanı hafif gülümseten mahrem argolar harika. izlemeyenler mutlaka izlesin ( ailece izlemeyin ama)
bir kere izlemeyle yetinilmiycek kadar güzel bir film.izlediğim en iyi 5-10 filmden birisidir.kesinlikle 10 puanı gözü kapalı veriyorum.ayrıca kate hiç bi filmde burdaki kadar güzel ve ateşli gelmedi bana :)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.