Tim Burton'dan yine etkileyici fantastik bir film.Masal gibi bir film sıradışı bir hikayeyi Tim Burton çok iyi aktarmış hem dramatik hem komik hem de heyecanlı bir şekilde aktarmış.Baştan sona çok keyifli ve sıcacık bir film Makaseller.Açıkçası ben izlerken zaman zaman güldüm zaman zaman heyecanlandım yani filmi izlerken kesinlikle sıkılmıyacaksınız aksine keyiflie filmi izleyeceksiniz.İnsanların başta ne kadar arkadaş canlısı gözüküpte sonra olayları yanlış anlamaları,kendileri tatmin olmadığı için Edward'ı düşman görmeleri gibi şeylerde biraz sinir bozucu bir durum.Johnny Depp hangi filmde kötü oynamışki bu filmde kötü oynasın yine müthiş bir performans,yardımcı oyuncularda gayet başarılı oynamışlar.Filmin müzikleri gayet etkileyici.Film için tam bir başyapıt diyemem ama başyapıt kategorisinin bir tık aşşağısında.Son olarak ben filmi beğendim izlerken hiç sıkılmadım keyifle zaman zaman heyecanlanarak izledim,tavsiye ederim.
Edward Scissorhands ben beğendiğimi söylebilirim.Tim Burton Batman efsanesinin yönetmenliğinden sonra yine izleyicide farklı bir hayranlık uyandıracak bir yapımın yönetmenliğine daha imza atmış.Ben Edward Scissorhands a 10 puan üzerinden 7,5 puan veriyorum.
Kalabalıkların Gürültünün kendince az olduğu ,aslında pek fantastik sayılmayacak kendini içine çeken sadece bir dünya ile seyirciyi Hayatın kaba sesinden arındırır gibiydi. Tzvetan Todorov derki: bir yapıt okuyucu tarafından yeniden yorumlanır doğru veya yanlış bir şey olmaz çünkü okuyucu onu kendi dünyasıyla bütünleştip tekrar yazar ...
müthiş harika süper mükemmel...daha ne diyim...etkısınden kurtulmam uzun zaman almıştı. filmin sonu niye boyle oldu yaaaaa diye çok dövündüm. kesınlıkle izlenmelı
küçükken bu filmin tanıtımını izlemiştim bu filmin fragmanı hep aklımda kaldı ogün bu gündür bir türlü izleyemedim bulamadım en sonunda bugün moveplusta izlemek nasip oldu aslında bu filmi ben korku filmi sannetmiştim elm sakağı kabusu gibi bir şey diye düşünmüştüm ama öyle değilmiş..bir okadar egzantirik bir görüntüye sahip edward insanlara dost olmaya caba harcamıyor olduğu gibi görünüyor bu arada winore ryderda iyi oynamış...
bu arada tim burton hakkında bi kaç şey yazmak istiyorum benim için en büyük yönetmenlerden biridir hayal dünyası inanılmaz derecede geniştir Doğum tarihi (yer):25 Ağustos 1958Burbank, California, USABiyografisi: Tim Burton Burbank, California'da doğdu. Çocukluğunun çoğunu münzevi bir şekilde, karikatürler çizerek ve eski filmler izleyerek geçirdi (özellikle Vincent Price filmlerinin düşkünüydü). 9. sınıfta, sanatsal yeteneği tasarladığı anti-çöp posteriyle ödül kazandığında yerel bir çöp şirketi tarafından tanındı. Şirket bu posteri bir yıl boyunca kendi çöp kamyonlarına koydu. Liseden mezuniyetten sonra, California Güzel Sanatlar Enstitüsü'ne gitti. Bu okuldan mezun olan diğer birçoğu gibi, Burton'ın ilk işi Disney'de animatör olmaktı. Tilki ve Tazı [The Fox and The Hound] (1981) ve Siyah Kazan [The Black Cauldron] (1985) gibi birçok filmde çalıştı, fakat meslektaşlarından bazı yaratıcı farkları vardı. Buna rağmen, Disney onun yeteneklerini keşfetti ve Vincent'ı (1982) yapmak için yeşil ışık yaktı, Vincent Price gibi olmak isteyen bir çocuk hakkında kısa bir animasyon. Price'ın kendisi tarafından aktarıldı, animasyon ciddi bir başarı elde etti ve birkaç ödül kazandı. Burton birkaç kısa film daha yaptı, ilk live-action filmi de dâhil, Frankenweenie (1984). Frankenstein'ın hikâyesini bir buçuk saate sığdırdı, film çocuklar için uygunsuz bulundu ve yayınlanmadı. Fakat aktör Paul Reubens (bilinen adıyla Pee-Wee Herman) Frankenweenie'yi (1984) gördü ve onun ilk uzun metraj filmini yönetmek için doğru kişi olduğuna inandı, Pee-weenin Büyük Macerası [Pee-wee's Big Adventure] (1985). Film sürpriz bir başarı yakaladı ve Burton anında popüler oldu. Bununla birlikte, ona aslında filmin devamı olan birçok senaryo teklik edildi ve Burton yeni bir şeyler yapmak