Dikkat: Kıyamet!
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
2,5
Geçer
Dikkat: Kıyamet!

Kafa patlatan mantarlar!

Yazar: Banu Bozdemir

David Koepp’in 2019 tarihli romanından uyarlanan, Johnny Campbell imzalı Cold Storage / Dikkat Kıyamet filmi ‘gerçek bir olaya dayanıyor’ ibaresiyle ‘kıyamet’ algısını güçlendiren, mutasyona uğramış bir mantar virüsü hakkında bilimkurgu, korku ve komedi türünde karşımıza çıkıyor. Filmin kesinlikle nostaljik bir algısı var, belki de bu türün yayılmaya başlaması 1950’li yıllara kadar uzandığı içindir. İnsanlık salgın filmlerine, kitaplarına, hatta bir parça da kendisine alışkın olduğu için filmi biraz da oyuncu kadrosunun hatırına zorlama bir eğlence algısıyla izledik diyebilirim. Tabii film bu türün geçmişini bildiği için kendisini bir yerlere koymuyor, o yüzden absürtlük dozu ürkütücü bir şekilde yansıyor bazı yerlerde!

StudioCanal

Film mantarın sebep olduğu dehşet konusunda sınır tanımazken, bir yandan da NASA’nın Skylab uzay aracının 1979’da Batı Avustralya’da yörüngesinden çıkıp parçalara ayrılmasını alt metin olarak ele alıyor ve filmi oradan yayıp açımlıyor. Ekipler kasabadaki insanların hayatlarını kaybetmesinden sonra, mantarı etkisiz hale getirip, kasabayı nükleer bombayla yok edip, yayılımcı mantarı da yeraltına inşa edilen bir tesiste muhafaza ediyorlar ve aradan geçen uzun yıllar bu tesisin işlevini unutturuyor. İnsanların eşyalarını depoladığı ticari ve duygusal bir depolama şirketine dönüşüyor. Ve işte 18 yıl sonra her şey yeniden başlıyor!

Cold Storage’ın etkileşim filmi 1971 yapımı The Andromeda Strain gibi duruyor ama bu konuda filmin içi rahat çünkü Koepp’in de bu konudaki bilgisi yabana atılacak gibi değil, hatta bir doz dalgayla gerçeklik boyutu kattığını da ima ediyor. Film ne yaptığını bilir halde, birisi 1955 tarihli bilim kurgu romanı The Body Snatchers okuyor mesela, ya da Carpenter’ın The Thing’ine yapılan atıflar da gözden kaçacak gibi değil, o anlamda etkileşim seven bir yapıda. Ve enfekte ettiği insanların pat pat patlamasına kadar elini korkak alıştırmayan iğrenç bir rahatlık içerisinde!

Filmin büyük bölümünün geçtiği depolama merkezinde patronunun baskısını umursamaz tavırlarıyla savuşturmaya çalışan Travis (Joe Keery) ve yeni başladığı işte hiçbir detayı atlamak istemeyen Naomi (Georgina Campbell) var. İki oyuncu da bu tarz yapımlarda deneyimli. İkilinin macerası ayrı bir havada; onlar bir kaçış oyununun içinde, gizemi çözdükçe keyiflenen ve sonuca ulaştıkça çocukça tepkiler veren, bu konuda aynı kafada uyum yakalayan ikiliyi canlandırıyor. Bu saf ve heyecanlı halleri filme ayrı bir hava katıyor.

Ayrıca Liam Neeson sırt ağrılarından mustarip bir imha uzmanı olarak filme sıradan bir şekilde dahil oluyor, aynı şekilde Vanessa Redgrave ve Lesley Manville de bu filmde etkisiz rollerde yer alıyorlar ama varlıklarıyla filme artı değer kattıkları bir gerçek!

Anlayacağınız dünyanın tehlikede olduğunun sinyallerini çalan bir B Film için gerekli unsurlar mevcut ve dünyayı bu durumdan kurtarmak için canını dişine takan kahramanlar da... Burada mantarı da yabana atmamak lazım, o da hünerlerini sergilemek konusunda iyi bir anti kahraman. Ölü bir kediyi ve ölü bir geyiği canlandırıyor, hatta geyiğe bir yön bile kazandırıyor, depo içinde absürt bir dolaşım alanı sağlıyor. Mantarın mutasyona uğrayıp, vücut içinde hızla ilerlediği sahneler bir parça eğlenceli, özellikle makyajlar gayet doğal ama istenilen etkiyi verecek kadar cilalı! Film sürprizli anlatım konusunda başarılı, bazen dağınık gibi görünse de Koepp’in incelikli fikirleriyle arada karşılaşmak olası. Filmin artılarından birisi de korku filmlerinin aranılan ismi Richard Brake! Cold Storage sonuçta çok da iddiası olmayan, kendisini B movie sularına bırakmış, komedi ve gerilim dozu sınırlı ama ilgili kitlesini de bulacağına inandığım bir yapım.

Daha Fazlasını Göster