Matrix Reloaded
Ortalama puan
4,3
2198 Puanlama

167 Kullanıcı yorumları

5
46 Eleştiri
4
68 Eleştiri
3
21 Eleştiri
2
19 Eleştiri
1
7 Eleştiri
0
6 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
bruceconrad
bruceconrad

Takipçi 349 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Haziran 2003 tarihinde eklendi
280lerde çırpınıyo 300 milyonu aşması zor görünüyor....
turkersinmez
turkersinmez

20 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
21 Haziran 2003 tarihinde eklendi
ya bırakın allah askına ya kahveye cevirdiniz siteyi canınız cehenneme...
Ne olduğunuz umurumda bile değil.ister T-3 cu ister matrix ci olun rezil ettiniz güzelim siteyi...
Ama sizde suc yokki tek suc var olupta olmayan modelatörde...hiç bi etkinliği yok maalesef...
tamerercig
tamerercig

Takipçi 61 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
17 Haziran 2003 tarihinde eklendi
''Matrıx filmi hakkında felsefi yorumlar yada kıyaslamalar yapmakla felsefe
kitabı okumanın ne ilgisi var!'' ne ilgisimi var?? felsefenin ne
olduğunu bilmeden ne anlama geldiğini bilmeden nasıl oluyorda bu
konu hakkında fikir yürütülebilir?? seyrettiği birşeyi hangi kalıplar
içinde felsefe olarak adlandıra bilir?? felsefeyi bilmeden nasıl
felsefe yapılabilir?? felsefe bir bilimdir..bir film türü değil..yani
korku,macera dram gibi basit birşey değildir..içinde yüzlerce
görüşü barındırır..insanlık hayatında felsefe tabiki zorunludur..ama
felsefenin ne olduğunu iyi anlamak gerekir..felsefe sistem
düşüncesiyle sık sık karıştırılmaktadır..her ortaya çıkan yeni bir
akın veya düşünce felsefe olamaz..bu gerçeklik sürekli ilerleyiş
içinde çeşitli sistemleri art arda meydana getiren düşüncenin
hareketleridir..bir fikir tarihciside herşeyden önce bu sistemleri
üretmiş olan düşünceyi arar.. yani matrıx'e felsefi bir boyut
getiren herkes bu anlamda bir nevi fikir tarihcisidir!!! (bak sen)
ne var ki her bağlanma (matrıx'de olduğu gibi ) keyfi bir
davranıştır..sadece akla dayanılarak haklı çıkarılamaz ve bu anlamda
tamamen hür dür... bu onun felsefe olduğu anlamına gelmez ( bk.
VAROLUŞCULUK) işte bu gerçek felsefedir... eğerki gerçekten bir
matrıx felsefesi var ise felsefenin özel bir araştırma kolu haline
geldiği şu yüzyılımızda birde MATRIXIZM diye müspet bir felsefi
düşünceyle karşılaşacağiz demektir..yada ne bileyim belki adını fikir
babalarından bile alabilir...wachowskıcilik...sakın abarttığımı
düşünmeyin..çünkü artık nede olsa yeni bir akım çıkıyor... artık
Felsefiyat'a bile girer..böylece Wachowskı kardeşler
marangoz,yönetmen,senarist gibi sıfatlarından sonra Felsefeci olarakta
anılırlar... böylece sokrateslerin,kantların, marxların, hegellerin,
arıstoteleslerin,zenonların yanında isimlerini altın harflerle
yazdırırlar...belkide İslamiyet felsefesi,Fransız felsefesi,İnsan
felsefesi falan derken yeni bir yüzyılda Sinema felsefesi diye bir
akım bile ortaya çıkabilir... şimdi bu söylediklerimle dalga
geçtiğimi sanıyorsunuz değilmi...hayır..wallada billada dalga falan
geçmiyorum... belki Matrıx felsefesi denen şeye ağızlarıyla gülmeye
bile tenezzül etmiyenler olarak karşı bir akım bile yaratabiliriz..
nede olsa hepimiz bir fikir tarihcisiyiz... bende Matrıx filmini
eleştirerek Kant'ın eleştirici felsefesi görüşünü kullanıyorum..
Matrıx sadece bir sinema filmidir...anlattığı konuda izliyenlere yeni
bir akım yeni bir düşünce aşılamak amacıyla değil sadece hoş vakit
geçirmek içindir... uçan insanlar,ahtapot şeklindeki robotlar
bilgisayar içindeki yaşam , kurşunlardan kaçabilenler , kendini yüzlerce
benzerine klonlayabilenler tamamen bilgisayar ürünü ve film
hilesidir... (biliyorum böyle ilkokul çocuğuna ders verir gibi
anlatmak biraz abes kaçıyor ama durum artık bu noktaya geldi) böyle
bir hayatın varlığına inanıpta matrıx'de uçmayacaktıda ne yapıcaktı
gibi bir soru sormakta MATRIXIZM'ın konusu içinde yer alsa gerek...
kısacası MATRIX bir senaryodan ibarettir.. kendimizi biraz kasarsak
içinde yüzlerce felsefi akımın izlerini taşıyor olarak
görebiliriz...ama bu onun bir felsefe olduğu anlamına gelmez!!!! ne
bileyim belki yine çok iyi anlamış bir insan rolü yapmak için
kendimizi biraz daha kasarsak DÜNYAYI KURTARAN ADAM'dan girip THEY
LIVE filmine gidip ordan LOST HIGHWAY'a uğrayıp DEVIL'S ADVOCATE
filmine varana kadar bütün bu filmlerde felsefi boyutları ortaya
çıkartabiliriz... NEO'ya mesih gözüyle bakan akıllılar (walla bunu
ben demiyorum..bu filmi aralarında tartışanlar upsss!! pardon..bu
felsefeyi aralarında tartışanlar genelde hep bunu söylüyor)
Malkoçoğlu'nun onlarca kılıç darbesine rağmen hala dimdik ayakta
kalıp dövüşmesine rağmen niye mesih olarak değilde saçmalık olarak
görüyorlar??
dediğim gibi Matrıx sadece bir filmdir..ve bir film olarak
benim için kötü bir örnektir..bu benim kendi düşüncemdir.. filmin
anlattığı konuyu çok beyenmiş olabilirsiniz.. belki sizin hayatınıza
bile yön verebilir..ama çıkıpta bu bir felsefedir demeyin?? burada tamamen kendi
görüşlerimi yazdım... ister beyenirsiniz..isterseniz beyenmezsiniz... ama
bundan böyle Matrıx neden kötüymüş Matrıx felsefesiymiş gibi
gereksiz bir tartışma içinde yer almıyacağımı hatırlatırım... çünkü
ben söyliyeceğim herş
kergul84
kergul84

