Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki
Ortalama puan
4,1
103 Puanlama

28 Kullanıcı yorumları

5
12 Eleştiri
4
3 Eleştiri
3
4 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
5 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.429 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Ağustos 2024 tarihinde eklendi
Senaryosunu da, Frank Herbert'ın aynı isimli romanının (1965) ikinci kısmını, "İkinci Bölüm" olarak uyarlayarak, Jon Spaihts ile birlikte kaleme alan, "Sicario" (2015), "Arrival" (2016) ve "Blade Runner 2049" (2017) gibi filmlerden de tanıdığımız Kanadalı sinemacı Denis Villeneuve'nin yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Dune: Part Two"; destansı bir bilim kurgu draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz, 190 milyon dolarlık bütçesinin sağladığı avantajın da yardımıyla...

Kullanılan görsel efekt ve yeşil perde teknolojileriyle, başarılı makyaj uygulamalarının yanı sıra; koordinatörlüklerini, Joseph Beddelem, Henry Kingi Jr., Lee Morrison, Lilla Nemeth, Domonkos Pardanyi, Vi-Dan Tran, Leonie Wilkinson ve Roger Yuan'nın üstlendikleri, dublör oyuncuların performanslarına yaslanılarak çekilen...

Ve...

Brüt 660.7 milyon dolarlık bir gişe hasılatı rakamına da ulaşılan, ilki için de kapsamlı bir yorumu yine bu mecrada paylaştığımız bu devam filmine biraz daha yakından bakalım...

***

Film...


"Baharatı kontrol eden, her şeyi kontrol eder..."


Şeklindeki, ana temaya hakim unsurun hatırlatılması...

Ve...

Prenses Irulan'ın (Florence Pugh)...


"İmparatorluk günlüğü... Sene 10191, üçüncü yorum...

Arrakis savaşı, herkesi hazırlıksız yakaladı... Böylelikle de ortalıkta, hiçbir tanık bırakılmadı...

Harkonnen Operasyonu; ne bir uyarı ne de bir savaş ilanı olmadan, bir gecede başladı...


Sabah olduğunda, Atreidesler tamamen yok olmuş... Hepsi karanlıkta ölmüştü...

Ve İmpartor (Christopher Walken)...

Hiç bir şey söylemedi...


O geceden beri babam aynı değil... Ben de değilim...


Hareketsizliğini kabullenmek, benim için zordu... Çünkü Dük Leto Atreides'i (Oscar Isaac) kendi oğlu gibi sevdiğini biliyordum...

Ama benim babam, hep güçlü olandan yana olmaya meyletmiştir...

Ki Harkonnenlere, pis işlerini yaptırdığı ilk sefer de değildi bu...

Arrakis'in gölgelerinde birçok sır yatıyor... Ama en karanlık olanı, halen Atreides Hanesi'nin sonudur..."


Biçimindeki ilk filmin, kısa özetiyle başlarken...

***

Söz konusu Arrakis'in çöllerinde...

Savaşçıları arasında, Atreides Hanesi'nin sürgündeki yeni Dükü Paul Atreides (Timothée Chalamet) ile onun hamile annesi Leydi Jessica'nın da (Rebecca Ferguson) bulunduğu...

Stilgar (Javier Bardem) komutasındaki Fremen kabilesinin askerleri, Paul ile annesinin peşindeki...

Bir Harkonnen devriyesini...

İmha eder etmez...

Yeniden yola koyulunur...

***

Bu arada...

Kuzey Arrakis'in Başkenti, Arraken'deki...

Baron Vladimir Harkonnen'in (Stellan Skarsgård) yeğeni ve Harkonnen Hanesi'nin varisi de olan Feyd-Rautha'nın (Austin Butler) ağabeyi "Canavar" lakaplı Lord Rabban (Dave Bautista)...

Askerlerinin...

Fareler olarak nitelendirdikleri Fremenler tarafından, çöllerde öldürülüyor olması karşısında...

Öfkesinden adeta çıldırmış durumdadır...

***

Derken...

Stilgar ve askerlerinin himayesindeki Paul ile annesi Jessica, Tabr Sietch'e vardıklarında...

Fremenlerin bir kısmı, onların casus olduklarından şüphelenirken...

Stilgar ve onun, Chani (Zendaya) ile Shishakli (Souheila Yacoub) gibi yakınında olanlar...

Tersine...

Onların kendilerine, bolluk ve bereket getireceğine inanmaktadırlar...

***

Üstelik bununla da yetinmeyen Stilgar...

Jessica'dan, ölmekte olan yaşlı Rahibe Ramallo'nun (Giusi Merli) yerine...

Yeni Rahibe Anaları Bene Gesserit olmasını da istemektedir...

***

Ki...

İçinde bulundukları durum itibarıyla...

Jessica da...

Stilgar'ın bu talebini, geri çevirecek hal ve ahval de değildir zaten...

***

O yüzden de...

Kendisine verilen, mavi renkteki kutsal zehri içip...

Hayat da kalmayı başarırken...

Oğlu Paul'de...

Chani ve Shishakli gibi Fremenlerin tüm itirazlarına rağmen...

Beklenen Mesih rolünü oynamak mecburiyetinde kalacaktır...

***

Halbuki...

Paul'ün niyeti...

