Senaryosunu...
Andy Weir'in aynı isimli romanından (2021) uyarlayarak Drew Goddard'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da...
Phil Lord ile Christopher Miller'ın oturmak da oldukları "Project Hail Mary"; bilim-kurgu tarzdaki bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Böylesine etkileyici bir yapımın namı hesabına...
Görsel efekt ve beyaz perde teknolojileriyle başarılı makyaj uygulamaları aracılığıyla, post-prodüksiyondaki her türlü marifetin de devreye sokulmasına olanak tanıyan, 200 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilerek...
***
Ne yazık ki yapımcılarının, karşılığını bulamayan umutlarının aksine...
Tam da beklenilmedik bir şekilde...
Brüt 223 milyon dolarlık bir hasılat rakamıyla, doğrudan gişeye çakılan bu filme...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Ziyadesiyle uzun sürecek bir yıldızlararası yolculuk amacıyla, komaya sokularak uyutulduğu yatağında...
Birden kendine gelerek aniden uyanan Ryland Grace (Ryan Gosling)...
Gerek zihnen ve gerekse de bedenen, sağlıklı reaksiyonlar veremese de...
***
Çok geçmeden...
Geminin bilgisayarı Mary'nin de (seslendiren Priya Kansara) yardımıyla...
Dünyadan, (11 yıl, 10 ay, 14 gün ve 6 saatlik, dünyevi bir mesafeye denk gelen) ışık yılları uzaklıktaki bir uzay gemisindeki...
Üç kişilik mürettebattan, hayat da kalan tek kişi olduğunu da anımsar...
***
Aynen...
Aslında kendisinin sadece, Amerikalı bir ortaokul fen bilgisi öğretmeni ve eski bir doktoralı moleküler biyolog...
Ve geçmiş de...
Irina Petrovova isimli radyo teleskop meraklısı bir insanın, Güneş'ten Venüs'e doğru uzanarak ilerleyen kızılötesi bir ışını fark etmesi gibi...
***
Ki...
Nihayetinde, Petrovova hattı adı da verilen bu güzergahtaki "yıldız yiyen" bir mikroorganizma...
İçinden çıktığı Güneş'in enerjisini yavaş yavaş tüketmek de olup...
***
Zamanında bir önlem alınmaması halinde de...
30 yıl içerisinde Dünya, ciddi anlamdaki bir soğuma ve kararma...
Dolayısıyla da...
Bunların yaratacağı, açlık ve savaş felaketlerine maruz kalmış olacaktır...
***
İşte bu genel çerçevede...
Konuya hakim tüm dünya devletleri ile bilim insanlarının, zaten alarmda oldukları günlerden birinin içinde...
Çat kapı çıkıp Grace'in ziyaretine gelen hükümet ajanı ve Hail Mary Projesi'nin yürütücü lideri konumundaki Eva Stratt (Sandra Hüller)...
Ve güvenlik görevlisi Carl (Lionel Boyce) tarafından, kendisine bu konuya dair, ciddi sorular da yönelten öğrencilerine ders verdiği okuldan...
Sorgusuz sualsiz bir biçimde alınarak...
Yapacağı incelemeler neticesinde, Güneş'in enerjisini emerek tüketen mikroorganizmaları tespit edeceği...
Uluslararası bir araştırma laboratuvarına götürülür...
***
Ardından da...
Taşıdığı yakıt kapasitesi nedeniyle, sadece gidiş için tasarlanmış...
Yani, Dünya'ya geri dönmesi asla mümkün olmayan ve bunu kendisi kadar iyi bilen...
Çinli pilot Yao Li-Jie (Ken Leung) ve Rus mühendis Olesya Ilyukhina (Milana Vayntrub) ile birlik de...
İnsanlığın geleceğini kurtarması umulan, bu uzay uçuşu projesine dahil edilir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 46...
***
Uzayın derinliklerinde...
Bir başına yol alan Grace'in yolunun, insan dostu uzaylı Rocky (James Ortiz) ile de kesişeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; sabır taşını çatlatır nitelikteki, gereğinden uzun tutulmuş müddetine rağmen...
Hani belki, bir an için Spielberg'ün "ET" (1982) klasiğindeki, akıl almaz türdeki "naifliği" de akıllara düşürüyor olması sebebiyle...
İzleme tahammülünü göstermek de direneceklerini düşündüğümüz, 110 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,