21 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
14 Haziran 2003 tarihinde eklendi
bu filmde mavi hap felsefesinden cok evrenin yaratıcısı vurgulanmış
banadolu
banadolu

Takipçi 445 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
9 Haziran 2003 tarihinde eklendi
ben 2. filmde hayalkırıklığına uğradım.kullanılan teknik,teknoloji ne kadar üstün olursa olsun bu filmin tüm büyüsünü dövüş sahneleri bozuyo.neo ise abarttı supermen gibi.çok gıcık ya
erguvenmurat
erguvenmurat

66 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Haziran 2003 tarihinde eklendi
Şimdi, bu ilk filmde bitebilirdi. İlk film iyi bitmişti, fikri bizi bozar.
Çünkü takdir edeceğiniz üzere, ilk film şimdikinden bin kat daha muğlaktı. Neyin ne olacağı hiç belli değildi. Tamam Neo uçuyodu, ama nereye, bu ne işe yarar, makineler buna karşı ne yapabilir, bunların hiçbiri belli değildi.
En basitinden şu sorunun cevabını vermek bile imkansızdı: Neo milyarlarca insanı matrixten nasıl kurtaracak. Diyelim ki kurtardı, o kadar insan nereye gidecek, nasıl rehabilite edilecek.
Bu filmde bu sorunun cevabı hala verilmiş değil. Moviescripte bakarsan, rehabilite filan edilmeyecek, hepsi öldürülmeye çalışılacak Neo tarafından. Yada Neo başka bir yolunu bulacak. Yani ilk filmde bitemeyeceği baştan belliydi. Düşününce. Neyse...
(Seraph'ın firewall'a benzetilmesini de abartılı ve zorlama buldum mümkünse)
ejuflag
ejuflag

4 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Haziran 2003 tarihinde eklendi
Bu ayki Sinema dergisinin "giriş" bölümünde yer alan Mehmet Acar'ın konuşmasını aynen aktarıyorum. Saygılar.

