Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.
Basın Eleştirisi
Habertürk
Yazar: Mehmet Açar
“Dikkat: Kıyamet!”, yapı, doku ve ton olarak hiç benzemese de açılış sahnesi ve uzaydan gelen organizma itibarıyla, Michael Crichton’ın romanından uyarlanan 1971 yapımı “The Andromeda Strain” ile akrabalığı olan bir film… Filmin içindeki göndermeleri atlamayalım: Teacake’in elinde, insanların bedenlerini ele geçiren uzaylıların hikâyesini anlatan ve defalarca sinemaya uyarlanan “The Body Snatchers” başlıklı romanı görüyoruz. Başka bir sahnede, Haiti’de olup bitenlerden söz ederek Naomi’ye zombilerin gerçek olduğunu anlatıyor. Gerçi mantarın daha çok yayılmaktan başka hiçbir amacı yok ve konakçı olarak hiçbir bedende öyle çok uzun kalamıyor ama beyni hemen ele geçirmesi itibarıyla Yeryüzü’nü işgal etme gibi bir amacı olduğundan söz edilebilir. Finale doğru bedenine girdiği insanlar üzerindeki etkisini gördüğümüzde, zombileri düşünmek olası… İnsanlar üzerindeki nihai etkileri üzerinden baktığımızda “splatter horror” diye anılan alt türün örneği olarak da görebiliriz. Söz konusu alt tür, kanlı filmlerden ziyade grafik şiddetin etrafa saçılan vücut sıvılarıyla kendini gösterdiği filmleri tanımlamak için kullanılır genelde.
Eleştirinin tamamı için: Habertürk
Milliyet
Yazar: Müjde Işıl
George A. Romero’nun zombilerini dönüştürüp onları komedi malzemesi yapmak, olaylara hayvanları da dahil etmek 'Dikkat: Kıyamet’in başlıca artıları. Ama bir yandan da potansiyelini kendi kendine sınırlandırmış ya da el yükseltememiş gibi görünüyor. Kapalı alan ve depo konseptini basitçe harcıyor örneğin. Depoya gelen yaşlı misafiri de öyle. 'Basit olan en iyidir' ilkesi ağır basmış.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Habertürk
“Dikkat: Kıyamet!”, yapı, doku ve ton olarak hiç benzemese de açılış sahnesi ve uzaydan gelen organizma itibarıyla, Michael Crichton’ın romanından uyarlanan 1971 yapımı “The Andromeda Strain” ile akrabalığı olan bir film… Filmin içindeki göndermeleri atlamayalım: Teacake’in elinde, insanların bedenlerini ele geçiren uzaylıların hikâyesini anlatan ve defalarca sinemaya uyarlanan “The Body Snatchers” başlıklı romanı görüyoruz. Başka bir sahnede, Haiti’de olup bitenlerden söz ederek Naomi’ye zombilerin gerçek olduğunu anlatıyor. Gerçi mantarın daha çok yayılmaktan başka hiçbir amacı yok ve konakçı olarak hiçbir bedende öyle çok uzun kalamıyor ama beyni hemen ele geçirmesi itibarıyla Yeryüzü’nü işgal etme gibi bir amacı olduğundan söz edilebilir. Finale doğru bedenine girdiği insanlar üzerindeki etkisini gördüğümüzde, zombileri düşünmek olası… İnsanlar üzerindeki nihai etkileri üzerinden baktığımızda “splatter horror” diye anılan alt türün örneği olarak da görebiliriz. Söz konusu alt tür, kanlı filmlerden ziyade grafik şiddetin etrafa saçılan vücut sıvılarıyla kendini gösterdiği filmleri tanımlamak için kullanılır genelde.
Milliyet
George A. Romero’nun zombilerini dönüştürüp onları komedi malzemesi yapmak, olaylara hayvanları da dahil etmek 'Dikkat: Kıyamet’in başlıca artıları. Ama bir yandan da potansiyelini kendi kendine sınırlandırmış ya da el yükseltememiş gibi görünüyor. Kapalı alan ve depo konseptini basitçe harcıyor örneğin. Depoya gelen yaşlı misafiri de öyle. 'Basit olan en iyidir' ilkesi ağır basmış.