istedi. Üç yıl boyunca, o hiçbir film yapmadı, Ta ki BeterBöcek'in (1988) senaryosu sunulana kadar. Senaryo vahşiydi ve hiçbir şeyi gerçek değildi, fakat öyle sanatsal ve garip fırsatlarla doluydu ki, Burton hayır diyemedi. BeterBöcek (1988) diğer büyük başarısı oldu ve Burton'ın adı Hollywood'da sağlamlaşmış oldu. Ayrıca ilk filmi aktör Michael Keaton'laydı. Warner Bros ona Batman'i emanet etti (1989), aynı adlı çok popüler çizgi roman serisinden uyarlama bir film. Başrolde Michael Keaton ve Jack Nicholson, film yılın en çok gişe hâsılatı yapan filmi oldu ve Burtonın en büyük box-office başarısıydı. İlk üç filminin inanılmaz başarısıyla birlikte, sırdaki filmini yapmak için yeşil ışık yaktı, istediği herhangi türde bir film. Bu film Edward MakasEller'di (1990), o zaman kadar çektiklerinin en duygusal, en itibarlı ve en sanatsal olanı. Edward MakasEller (1990) ayrıca Burton'ın aktör Johnny Deep ile ilk filmiydi. Burton'ın sıradaki filmi Batman Returns (1992) idi ve ilkinden daha karanlık ve garipti. Batman Returns izlenedursun (1992) O, Noel Gecesi Kâbusu'nu [The Nightmare Before Christmas] (1993) yapmakla meşguldü, eski arkadaşı olan Disney Animatörü Henry Selick tarafından çekildi. Burton ile Johnny Deep, Ed Wood filminde tekrar bir araya geldi (1994), ciddi şekilde takdir toplayan bir film, Martin Landau bu filmdeki performansıyla Oscar ödülü aldı ve film şimdi çok popüler, lakin ilk gösterildiğinde gişede hüsran yaşamıştı. Burton'ın sonraki filmi, Çılgın Marslılar'dı [Mars Attacks!] (1996), bu filmi diğer filmlerinden daha canlı renkleri barındırıyordu. Bunlara rağmen Tim Burton tarafından yönetiliyordu ve Jack Nicholson, Glenn Close, Pierce Brosnan ve Michael J. Fox da dâhil olmak üzere tüm yıldız aktörleri bünyesinde barındırıyordu. Film vasat yorumlarını aldı ve box-office'de pek başarı sağlayamadı. Burton daha karanlık ve sanatsal formuna Hayalet Süvari [Sleepy Hollow] (1999) filmiyle geri döndü, başrollerde Johnny Deep, Christina Ricci ve Casper Van Dien. Film sanat yönetimiyle takdir topladı ve gişede başarılı oldu, Burton bir nevi bu filmle Çılgın Marslılar [Mars Attacks!] (1996) filmiyle yaşattığı büyük düş kırıklığını telafi ediyordu. Sonraki filmi Maymunlar Cehennemi [Planet of the Apes] (2001), aynı adlı klasiğin yeniden çevrimiydi. Film birçok eleştirmen tarafından beğenilmese de gişede başarılı oldu. Maymunlar Cehennemi'nin [Planet of The Apes] (2001) setinde, Burton Helena Bonham Carter ile tanıştı, şu an nişanlılar ve bir oğulları var. Sonradan, Burton Büyük Balık [Big Fish] (2003) filmini çekti ? diğerlerinden daha geleneksel bir film, film ciddi övgüler aldı, buna karşın onun diğer garip filmlerini tercih eden bazı hayranları tarafından hayal kırıklığıyla karşılandı, Daha önceki filmlerini tercih eden hayranlar. Kariyerindeki iniş çıkışlara rağmen, Burton 20. yüzyılın en popüler yönetmenlerinden biri olduğunu kanıtlamışt
Masalsı,romantik,duygusal anlatımının yanısıra farklı bakış açısıyla seyredildiğinde insanı içten içe üzen bir dram var bu filmde.edwardın iyiliği,sevecenliğiyle bi anda kasabanın en sevileni olmasıyla başlar herşey.zaman geçtikçe bu; saf, tertemiz, korkak, kötülükle hiç tanışmamış edwarda 'dış dünya' hiç alışık olmadığı kötülüğü öğretir.Kapitalist toplum kendisinden faydalanmaya başlamıştır bile.edward tv showlarına çıkar,paralarını bankaya yatırmasına yönelik tavsiyeler alır vs.bu toplum eleştiriside makasellerde oldukça güzel kendini belli ediyor.Bu arada,Edwardın Kim için yaptığı buzdan heykel filmin tartışmasız en göz alıcı ve en duygusal sahnelerinden bitanesi
Tim Burton ve Johnny Depp işbirliğinde ortaya çıkmış en önemli eser.. Baştan sona masalsı bir anlatım ve büyüleyici görsellik. Renklerin mükemmel kullanımı ve oyunculuklar gerçekten muazzam.. 90 ların en önemli başyapıtlarından Edward Makaseller, her sinema sever tarafından izlenmeli...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.