MATRİX EFSANESİ
Dergiyi yayına hazırladığımız son günlerde sinemaseverlerin gündeminin birinci sırasındaydı Matrix. Ama daha da önemlisi, ülke gündeminin de ön sıralarını zorluyordu. Bir televizyon programında bir bilim adamı 'Matrix'in, Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi ile birlikte büyük bir Amerikan komplosunun ürünü olduğunu' iddia ediyor, aksine düşünenleri de bu komplonun kurbanı olarak görüyordu. Sırf katılacakları programlar ve görüş verecekleri yayın organları için filmi seyretmek zorunda kalan ağırbaşlı felsefeciler filmi yerden yere vururken, kimisi filmi Hıristiyanlık propagandası olarak görüyor, kimisi semavi dinleri küçük düşürmeye çalıştığını iddia ediyor, kimisi İslam düşmanlığı yaptığını söylüyordu. 11 Eylül'le hatta Irak Savaşı'yla bağlantısı olduğunu düşünenler de vardı. Tüm bu iddialı yorumlar, ilk 5 gün içinde benim şahit olduğum yada duyduğum şeyler. Sadece 5 günde Türkiye'de olay bu boyuta geldiyse, varın siz önümüzdeki ayları ve olayın dünya ölçeğindeki durumunu düşünün!
Kendi adıma ömrüm boyunca henüz böylesine geniş ve büyük bir tartışma dalgası yaratan bir "sinema olayı"na tanık olmuş değilim. Ama "olay" kadar işin "sinema" tarafına bakmanın da faydası olduğunu düşünüyorum. Tartışmalara sonradan dahil olanların düştükleri önemli bir yanlış var. Wachowski kardeşlerin endüstrideki yıllarını bilmeden, mesela "Bound" gibi bir filmi seyretmeden ve daha da önemlisi ilk Matrix filminin adım adım nasıl bir efsaneye dönüştüğünü yaşamadan, her şeyi büyük bir pazarlama başarısı olarak görmek kolaycılığına düşüyorlar. Şüphesiz pazarlamanın belirli bir payı var ama Matrix efsanesi, her şeyden önce "The Matrix" adını taşıyan ilk filmin olağandışı başarısı nedeniyle doğdu. Yani, önce "The Matrix"in sevilmesinin nedenlerini anlamak zorundayız; eğer bunu anlarsak, her şeye daha serinkanlı bakma şansımız olacak. "The Matrix" özetle, aksiyon, bilimkurgu, Uzakdoğu dövüş filmleri gibi türleri harmanlayan ve dünyaya bilgisayarlarla gözünü açan yeni nesilleri avucunun içine almakta hiç zorlanmayan bir hikayeye sahip. Daha önce hiç kimse böyle bir "kokteyl"le seyircinin karşısına çıkmamıştı. Matrix çok seyrediliyorsa mutlaka bunun ardında büyük bir komplo gibi başka şey vardır, deme kolaycılığına düşmeden önce bunu görmemiz gerekiyor.
İkincisi, Matrix'in bir "dünyayı kurtaran kahraman" filmi olduğunu hatırlamakta fayda var. Demek istediğim, Matrix'i entellektüel açıdan çok ciddiye almadan önce, masallarla, destanlarla olan bağlantısını, yani onun ilkin "basit olan" tarafını görmeliyiz. "Dünyayı kurtaran kahraman formatında çağdaş bir sinema efsanesi" yaratmak isteyen iki kardeşin, masa başında karşılıklı fikir üretmeye başladığı ilk anları düşünmeyi başarırsak, Matrix'in ardındaki asıl fikri çok daha rahat görebiliriz gibi geliyor bana.
Evet, Matrix kendini çok ciddiye almak zorunda çünkü bir efsane haline gelmeye ve dünyayı kurtaran kahramanın destanı olmaya çalışıyor. Ve ciddiye alınmak istediği için bizi canevimizden vurmak istiyor. Diğer bir deyişle, ciddiye alınmak için teknoloji karşısındaki en derin korkularımızı kullanıyor. Sonuç olarak, yarattığımız bu medeniyetten ötürü kollektif bilinçdışımızda hepimiz bir parça korkuyoruz.Çünkü ne kadar ilerlersek ilerleyelim, insanlık açısından işlerin pek yolunda gitmediğinin, hatta her an sarpa sarmak üzere olduğunun, kontrolden çıkmak üzere olduğumuzun farkındayız.
