Hesabım
    The Dig
    Ortalama puan
    3,3
    12 Puanlama
    The Dig hakkında görüşlerin ?

    3 Kullanıcı yorumları

    5
    0 Eleştiri
    4
    1 Eleştiri
    3
    1 Eleştiri
    2
    0 Eleştiri
    1
    0 Eleştiri
    0
    1 Eleştiri
    Turgay Buğdacigil
    Turgay Buğdacigil

    Takip Et! Takipçi 1.213 Eleştirisini Oku

    3,5
    30 Ocak 2021 tarihinde eklendi
    Senaryosunu, filmde Lily James tarafından canlandırılan arkeolog Margaret “Peggy” (Preston) Piggott’un yeğeni John Preston’ın aynı isimli romanından (2007) uyarlayarak Moira Buffini’nin yazdığı “The Dig”, yönetmen koltuğunda Simon Stone’ın oturduğu biyografik bir drama…

    1939 yılındaki Sutton Hoo kazılarının bir yeniden anlatımı olan ve tüm hakları, Mia Galuppo’nun 29 Ağustos 2019 tarihli The Hollywood Reporter haberinde belirttiğine göre BBC Films yerine Netflix’e devredilen bu film, oyuncu kadrosunun kusursuz performansının yanı sıra görüntü yönetmeni Mike Eley’in kamerasından yansıyanlar ve Stefan Gregory’nin kurguya eşlik eden enfes müzikleri ile göz kamaştırıyor…

    Hani zaten bugüne kadar, “içine Shakespeare kaçmış” olan tiyatro geleneğinden gelen sahne tozu yutmuş İngiliz oyuncularının sinemada herhangi bir başarısızlıklarına da rastlamadık…

    Gelin isterseniz hikâyeye biraz daha yakından bakalım…

    Basil Brown (Ralph Fiennes) sandalla karşıya geçtikten sonra bisikletine atlayıp höyüklerde kazı yapmak üzere “Pretty” ailesinin malikane ve arazilerinin bulunduğu Sutton Hoo’ya doğru yol almaktadır…

    Vardığında çaldığı kapıyı açan John Grateley’e (Danny Webb) evin “dul hanımı” Bayan Edith Pretty’i (yine Mia Galuppo’nun haberine göre bu önemli rolü Nicole Kidman’dan kapmış olan Carey Mulligan) sorar…

    Öğrendiğimize göre Ipswich Müzesinden James Reid Moir (Paul Ready) bir antik Roma villasının kazısı ile meşgul olduğu için buradaki iş eğitimli profesyoneller yerine kazıcılığı bir aile geleneği olarak sürdüren Brown’a kalmıştır…

    Bu arada Bayan Pretty’nin küçük oğlu Robert (Archie Barnes) ile de tanışıyoruz…

    Ancak taraflar ücret konusunda anlaşamadıkları için Brown, Bayan Pretty’e kibarca şans dileyerek kendi evine doğru ayrılır…

    Derken ailenin şoförü Billy Lyons (Robert Wilfort) yolunu kestiği Brown’a, Bayan Pretty’den istediği haftalık £2’luk ücretin kabul edildiğinin yazılı olduğu bir not iletir…

    İşte o an, sorun çözülerek anlaşma sağlanmış ve her iki taraf da derin bir nefes almıştır…

    Her gün bisikletle gidip gelmek zahmetli olacağı için Brown, Billy’nin malikanenin mutfağından sorumlu olan karısı Bayan Lyons (Ellie Piercy) ile birlikte yaşadıkları müştemilattaki bir odada yatıp kalkacaktır…

    Kendisine kazı işlerinde John Jacobs (Joe Hurst) ve George Spooner (James Dryden) yardımcı olacaklardır…

    Kazı başlar başlamaz Ipswich Müzesinin yeni müdürü Guy Maynard (Peter McDonald) ile Reid Moir, durumu yerinde görmek üzere ziyarete gelirler…

    Tabii ikilinin asıl niyetleri Brown’ı Bayan Pretty’i ikna etmek suretiyle alarak halihazırda yürütmekte oldukları villa kazısında kullanmaktır…

    Ama Brown kesinlikle başladığı işi yarım bırakmak niyetinde değildir…

    İşler tüm hızıyla devam ederken Bayan Pretty’nin kontrol için kazı alanına gittiği günlerden birinde Brown, oluşan bir çökme sonucunda toprak altında kalır…

    Korkunç gibi görünen bu kaza, yapılmakta olan kazıda ciddi bir dönüm noktası olur…

    Zira yanlış yeri kazdığını düşünerek farklı bir alana yönelerek kazmaya başlayan Brown, Anglo–Sakson dönemden kalma bir gemi kalıntısı bulur…

    Çok geçmeden mevzuya, Brown’ın kendisine temiz gömlekler getiren karısı May’de (Monica Dolan) dahil olur…

    E, Bayan Pretty’nin desteğini istediği Ipswhic’de yaşayan (ve Kraliyet Hava Kuvvetlerine savaş pilotu başvurusu bulunan) kuzeni Rory Lomax’ın (Johnny Flynn) ne kusuru var?

    O da çıkıp gelir…

    Yalnız sağlık kontrolü için Londra’ya kadar uzanan Bayan Pretty ile Nazilerin hava saldırılarına hazırlanan Londra’nın hali pek hoş değildir…

    Fakat daha da kötüsü, Reid Moir ve aralarında William Grimes ile John Brailsford’un da bulunduğu yetkililer eşliğinde gelen (ve bu kazı sayesinde Kraliyet Coğrafya Topluluğunca 1967 yılında “Victoria Madalyası” ile onurlandırılan) arkeolog Charles Phillips’in (Ken Stott), Britanya Müzesi adına kazıya el koymasıdır…

    Üstelik tam da Brown, bir mezar odası da bulmuşken…

    Peki, ne olacak şimdi?

    Bayan Pretty ile Brown pes ederek, havlu mu atacaklar?

    Henüz dakika 40…

    Geride, aklınızdaki tüm soruların yanıtlanacağı koskocaman 72 dakikalık bir bölüm sizleri bekliyor olacak…

    Keyifli seyirler,
    Ahmet Büke
    Ahmet Büke

    Takip Et! Takipçi 743 Eleştirisini Oku

    0,5
    26 Şubat 2021 tarihinde eklendi
    gerçek hikaye ama sıkıcı gereksiz bir film… konunun belgeseli yapın seyredelim.. Konusuz heyecansız. Sade bir film…
    Güner Bıcılı
    Güner Bıcılı

    Takip Et! 10 Eleştirisini Oku

    4,0
    14 Nisan 2022 tarihinde eklendi
    Arkeolji alanını elene almış güzel bir dram filmi.
    1. Dünya Savaşının hayatlarda etkisini, başlamakta olan 2. Dünya Savaşı'nın hüznünü de anlatmakta.
    Film yüzde 85 kazıların çıkarılmasıyla ile alakalı öyküyü anlatmakta. Keyifliydi.
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    • En İyi Filmler
    • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler
    Back to Top