Mulholland Çıkmazı
Ortalama puan
4,0
685 Puanlama

130 Kullanıcı yorumları

5
33 Eleştiri
4
62 Eleştiri
3
8 Eleştiri
2
16 Eleştiri
1
7 Eleştiri
0
4 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
12 Aralık 2010 tarihinde eklendi
Naomi Watts ve Laura Elena Harring şahane, gerisi bahane!
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Şubat 2011 tarihinde eklendi
lynchin yine zekice,harika bir iş yaptığına kuşku yok.pek çok açıdan yorumlanabilecek,konuşulabilecek bir film.lost highway ile özellikle benzerlikler taşıyor,gizem,rüyalar,metaforlar usta yönetmenin oynamayı en çok sevdiği oyun alanları.yalnız okudum,araştırdım,kendi izlediklerimle de bağdaştırmaya çalıştım ama,ne yazık ki lynchin filmlerini komple anlayan bir insan evladıyla da tanışmadım.bu nedenle yorum yaparken içimizde birşeyler de eksik kalıyor hep.kafamızdaki sorular tamamıyla cevaplanmamış oluyor en basitinden.filmin analizini ana hatlarıyla yaptığınızda dahi hayran olmanıza yetiyor bu,fakat bir de ayrıntılar ve bağımsız sahneler var.işte bunların açıklamasını bulmak oldukça zor.belki ikinci üçüncü kez izlenirse daha açık olabilir.tam bir yönetmen sineması,ilk saniyesinden sonuncusuna kadar sizi gözleriniz ve zihniniz açık tutuyor,sürekli bir "gizem" hissetmenizi sağlıyor.lynchin filmleri her zaman sıradışı deneyimler olmuşlardır.
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
19 Nisan 2009 tarihinde eklendi
Aslında ilk başları filmin sıkıcı ve anlamsızdı acaba sonunda ne olacak işte nasıl olaylar birbirine bağlanacak falan diye insan düşünürken film çok anlamsız ve izleyicinin aklını karmakarışık edecek bir şekilde bitti ve akıllarda bir çok soru işareti bıraktı.Sanırım yönetmen the exile adlı arkadaşımızın da belirttiği gibi ben böyle bir film yaptım düşünme işide size kalmış,istediğiniz gibi yorumlayın şeklinde bişiyler söylemiş.Ama sonuçta film benim için bir anlam ifade etmiyor ve açıkçası hiç hoşuma da gitmedi öyle ki aldığı puanı da bir hayli fazla buldum.
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
21 Ocak 2007 tarihinde eklendi
filmi izleyin ve david lynch farkını gorun + yasayın harika bir gerilim onu sevıyorum
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Arkadaşların ellerine sağlık filmdeki soru işaretlerini mükemmel açıklamışlar.Kayıp otobana yer yer benzeyen ama ondan daha basit cözülebilecek bir film muholland cıkmazı.Lynch gercek bir zeka örnegi(ilk izlemenizde nefret edebilirsiniz.Bir daha izleyin) 9/10
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
12 Eylül 2010 tarihinde eklendi
Naomi Watts bu filmde oynamaya nasıl ikna edilmiş en çok onu merak ediyorum.10/4
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
2 Ocak 2017 tarihinde eklendi
10 ÜZERİNDEN 10
DEFALARCA İZLEYİPTE FİLMİ ÇÖZEMEYEN ARKADAŞLARA FİLMİ ANLATACAĞIM
Lütfen David Lynch’in Mulhollad Dr. adlı filmini izlemeden önce okumayınız

Film Noir akımının önemli temsilcilerinden David Lynch, birçoğumuzun bildiği üzere, karanlık, simgelerle bezeli, Freudyen çözümlemelerle dolu, olay örgüsünün bulunmadığı, kolay kolay anlaşılamayacak, zaman ve mekan kavramlarının birbiri içinde kaybolduğu, ve aslında son derece “kişisel” filmler çeker. Hani öyle bir çeker ki, filmi izlerken kendinizi kafanızı duvarlara sürtüp kıvılcım çıkarırken, ya da çilekli pastanın üzerine elma sirkesi döküp yerken bulabilirsiniz, hiç belli olmaz! David Lynch senaryolarında mantık, hikayelerinde devamlılık aramak yapılacak en büyük hatalardan biri olmanın yanı sıra, bizi ciddi anlamda yoracak, içinden çıkılmaz buhranlara sürükleyecek bir eylem olarak da karşımıza çıkar.