Sıradan bir asker olarak kendileriyle beraber savaşıp, Fremen yöntemlerini öğrenmektir sadece...

***

Hem de...

Geleceklerinin selameti...

Ve...

Haince öldürülen Dük Leto Atreides için almaya yemin ettikleri intikamları adına Jessica'da...

Paul'ün bizzat kendisini ve onun Mesih olduğuna inanmayanları...

Bu fikre ikna etmeyi, tam da kafasına koymuş olduğu bir esnada...

Dakika 36...

***

Büyük bir intikam serüvenine uzanan yolun aşamalarının, gözler önüne serileceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; türün meraklıları kadar tatmin olacaklarını umduğumuz, post-prodüksiyon harikası bir görsel temaşanın devam ettirildiği...

130 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,


Son bir not:

Dikkatli izleyicilerin gözlerinin, hemen fark etmiş olduklarını tahmin ediyoruz ki...

Yapımcıları açısından, artık neredeyse "altın yumurtlayan bir tavuğa" dönüşmüş olan "Dune" serisinin bitmediği...

Filmin finalindeki son sahneden hemencecik anlaşılıyor...


Elbette...

Bu da demek oluyor ki...

An itibarıyla...

Üçüncü devam filmi için gün sayma aşamasına geçmiş bulunuyoruz...
Mert H
Mert H

Takipçi 1.632 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
21 Haziran 2024 tarihinde eklendi
Kitaba uyuşmayan çok fazla detay vardı. Filmin sonu bile orantısız bir şekilde değiştirilmiş. Görsel şöleni yüksek, hikaye derinliği ortalama bir film.
Viki Viki Vik
Viki Viki Vik

8 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
3 Mart 2024 tarihinde eklendi
Çok üzülerek 3,5 puan veriyorum. Sinemada ilk bölümün nasıl geçtiğini bile anlamadım o kadar güzeldi ki su gibi akıp gitti. Ama 2. bölüm o kadar basit ve sıradandı ki, bazı sahneler yapılanlar içim bayıldı bu kadar güzel başlayıp bu kadar berbat sahnelere maruz kaldığım için. Orta şeker tadı damakta bıraktıran bir film, keşke daha iyi ilerleseydi...
Can Eyüp
Can Eyüp

84 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
26 Nisan 2024 tarihinde eklendi
Senaryo takıntılı bir adam olup, her şeyi en detayına kadar hesaplayıp rasyonel bir zemine oturtma huyu olan birisi olarak neredeyse izlediğim her bilim-kurgu filmi zaten bu anlamda başımı ağrıtıyor. Yani görsel anlamda devasa projeler, başarılı oyunculuklar, kulağa hoş gelen fon müzikler ama senaryoda "Abi bunu nasıl düşünememişler? " dedirten mutlaka bir yer oluyor.

İlk olarak film bir önceki filme göre kesinlikle daha sürükleyici. Fon müziklerin devreye giriş zamanlamaları çok başarılı. Ben oyunculukları da çok beğendim ki bence Zendaya mevcut karakter için bence en ideal seçim olurmuş. Kaşları çatık genelde huysuz o tabiri caizse çingene kız tiplemesine müsait bir fiziksel görüntüsü var ve bence nokta atışı bir tercih olmuş. Keza anne rolünü oynayan kadının da rolünde çok iyi olduğunu, filmin genelinde başarılı bir oyunculuk performansı gördüğümü eklemem gerek.

Ancak....

Başta da belirttiğim gibi filmde çok fazla akla aykırı detay var. Piyade bir kitleden oluşan kara ordusunun son düzey teknolojiyi çoğu kez eforsuz yendiğini görüyorsunuz. Ellerinde havada uçan gemiyi iki hamlede delik deşik edecek teknoloji varsa neden karada çatışmayı tercih edersin?

Çöl solucanının hikayesini muhtemelen ilk filmde kaçırdım. Bu solucan sismik hareketlere göre o alana gidip hareketli cismi yutmuyor muydu? Bu arkadaşlar bunu nasıl oluyor da binek niyetine kullanıyor? Veyahut bu solucanlar nasıl bu kadar büyüyebiliyor?

Savaş sahneleri de bence biraz kısırdı. Arena sahnesi kısa ve yetersizdi. Sondaki kapışma sahnesi bile gereksiz klişe bir sonla bitti. Ana kahraman kaybetti sanırsın ve bir bakmışsın bir yerden kolu uzamış ve kötü adamı öldürmüş....

En garibi de obez kötü adamımızın, konumları belli olan Fremenlerin yuvasını bombalamayı asla akıl edemeyip, yeğeni bunu akıl edince dahiyane bulmasıydı. Yani çölde bu kadar becerikli bir kitle ile neden çölün ortasında yerden savaşırsın ki?

Genel olarak zaten bu mevcut teknoloji varken bu kadar piyade savaşı görmek sırıtıyor. Yani ya teknoloji bu kadar ilerlemesin ya da artık bıçakla kapışma olayını aşın kardeşim...

Ancak bu senaryo hatalarını kenara koyup, sadece görsel anlamda doymak ve sürükleyici bir 2.5 saat geçirmek için izlenebilir bir film. Bu senaryo hataları olmasa da net 4 - 4.5 yıldızı verirdim.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler