En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.372 değerlendirmeler
Takip Et!
1,0
2 Eylül 2025 tarihinde eklendi
İşin en başında...
Geçip bilgisayarımızın başına oturduğumuzda...
Kendi standartlarımız çerçevesinde, öncelikle...
***
"Filmin en başında...
Gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanıldığı belirtilen senaryosunu...
Ali Dündar, Coşku Kılıç ve Gürhan Özçiftçi üçlüsü kaleme alırlarken...
Yönetmen koltuğunda da Erdal Murat Aktaş'ın oturmakta olduğu "Her Şeye Rağmen"; tam da söz konusu bu "sahici hikaye" bağlamında...
Haliyle...
Biyografik olarak da nitelendirilebilecek, bir drama olarak geliyor karşımıza..."
***
Ardından da...
Aynen her seferinde olduğu şekilde...
Bu kez de...
"Gelin isterseniz...
Miktarını bilmediğimiz...
Fakat, mütevazı olduğunu tahmin ettiğimiz bir bütçeyle üretildiği de hemen her halinden belli olan...
Ve önemlice bir kısmı da...
Adana, Türkiye'de çekilen bu filme biraz daha yakından bakalım..."
Demek istesek de...
***
Hem de henüz...
On ikinci dakikadayken...
Havlu atıp, izlemekten vaz geçmek de...
Çok da gecikmedik...
***
Zira...
Ne yazık ki...
Almanca bilmediğimiz (ve o sebeple de asla üzülmediğimiz) için...
O ana kadar, aktarılan mevzuya dair hiçbir şeyi kavrayamadığımız gibi...
Filmin künyesine baktığımızda...
***
Bir ara geride...
Kesinlikle ilgi ve gerek de duymadığımız...
Fransızca, İspanyolca, Rusça ve Arapça lisanlarında da konuşulduğunu da fark ettik...
***
Tabii hal böyle olunca da...
Filmin aslında...
Türkçe ve İngilizce dışındaki dillere vakıf olmayanlara göre kurgulanmadığını, vaktinde anlamamız nedeniyle...
İzlemeyi de orada kesip...
Sıradaki diğer filme geçtik...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş...
Ve üstelik de...
Tüm uyarılarımıza rağmen seyretmeye de devam edecek olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için...
Kendi anlatımımızı da...
Burada noktaladık...
***
Devamında ne olduğunu bilmediğimiz gibi merak da etmediğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; fazlasıyla gereksiz bulduğumuzu yinelemek de ısrarcı olacağımız...
Ve en azından bizim açımızdan...
Zaman israfından öte, pek bir şey ifade etmediğini de vurgulayabileceğimiz...
104 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
filim güzel ancak yayınlamayan sinema salonları var akşam 7 ye seans koyuyorlar neyapayın akşam 7 yi. açsana gündüz 1 seansını ne var ölürmüsünüz. birde tek kişiye salon açılmıyor şikayetçiyim . filmlerin 1 numaralı düşmanı sinema salonlarıdır. NOKTA.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.