Ayrıca, bilgisayarlar ilk çıktığından beri onların bizi yönetmesinden korkmadık mı? Ve ikibinli yılların başında bilgisayarlar konusunda, çok değil on yıl öncesinde hayal ettiğimizin çok çok ötesine geçmedik mi? Dedelerimize ninelerimize, bilgisayarların mantığını anlatmakta zorlanırken, kendimizi bir bilimkurgunun, onları da eski bir filmin oyuncuları gibi görmüyor muyuz? Bilgisayar başında kendimizi simülasyon oyunlarına kaptırıp gittiğimiz gecelerin sonunda dalıp gittiğimiz o huzursuz uykularda gördüğümüz rüyalarda aynı oyunların içine düşmüyor muyuz? İnternet'in başında geçen saatlerimizin sonunda bilgisayarın içindeki dünyanın da en az gündelik gerçeklik kadar bizi sarıp sarmalamış olması bizi hayrete düşürmüyor mu? Ve bazen o küçücük ekranın karşısında çok daha mutlu olduğumuzu düşünüp kendimize şaşırmıyor muyuz? Ve sık sık, çok değil 50 yıl önce insanlar böyle yaşamıyordu aslında, diye düşünüp, kendimizi başka bir gerçekliğin bir parçası olarak görmüyor muyuz? Ömrümüzün kaçta kaçının ekranlar başında geçtiğini hesap ettiğimizde hangi birimiz ürkmüyoruz? Matrix, bizi sistemin içine, programın yazılımına, simgelerin ekrandan aktığı noktaya kadar götürüyor ve kıyısında yaşadığımız "o büyük birleşme"nin, yani bilgisayar-insan bütünleşmesinin bir çeşit temsili olmayı deniyor.
Bu arada, hepimiz yaşadığımız dar fiziksel çevreler (evimiz, ofisimiz vb) dışında yaşadığımız "global köy"ün gerçekliğine aslında hiç dokunamadığımızı, sadece o gerçeklik üzerine başka kaynak tarafından bilgilendirildiğimizin farkındayız. Ve sık sık o kaynakların düzenli olarak yalan söylediğini düşünüyor, gerçekliğin kontrol edilebilir bir şey olması karşısında endişeleniyoruz.
Matrix, işte böyle bir dünyanın efsanesi olduğunun bilincinde ve ona göre kendini biçimlendiriyor. Kutsal Kitap'lardaki efsanelere benzemeye, esaslı bir kurtuluş destanı olmaya çalışıyor. Wachowski'ler destanı seslendiren, anlatan ilkçağ şairleri kadar inançlı değiller ama öyle görünmek istiyor ve öyle davranıyorlar. Yani Matrix'in bir ayağı çok eskilerde dururken bir ayağı da bugünden geleceğe uzanan bir noktada duruyor. Bir anlamda, doğaüstü bir gücü duyumsamak, ilahi adalete inanmak, gerçeğe dokunmak isteyen insanoğlunun hikayesi olmaya sıvanıyor. Ama bütün bunlar netice itibarıyla bir oyun ve oyun olduğu için düşünme biçimlerini, asin kaynaklarını saklamıyor, aksine neredeyse gözümüzün içine sokuyor. İşte bu nedenle, Matrix'te anlatılanları değil, bir film olarak tasarlanma biçimini ciddiye almalıyız. O tasarlanma biçimini anladığımızda, yani Matrix'i çağdaş bir efsane yapan nedenleri keşfettiğimizde hem içinde yaşadığımız dünyayı hem de kendimizi daha iyi tanıyacağız. Ve bu arada, zeka düzeyi yüksek bir film seyredip eğleneceğiz.
Son bir not: Üçüncü filmi görmeden ikinci filmi yorumlayanlar, antraktta yorum yapmanın azizliğine uğrayabilirler çünkü 2 ve 3 aslında tek bir film.

