Eğer Talihsiz Serüvenler filminin fragmanını izleyen varsa önce onlara sormak istiyorum: o fragmandaki müzik 'EDWARD SCISSORHANDS'in şahane müziği değilmî?Bunu da neden merak ediyorum bilmiyorum ama bir bilen ,duyan yada gören varsaaydınlatabilirmi?
Büyük birkeyifle izledim. Çok güzel bir film.. herkesin İzlemesi gereken bir yapıt olduunu düşünüyorum. Johnny Depp yerinde başka birisi olsa bu kadar iyi yapabileceğini sanmam doğrusu..
izlemeyen çok şey kaybeder. tim burton harika bi yönetmen tüm filmleri o yönetse keşke. filmde ki masum insan karakteri çok etkileyici tabi johnny deep siz olmazdı. Mutlaka İzleyiN
filmi izleyeli epey bir oldu ancak görünce izlemeyenlere tavsiye etmeden geçemedim mükemmel eğlenceli ve duygusal bi film..arşivinize mutlaka eklemelisiniz..9/10
Hüznüyle içinizi burkan, övülüp övülüp bitirilemeyecek film. Övüp övüp hakkını teslim edemeyeceğiniz yönetmenin en kişisel filmi. İzleyip etkilenmeyen bir daha film izleme zahmetine girmesin.
Burton, Batman gibi gişe rekortmeni bir filmin arkasında kısıtlı imkanlarla çektiği ve tamamen kendine has bir anlamda kendini anlattığı en kişisel çalışması denilebilir. Özellikle Burton'ın has fanatiklerince de çılgıncasına bir fanatizmle sahipleniyor olması da onun bir kült film olmaya en aday film olduğu gerçeğini bize gösteriyor. Burton'ın en kişisel ve özel çalışmasını bazılarının Edward'ın saçlarının Burton'ınkilere her ne kadar benzediği söylense de Burton'ın çocukluğunda fazlaca sessiz kabul edilen ve arkadaş çevresinden her zaman dışında tutulmuş bir karakter yapısının bunda daha fazla etkili olduğunu gösteriyor. Film tabi ki otobiyografik bir çalışma değil ama 80'li yılların bir tür otobiyografisini bir anlamda canlandırmıyor da değil. Özellikle 80'lere damgasını vurmuş gençlik filmlerinde karşılaştığımız farklı olmak ve uyumsuz olmak bir tür karakter yaratımının vazgeçilmez parçası olmuşken Burton bunu kendine has esprili bir dille o dönem için şaşırtıcı bir açılımla zihinlerde yer ediniyor. Örneğin, 21 Jump Street gibi bir televizyon dizisiyle ünlenen Johnny Depp'in karakterin dışında çok farklı bir rolü Edward'ı canlandırması ya da Anthony Michael'in filmografisine baktığımızda asi, farklı olmaya çalışan bir karakter yüklenmesinden çıkıp o zamanın seyircilerine düzenin adamına soyunuşu bir tür devrimdi bir anlamda. Özgün temellere oturttururken banliyö yaşamının tek düzeliği farklılığın bir tür duvarlarla örüldüğü yalnızlığın temellendirilişindeki bir metafor izleyiciye her daim dinlendiriliyor. Peg'in Edward'a yanlışlıkla yüzünü kanattığı yerlere bir tür kapatmak için makyaj yapması ama hiçbir zaman bu yaraları bir tür kapatamaması da filmin temel düşüncesi olan toplumdaki farklı olmanın, kabul edilememenin bir tür maskelendirilmesine karşı bir çıkışın tasavvuru noktasında önemli bir detay olarak görülebilir.
Film uzun zamandır izlemeyi düşündüğüm fakat bir türlü fırsat bulup izleyemediğim bir filmdi.Bugün filmi izlediğimde cidden güzel bir konuya değinilmiş.İnsanların farklılıklara bakış açısı ve mahalle baskısı konusunda gayet doğru tesbitleri olan bir film.Şahsen benim izlenilmeye değer bulduğum ve kesinlikle başkalarına da önereceğim bir film
Kurumuş gözlerime bir damla gözyaşı düşüren yegane film bu filmi izleyince insan zekasının ve hayalgücünün ne denli sınırsız olduğunu anlıyor insan film o kadar ütopik bi şekilde ilerliyorki insan filmi izledikten sonra bir arkadaşına filmle ilgili nasıl yorum yapacağını şaşırıyor klişeleşmiş titanikvari duygusallık yaratmaya çalışan yönetmenlerin tim burton dan öğrenecek çok şeyi var
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.