Senaryosunu da kaleme alan Zach Cregger'ın yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Barbarian"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Korkunun, "Canavar (Monster)" ve "Psikolojik (Psychological)" alt kategorilerinde harmanlanılarak kurgulanılmış...
Gizemini de sonuna kadar koruyan...
Sıra dışı nitelikteki, bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
4,5 milyon dolarlık bir bütçeyle ve çoğunlukla da...
Klostrofobik özelliklere haiz kapalı ve karanlık tek bir mekan da çekilerek, brüt 45,3 milyon dolarlık bir hasılat rakamına da ulaşmış olmasına ilaveten...
Her bir sahnesini, büyük bir ilgi, beğeni ve hayretler içinde izlediğimiz bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
"Neo-noir" tarzdaki filmlere özgü bir yağmurun, bardaktan boşanırcasına bir hızla yağdığı bir gece de...
Ertesi günkü, belgesel film yapımcısı Catherine James (Kate Nichols) ile yapacağı asistanlık işinin, karşılıklı görüşülmesi öncesinde...
Bir geceliğine konaklamak gayesindeki Tess Marshall (Georgina Campbell)...
Detroit'in Brightmoor semtindeki, Barbary 476 numaradaki Airbnb'den kiraladığı bir eve varır...
Fakat kapı, vakti zamanında yapılan...
Kayıt altındaki, resmi internet rezervasyonlarına aykırı olarak, ona duvardır...
***
Zira...
Aynı evi, HomeAway üzerinden kiralayan Keith (Bill Skarsgård)...
Çoktan gelip, içeriye yerleşmiştir bile...
***
Derken...
Bir ara evde ışık gören Tess...
Bu bağlamda kapıyı çaldığında...
Kendisine, oldukça kibar ve de güvenilir birisi olarak görünen...
***
Hatta kendisine...
Çay ve şarap da ikram eden Keith'in...
Davetini geri çevirmeyerek içeriye girer...
***
Zaten...
Dev bir tıp kongresine ev sahipliği yapıyor olması nedeniyle...
Tess'in kasabadaki herhangi bir otel de, yer bulması da asla mümkün değildir...
***
Hal böyle olunca da...
Geride kalanında Keith geceyi, salondaki kanepe üzerinde uyuyarak geçirirken...
Yatak odasını da, Tess'e bırakma nezaketini gösterir...
***
Çok geçmez...
Uykuya daldıkları gecenin bir yarısı...
İşittiği bir sese uyanan Tess...
Odasının kapısının açılmış olduğunu görmenin yanı sıra...
Kapıyı kendisinin açmadığını söyleyecek olan Keith'i de, rüyasında bir kabus görmek de olduğu için çığlıklar atıyor olması sebebiyle uyandırarak kaldırır...
***
Neyse...
Ertesi sabah, iş görüşmesi yaptığı...
Müstakbel patronu konumundaki Catherine tarafından da...
Konakladığı ev ve evin bulunduğu semt hususunda ciddiyetle uyarılan Tess...
***
İşini bitirip yeniden eve döndüğünde...
Bağırarak kendisine doğru koşan...
Ve Tess'in, saldırgan zannederek telefonla 911'i aramasına yol açan mahalleli birisince de (Jaymes Butler)...
O eve girmemesi hususunda...
İkaz edilir...
***
Ama...
Onu dinlemek yerine...
Apar topar bir biçimde, kendini eve atan Tess...
Tuvalet de, tuvalet kağıdının tükendiğini de fark ederek...
Kapısını açıp ışıklarını de yaktığı...
Yedeğini bulabileceğini düşündüğü bodrum katına yönelir...
***
Ve gerçekten de...
Tahmininde yanılmayan Tess...
Paket içindeki kağıtlardan birini alıp...
Tekrar yukarıya doğru seğirttiğindeyse...
Kapının aniden kapanıp üstüne kilitlenmesiyle...
***
Kendisini dehşete düşürecek bir şekilde...
İçindeki gizli bir bölmede, bir kamera ve bir kova ile bir yatağın da yerleştirildiği odayı da keşfedeceği bodrumda mahsur kalır...
***
Ki...
Benzeri bir korkuyu...
İnip aşağıyı kontrol ettiğinde...
Gelip kendisini, sıkışıp kaldığı bodrumdan kurtaran ve yardım için de Tess'e...
Adeta umutsuzca yalvaran Keith'de yaşayacak...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 37...
***
Cinsel istismarla suçlanarak işini kaybeden ve parasız da kalan aktör AJ Gilbride'ın (Justin Long)...
Bu durumu, kısmen de olsa telafi etmek üzere...
Detroit'in Brightmoor semtindeki, Barbary 476 numaradaki, tapuda üzerine kayıtlı mülkünü satmak amacıyla devreye gireceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; beklenmedik kadar kanlı da bulabileceğiniz, ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran...
65 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,