Mehmet ACAR
MuR@T G.
MuR@T G.

99 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
7 Haziran 2003 tarihinde eklendi
Okulda felsefenin F sini görmeyen dallamalar tabiki bu filmi derin felsefi sanacak... ENGİN ARDIÇ Helal Olsun Engin Abi
saltans
saltans

42 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Haziran 2003 tarihinde eklendi
yalnız şuda var bence animatrix'i gördükten sonra çoğu LOTR fanı acaba neden Peer Jackson'da böyle bişey düşünmedi diye sormuştur kendine aslında oturulsa yapılsa sadece 10-15 dakkalık değil ciddi uzun süreli animasyonlar olsa 1 ile 2 bölüm'ü tamamlasa aynen 2 ile 3.bölüm arasında köprü kursa vs..
tuffy34
tuffy34

Takipçi 162 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
4 Haziran 2003 tarihinde eklendi
Bir varmış bir yokmuş.. 3 felsefeci varmış.. Bi çiftlikte yaşarlarmış.. Bir sabah bi atın kaç dişi olduğu(!) gibi ulu bir felsefi konuda beyin fırtınası içerisine girmişler.. Tartışmaya kulak misafiri olan seyis usulca eğilip isterseniz ahıra gidip atlardan birinin kaç dişi olduğunu sayayım diye sormuş.. Felsefecilerden yaşça büyük olanı seyise çıkışmış.. "Sen sus biz burda felsefe yapıyoruz!.." Felsefe budur.. O yüzden bırakalım Matrix bi sinema filmi olarak kalsın.. "Felsefenin tünelinin tek çıkışı girişidir.. O halde niye giresin ki?.." Niccolo Machiavelli
kepce29
kepce29

Takipçi 61 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
3 Haziran 2003 tarihinde eklendi
ÇOK SAÇAM BİR FİLM NE MANTIKLA ÇEKİLDİĞİ BELLİ BİLE DEĞİL VERDİĞİM PARAYA ACIYORUM
yilmazmurt
yilmazmurt

61 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Haziran 2003 tarihinde eklendi
şunu kabul etmek gerekir ki matrix sinema tarihinde bir çığır açtı.filmin felsefesi günümüz dünyasını bile sorguladı.buda bence çok önemli.
2 filmide izleyip beğenmeyenler(özellikle ikincisini) bence sinemadan anlamıyorlar yada filmden beklentileri çok büyüktü.
ilki kadar harika bir yapıt.üçüncüsü bence dahada güzel olacak.
ayrıca film çok abartılmadı bilakis daha çıkmadan kötülendi.buradada aklıma kötü şeyler geliyor.niye bukadar kötülendi gibilerinden! diğer film şirketlerinin parmağı olabilir.
baranonline
baranonline

Takipçi 41 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Mayıs 2003 tarihinde eklendi
ya beyler yapmayın özellikle şu dreamcatceher'ın yazdıklarına değinmek istiyorum bu tür hatalar her filmde olabilecek türden hatalar hadi söyleyin hangimiz bu hataları farkettik bunlar sadece filmi dikkatlice hata bulmak için izleyince ortaya çıkan şeyler, onun için bü tür hatalarla filmi değerlendirmeyin ayrıca forumda 'en iyi aksiyon filmi hangisi diye' başlık atanlar var lütfen bu forumda sadece matrix hakkında yorumlar yapılsın
pirimugan2007
pirimugan2007

46 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
29 Mayıs 2003 tarihinde eklendi
sizce yapılmış en iyi aksiyon filmi hangisi ? ya da tartışabileceğimiz bir forum var mı ? ben hala zorölüm3 diyorum,senaryo ,oyunculuk,diyaloglar ve espiriler,ve tabiki samuel süperdi.hala arada bir koyup izliyorum.ben onu seçtim
xhero1905
xhero1905

Takipçi 167 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Mayıs 2003 tarihinde eklendi
Fazlasıyla abartılı ve ilkinden daha kötü.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler