En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
gurtukan
65 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
20 Şubat 2010 tarihinde eklendi
David Lynch pekçok filmini seyredip her seyrettiğim filmden sonra pişman olduğum ama başka bir filmi karşıma çıkınca belki bu biraz anlaşılırdır deyip izlemek istediğim bir garip yönetmen. Filmlerinde çok değişik bir kurgusu varmı evet var. sonuna kadar acaba ne olacak diye merak uyandırıyormu evet uyandırıyor. Ama sonunda hiçbir şey olmuyor. Ve filmleri bittikten sonra asla tekrar görmek istemiyorsunuz. Bu adamın bu filmde ne anlattığını bilmek istermiyim onu bilmem ama sinemagrofi ve eğlence olarak hiçbir şey vermiyor. Birkaç arkadaş bir araya gelip hadi david lynchin şu filmini beraber seyredelim asla demessiniz. Veya bir arkadaşınıza şu filmi güzel izle diye tavsiye edemessiniz. Bunun sebebi filmlerinin yalnız ve karamsar dünyaları değil yada zekice kurgulanmış ama kendisinden başka kimsenin anlamasına imkan tanımayan fantezi gerçekliği değil. Sonunda hiçbirşey anlatmaması.
Aslında ilk başları filmin sıkıcı ve anlamsızdı acaba sonunda ne olacak işte nasıl olaylar birbirine bağlanacak falan diye insan düşünürken film çok anlamsız ve izleyicinin aklını karmakarışık edecek bir şekilde bitti ve akıllarda bir çok soru işareti bıraktı.Sanırım yönetmen the exile adlı arkadaşımızın da belirttiği gibi ben böyle bir film yaptım düşünme işide size kalmış,istediğiniz gibi yorumlayın şeklinde bişiyler söylemiş.Ama sonuçta film benim için bir anlam ifade etmiyor ve açıkçası hiç hoşuma da gitmedi öyle ki aldığı puanı da bir hayli fazla buldum.
Bir film David Lynch imzası taşıyorsa karmaşıklık,belirsizlik ve gizemlerle doludur.Film biter ve eee ne oldu bir son yokmu dersiniz.Evet bir sonu yoktur.Çünkü David Lynch insanlarin filmlerden bir şey anlamak istemelerini anlıyamıyorum der.Bir final yapma derdinde olmayan kafanızda soru işaretleri veri karmaşadan ibaret filmlerin ustası David Lynch,bu filmdede aynısı yapıyor.Kayıp otoban ve mavi kadife gibi baş yapıtlarına bence bu filmide eklemek gerekir.Özellikle Naomi Wattsı çok beğendim.Belli bir sinema düzeninde ilerlemeyen,bildiginiz anlamda sonu olmayan,karışık ve ağır ielrleyen filmleri sevmiyorsanız uzak durun.
Filmi anlamayıp beğenmeyenler filmin ne olduğu konusunda açıklayıcı yazılar bulup okuduklarında ’’Hımm evet ya güzelmiş’’ diyebilirler ama filmi ilk izlediklerinde anlamamış ve beğenmemişlerse -ki bence ne olduğunu anlatamıyor film ve daha da garibi yönetmen bey lynch bunu bilerek yapıyor-açıklayıcı yazılar onların görüşünü değiştirmemeli.Çünkü bana göre bir film kendini anlatmayı başarabilmeli.Başka filmlerin yine izleyicilerin kafasında soru işareti bıraktığı doğrudur fakat bir anket yapalım bakalım kaç kişi bu filmi ilk izlediğinde anlayabilmiş.Benim sinema anlayışımla çok ters bir tarz olduğu için hiç beğenmedim diyebilirim fakat yine de 4 verdim neden verdim onu da pek bilmiyorum belki Watss’ın oyunculuğu bir de bir kaç güzel görüntü.
Yav yorumları okuyup ne tür bir karmaşıklıkla karşılaşacağımı biliyordum hatta kayıp otoban filminden beri sabıkalıydı tarzını biliyordum hadi dedim belki bu filime herkes iyi demiş vardır bir sebebi izleyeyim dedim izledim tamam ilk başta karmaşıklığı anlayamadım rüya olduğunu biraz çaktım ama nesneleri anlayamamıştım karakterlerin yerlerini onlarıda netten bulup okudum eee yine değişen birşey yok değeri aynı filmin tekrar izlemeyi gerektirecek bir durum göremiyorum hani mementoda karmaşık bir filim hatta bir çok karmaşık filim sayarım size ama onlarda heyecan var sizi merak ettirir gerilirsiniz yani bir duygu yaşarsınız ama bu filim buz gibi soğuk hala aaaa vaybe dedirtecek hiçbir durum yok tek heyecanlandırıcı sahne kayıp otobandaki gibi hadi birde içine sex katimde tam olsun demiş yani iğrençliğin basit ilgi çekmenin yolu suçunu örtbas etmenin yolu. Birde mesaj verim kaygısı var şeytanın avukatı filmi gibi başka hiçbir atraksiyonu yok filmin. Bütün bunları anlatabilmek için filimi gereksiz yere uzun tutmuş yani 20 dakikalık filimi 140 dakikaya yaymak olağanüstü bir başarı esasında bu yönetmen gençliğinde gece seansı denen kuşaktan geldiği için normal uykusu kaçanlar için birebir film 10 dakkayı geçmez uyursunuz
'Bu filmi, sakin kafayla bir daha izlemeliyim' düşüncesiyle bir daha izlenen sonra 'Daha sakin kafayla bir daha izlerim' denilerek uzun bir süre bir köşede bekletilen, sonra tekrar izlenen ve böylece sürüp giden bir sürece neden olan tuhaf bir büyüsü olan film...
