Shell: Güzellik Merkezi
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
2,0
Yetersiz
Shell: Güzellik Merkezi

“The Substance’ın Basit Hâli…”

Yazar: Gizem Şimşek Kaya

Blank Tape, Dark Castle Entertainment ile Love & Squalor Pictures ortak yapımcılığında çekilen Shell, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Shell: Güzellik Merkezi filminin yönetmen koltuğunda Teen Spirit (2018) sonrasındaki ikinci uzun metraj projesiyle Max Minghella oturuyor. Senaryosunu Jack Stanley’in kaleme aldığı, görüntü yönetmenliğini Drew Daniels’in üstlendiği, müzikleri Eldad Guetta tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Elisabeth Moss, Kate Hudson, Elizabeth Berkley, Leanne Suter, Kaia Gerber, Mary Lynn Rajskub, Marty Bowen, Brandon Keener gibi isimler yer alıyor.

Film Medya

Filmin konusunu kariyerini kazanmaya çalışan kadının bir güzellik merkezine gitmesiyle birlikte başlayan olaylar zinciri oluşturuyor. Kariyerini geri kazanmak için çırpınan, bir zamanlar çok sevilen bir aktris olan Samantha Lake, sağlık devi Zoe Shannon'ın göz alıcı dünyasına çekilecek ama bu kusursuzluk görünümünün altındaki korkunç gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Çekimleri orta halli olan filmin en büyük şanssızlığı, geçen yıl gösterime giren ve izleyenleri büyüleyen The Substance (2024)’dan sonra izleyicilerle buluşmuş olması. Bu nedenle de The Substance’ın kötü bir uyarlaması olarak hafızalara geçmekten kurtulamayacağa benziyor. 2025 yılı Akademi Ödülleri’nde Demi Moore’a En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında adaylık kazandıran film; Hollywood dünyasının acımasızlığı, güzellik standartları ve kadınların yaşlanma karşısındaki sorunları, film endüstrisi gibi konuları iyi düşünülmüş bir şekilde ve sembolizmi bollukla kullanarak yansıtmıştı. Üstelik bunu yaparken The Shining (1980)’den Videodrome (1983)’a, Re-Animator (1985)’dan Alien: Covenant (2017)’a değin sinema tarihinde kült olmuş birçok filme de gönderme yapmayı da ihmal etmiyordu. Bu film ise aynı temaları kullanarak bir kara mizah şovu sunmaya çalışıyor. Haliyle daha basit ve yüzeysel bir anlatıma sahip. Finalinde ise adeta bir freak show’a dönüşüyor.

Zoe Shannon karakterine hayat veren Kate Hudson göz alıcı olsa dahi, filmi yükseltmeye onun çabaları yeterli olamıyor. Samatha Lake karakterini canlandıran Elisabeth Moss’un çekimler sırasında 6 aylık hamile olması ve bol kıyafetler giymek zorunda kalması da filmin istediği “görsel güce dayalı” etkiyi yapamamasının nedenleri arasında sayılabilir. The Substance’da Demi Moore’un yaşlılıkla mücadelesi ve dönüşümleri inanılmaz şekilde yansıtılırken bu yapımda maalesef sedef hastalığının izlerinin yok olması dışında karakterin görünümünde herhangi bir değişiklik göze çarpmıyor. Buna rağmen sanki bambaşka bir kadın olmuş gibi insanların bakışları değişiyor, seksi ve karşı konulmaz bir kadına dönüşmüş gibi davranılıyor. Bu durum da izleyicilerin “Aynı kişiye mi bakıyoruz?” diye düşünmelerine ve filmin atmosferinden direkt kopmalarına neden oluyor.

Sonuç olarak Shell; The Substance’ı karmaşık ve fazlasıyla sembolik bulanların izleyebileceği, aynı hedeflerle ilerleyen ancak daha yüzeysel ve basit kalan; bilim kurgu, korku ve komediyi içerisinde harmanlayan başka bir vücut korkusu.

Daha Fazlasını Göster