Kağıttan Hayatlar fimi Ayla ve Müslüm'ün yönetmeni olduğu Can Ulkay tarafından yönetildiği için beklentim yüksekti.Konu farklı bir konu olması itibariyle bu beklentiyi canlı tuttu denilebilir.Gerçekten de her gün gördüğümüz belki de hayatlarının nasıl olduğuna dair düşünmediğimiz insanların hikâyesini izleyeceğimi varsaymıştım ama biraz romantizm çerçevesinde ve filmi reaksiyoner kılmak için konulan eğlendikleri bölümler bu duyguyu açıkcası örseliyor. Çağatay oyunculuk konusunda üzerine koyarak ilerliyor, bu filmdeki oyunculuğu iyiydi. Filmi canlı tutan yan rollerden Gonzi karakterini canlandıracan kişi Ersin Arıcı aslında kağıt toplayan kişilerin durumunu daha iyi anlatmış. Çünkü Mehmet Ali burada daha patron seviyesine yükseldiği için ve sürekli para saydığı için hiyerarşik olarak rahatlamış ve işten elini çekmiş bir pozisyon ortaya koyuyor. Ali diye bir çoçuk karakter ortaya koyup Mehmet Ali'nin aslında geçmişteki hayatına isyan, bazı şeyleri düzeltme arzusu, şizofrenik boyuta varan hastalığı, kendisini kurtaracak ve annesine kavuşturacak bir el beklediğini çocukluktan beri anlatımı aslında sıkça kullanılan ama sevilen bir senaryo ve hikâye akış biçimi ama artık çok tahmin edilebilir oldu tabii ki. Zaten dram türünde iyi yapımları olan ve dram seven ve etkilenen bir milletiz.Bu aşı bizde olduğu için aslında etkilenmekte zorlanmıyoruz .Ama filmde realistik bakış açısından çok romantizmi kullanmaları filmin seyri ve zevki için yapılmış.Filmin başında ana duygu sloganik olarak söyleniyor daha doğrusu yazılmış. Çağatay'ın el arabasıyla kağıt topladığı ve zengin bir arabanın yol istediği sahne aslında bir metafor ve toplumsal bir eleştiri niteliğinde.Filmin müzikleri gerçekten harika, sahne geçişleri hızlı, akıcılık yerinde. Hikaye güzel, karakterler zayıf işlenmiş tam irdelenmemiş.Genel olarak başarılı diyebiliriz.
orijinal konulu türk kağıt toplayıcısı garibanın hikayesi… çok feci supriz sonlu türk filmi… en azından artık gına gelen saçma sapan komedi.. ve romantik komedilerden sonra süper gitti bu film
Kesinlikle sürükleyici bir flim çağatay ulusoyun hırçın ve çocuğu bukadar fazla sahiplenmesini flimin sonunda anlayabiliyoruz bence başarılı ve iz bırakabilecek bir flim bazı filimleri seyredersin hemde heycanla merakla fakar bir müddet sonra unutursun bu flim uzun yıllar unutulmayacak
Bazı aptallar filme kötü demiş,bu insanlar film denen şeyin ne olduğunu bilmiyor bence sonunu bile izlememişler psikolojik ve güzeldi kesin izleyin iyi oyunculuk
Filmin dekorasyonunu beğendim laf söyleyenlerin aksine. Çekim kalitesi ve açılar da hoşuma gitti. Ama Çağatay Ulusoy'un bazı sahnelerini yapmacık buldum. Küfrederken falan eksik kalıyor tam ruhu veremiyor. Bir de sonunu ufaktan tahmin ediyosunuz izlerken öyle çok da şaşırtamadı. Ne mükemmel ne de berbat. İzlenir.
İzlemeden önce acındırıp ağlatacakları klasik bir film beklerken Çok iyi bir kurguyla karşılaştım Beklentileri kesinlikle karşılayan bir film Türklerin kaleminden çıkmış en iyi filmlerden bir tanesiydi Keşke filmi biraz daha uzun tutsalardı ve anlamamız biraz daha güç olsaydı Ama yine de çok iyi bir kurguya sahipti Böyle psikolojik filmlere bayılırım Kesinlikle izlenmeli
Zamanla epey geliştirdiği oyunculuğunda Gözlerine oturttuğu hüzünle annesi tarafından terkedilmiş bir çocuğun onulmaz acısını yüreğime işledi Çağatay Ulusoy... Ve Ersin Arıcı muhteşemdi...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.