Daha öncede duyduğum çok karışık film,hiçbirşey anlamadım sözlerini bir yana bırakıp filmi izledim.Uzun bir müddet bu olaylar nasıl açıklağa kavuşacak, sonu nereye varacak diye düşünsem de film aşağı yukarı çözülmüştü.
Filme henüz izlememişlere sözüm: Fİlm hiç de öyle 3 kere 5 kere izlenince anlanacak kadar anlaşılmaz değil.Karışık ve gerçekten biraz dikkat istiyor ama çok güzel...
yazacağım yorumda filmi açıklayan cümleler bulunacak.o yüzden filmi izlemeyenler devamını okumasın lütfen (spoiler:)
bu filmin çok karmaşık bulunmasını anlıyorum ama sırf sadece çok karmaşık diye başyapıt olarak adlandırılması çok saçma gelio bana.heleki bu filmini izledikten sonra david lynch in filmlerinde kullandığı tekniğin çok basite kaçmak olduğu fikri iyice oturdu bende.yani bu adamın yaptığı tek olay kurgu karmaşası yaratarak inanılmaz basit bir konuyu anlaşılmaz kılmak.bunuda çok basit bi şekilde yapıyor.kurguyu 2 ye hatta 3 e ayırıyor.gerçek zaman kurgusu,gerçek zamanda geriye dönüşlerin kullanıldığı kurgu ve gerçek zaman diliminde görülen olayların, kişilerin simgelerinin kullanıldığı rüyalar.
bu filmi ele alacak olursak aynı şekilde 3 kurgu var.filmin en başından mavi kutunun açıldığı kısma kadar olan kısım betty nin (Diane Selwyn) rüyası.mavi kutunun açıldıktan sonraki kısım ise gerçek zaman örgüsüne geçilen ksım.ama bununlada kalmıyor bu seferde geriye dönüşler başlıyor.olay şu aslında Diane Selwyn (betty) in rolünü çalan ve kendisini rolünü çaldığı filmin yönetmeni için terkeden lezbiyen sevgilisi camillayı (rita)kıskançlık sonucu kiralık katil turarak öldürtmesi.sonundada yaşadıı travma sonucu intihar etmesi.filmin başından mavi kutu açılıncaya kadar Diane Selwyn in rüyasını görüyoruz aslında. rüyasında kendisini restoranda gördüü garson kız betty yapıor.sevgilisi camillayıda güzellik sembbolü olan rita (hayword).restoranda o restoranla ilgili kabus gören adamda yine bir simge çünkü gerçek hayata dönünce anlıyoruzki kiralık katili yine o restorandda tutuyor.rüyada 2 kere karşımıza çıkan kovboyuda gerçek hayatta yönetmenin verdiği partide 2 saniyeliğine görüyor ve böylece rüyasına dahil oluor:)hatta o kovboy david lynch tarafından seyirciyede ipucu vermekle görevlenfiriliyor.yine rüyasında gördüğü filmin en başındaki trafik kazasıda gerçek hayatta camillanın limuzini durdurup içindeki Diane Selwyn i ormanın içinden sürpriz parti için malikhaneye götürdüğü yerde oluyor.mavi anahtarsa kiralık katil tarafından camilla öldürüldükten sonra Diane Selwyn e veriliyor bunuda rüyasında mavi kutuyu açan obje olarak görüyoruz.bide şu var tabii mavi kutu açılıp gerçek hayata dönülünce herşey bitmiş camilla ölmüştür.Diane Selwyn de perişan haldedir zaten.bundan sonra ise zamanda geriye dönüşler başlarki buda seyircinin kafasını hepten karıştırır. ama yazının başındada dediğim gibi çok basit bir yöntem bu bence.konu inanılmaz basit.senaryoda sadece kıskançlıkla işlenen bir cinayet var ortada.gerisi sadece kurgu çorbası.memento bence bu filmden çok daha iyi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.