2001 yılında çektiği ve Cannes Film Festivali’nde kendisine En İyi Yönetmen ödülünü getiren Mulholland Drive filmi de David Lynch sinemasının en başarılı örneklerinden biridir. Bizi yukarıda anlattığım bütün çarpıklıklara sürükleyebilecek, hatta korkudan küçük dilimizi yutmamıza sebebiyet verebilecek bir filmdir. Öyle bir filmdir ki, ülkemizde cereyan etmiş olan “Çakır’ın gıyabında cenaze namazı kılınması hadisesi” misali, hakkında sayfalarca kitaplar yazılmış, inanılmaz teoriler üretilmiş, üzerine sayısız yorumlar yapılmıştır. Hatta ve hatta bu filmi anlayabilmemiz için, bizzat yönetmeni de bizlere on adet ipucu sunmuştur. Sağ olsun… Yalnız, bu ipuçlarını takip ederek filmi anlamaya çalışmak pek akıl karı değildir! Bu nedenle bu ipuçlarından yalnızca mühim bulduklarıma değineceğim.

Olay basit olarak, büyük umutlarla kapağı Canada’nın küçük bir kasabasından Hollywood’a atan Diane’in, oyunculuk kariyerinin umduğu gibi gitmemesi, aşık olduğu kadın olan Camilla’nın onun yerine bir yönetmeni tercih etmesi, oynamak istediği başrolün yine Camilla tarafından kapılması gibi talihsiz durumlar sonucunda içine düştüğü umutsuzluğun bir yansıması olarak, aslında deli gibi aşık olduğu Camilla’yı öldürmeye karar vermesi, ve bunun için bir kiralık katille anlaşması sürecini kapsamaktadır. Tüm bu hikayenin yanı sıra Hollywood film sektörünün yapaylığına, çürümüşlüğüne, yanlış işlemekte olan çarklarına da kendince göndermeler yapmayı ihmal etmez sevgili yönetmenimiz.

1) Sayın Lynch’in bize verdiği bir numaralı ipucu, filmin başlangıç yazılarından hemen önce dikkat edilmesi gereken bir şeylerin olduğudur! Nedir bu? Kırmızı nesnelerin gerçekliği, mavi nesnelerin ise rüyayı temsil ettiği David Lynch sinemasında, histerik şekilde nefes alıp-vermesini duyduğumuz bir kadın (ki bu Diane’dir) kendini kırmızı çarşafların üzerine bırakarak uykuya dalar, bundan sonra göreceklerimizin bir rüya olduğunu vurgulayarak…

Diane rüyasında kendisini Betty adında, son derece yüksek oyunculuk potansiyeline sahip, inisiyatif kullanabilen, güçlü, herkes tarafından sevilen, güzel bir kadın olarak yeniden kurgular. Diane Selwyn’ın kim olduğunu bile bilmemektedir. Teyzesi Ruth’un lüks evinde, ferah bir hayat sürer. Aşık olduğu kadın Rita ise geçmişini hatırlayamayan, bağımlı, sadık ve korkak bir kadındır. Rita’nın çantasında nereden geldiğini bilmediği mavi bir anahtar ve hayli yüklü bir miktar para vardır. Betty ve Rita paraları “mavi bir kutuya” koyarak saklarlar, ve hemen ardından el sıkışırlar. Tıpkı Diane’in Camilla’yı öldürmesi için katile verdiği para ve onunla yaptığı anlaşma gibi.

4) Sayın Lynch verdiği dört numaralı ipucunda kazanın meydana geldiği yere dikkat çeker. Burası Camilla’nın yeni sevgilisi yönetmen Adam Kesher’ın evinin “short-cut” girişidir. Rüyada Diane’in bilinçaltı tarafından bir güzel hırpalanan, pembe boyalarla kaplanan, zavallı bir erkek durumuna düşürülen Adam’ın evine ilk geldiği sahnedeki renkler bize bazı şeyler söylemektedir: Adam evine girmek üzere spor arabasından indiğinde kadrajda bulunan tek bitkinin rengi kırmızıdır. Havuz kenarında canlı rengiyle gözümüze batan kırmızı bir sandalye vardır. Demek ki bu mekan gerçektir. Bu ev gerçekten vardır, ve Diane’e bir şeyler ifade etmektedir. Ancak ve ancak havuz tamircisinin üzerinde mavi yazılar bulunan kamyoneti, Adam’ın mavi gecelikli karısını tamirciyle bastığı sahnedeki mavi çarşaflar bize bu ayrıntıların hayal ürünü olduğunu gösterir. Diane’in olmasını istediği durumdur bu. Çünkü ilk ve en büyük hayal kırıklığı bu mekanda gerçekleşmiş, Diane rüyasında önemli görevler üstlenecek tüm insanları (örneğin Coco, Cowboy, sarışın Camilla Rhodes, Luigi gibi) ilk kez bu mekanda görmüştür.

Adam’ın annesi olan Coco, Diane’in rüyasında ev sahibi olarak karşımıza çıkar. Yemek sırasında Camilla’ya fırlattığı öldürücü bakışları Diane’in gözünden kaçmaz. Ve bu durum rüyaya Coco’nın ağzından dökülen “O kadın belalı. Kurtul ondan!” cümleleriyle yansır. Diane Coco’yu, Camilla’yı öldürmek konusunda kendisine dayanak olarak görmektedir:

*Adam Kesher’ın evi sahnesi için küçük bir not daha: “Family Jewels” İngilizce’de erkeğin cinsel organlarını temsil etmek için kullanılan bir söz öbeğidir.*

Betty ve Rita, Diane’i aramak üzere onun evine gittiklerinde Diane’in çürümüş cesediyle karşılaşırlar. Rita’nın verdiği tepki, bir bakıma Diane’in Camilla’yı öldürdüğü için hissettiklerini temsil etmektedir. Diğer yandan ceset deforme olduğu için yüzünü seçemeyiz, ve bu oldukça düşündürücüdür. Gerçek Diane, Betty’nin görünümünde olmayabilir. Bu da bizi Sayın Lynch’in yedi numaralı ipucuna götürür:

7) Rita ve Betty birbirlerine olan aşklarını ilan ettikten hemen sonra, sabahın ikisinde, birlikte Club Silencio’ya giderler. Burası her şeyin bir rüyadan, bir illüzyondan ibaret olduğunun ortaya çıktığı sahnedir. Bu sahnenin sonrasında, içinde gerçeği barındıran mavi kutu Diane’in çantasında belirir. Club Silencio, tüm gerçeğin ortaya çıktığı yeri, Adam’ın evindeki partiyi temsil etmektedir. Ancak bu sahnede farklı okunabilecek bazı ayrıntılar vardır. Bir orkestranın olmadığını sürekli olarak vurgulayan ‘kenafir’ bakışlı adam kimdir? Diane’e ne yapmıştır? Betty neden adamla göz göze geldiğinde sarsılmaya başlar? Bu sırada duyduğumuz hırıltı ve bağırışlar kime aittir? Ve acaba şarkı söylerken yere yığılan kadın Diane olabilir mi? En azından onun geleceği?

Bu sahneden ve Rita’nın mavi kutuyu açmasından sonra, bize düşünmemizi öğütleyen kovboy rüyanın sona erdiğini bildirir, ve Diane uyanır. Kiralık katilin Camilla’yı öldürdüğü takdirde kendisine vereceğini söylediği mavi anahtar Diane’dedir artık. Camilla çoktan ölmüştür ve Diane vicdan azabıyla karışık bir korku içinde kendini eve kapatmıştır.

9) Sayın Lynch dokuz numaralı ipucunda dikkatleri Winkie’s’in arkasındaki ucube/yaratık benzeri kadın/adama çeker. Bu yaratık Diane’in karanlık duygularının, korkularının vücuda gelmiş halidir. Kiralık katille anlaşma yapılan mekan olan Winkie’s’in arkasında konuşlanmıştır, ve bu anlaşmaya tanık olan yegane kişiyi bir bakışta ortadan kaldırıvermiştir. Bu yaratıkla ikinci kez karşılaştığımızda ise mavi kutunun onda olduğunu görürüz. Tüm karanlık duygu ve düşünceler vuku bulmuş, karanlık plan uygulanmış, gerçek ortaya çıkmıştır. Mavi kutunun bulunduğu kese kağıdının içinden, bir de Diane’in Hollywood’a gelirken sahip olduğu umutları, beklentileri ve olumlu düşünceleri temsil eden yaşlı çift fırlayıverir.

Canada’dan Hollywood’a gelirken kendisine eşlik eden bu yaşlı kadın ve adam Betty’yi havaalanında bıraktıklarında hepsi umut dolu ve mutludur. Betty’den beklentileri yüksektir. Şimdi, rüyanın sonunda ise kendisinden beklenenleri yerine getirememiş, zavallı bir Diane vardır. Her şey mahvolmuştur. Bunun ağırlığına daha fazla dayanamaz. Hayalleri onu rahat bırakmamaktadır. Sonunda hem bu hayal kırıklığı, hem Camilla’yı öldürmüş olmanın vicdan azabı, hem de cinayetten yakalanacak olmanın verdiği korkuyla intihar eder. Küçük mavi kutu, tabancayı aldığı çekmeceden bize göz kırpar, hatta bir de el sallar.

Winkie’s’in arkasındaki yaratık, karanlık yüzüyle bu kez doğrudan bize bakmaktadır.

Ve mavi saçlı kadın fısıldar: “Silencio…”

Peki ya Ruth Teyze? Kimdir o? Yönetmenimiz de onuncu ipucunda bize bunu sorar. Aunt Ruth kimdir, ve nerededir?

10) Bu soruya cevap olarak biraz faklı bir okuma yapacağım. Aunt Ruth diye biri yoktur. Aunt Ruth, Diane’in sadece gidişini hatırladığı, çantası bir adam tarafından arabaya taşınırken hızla uzaklaşan kızıl saçlı bir kadındır. Gidişinden sonra ondan asla haber alınamamıştır. Aunt Ruth, Diane’e hiçbir şey bırakmamıştır. Ancak şüphesiz ki Diane, Ruth’un kendisine borçlu olduğunu hissetmektedir. Peki bunun nedeni nedir? Rita rüyada kendisinde bulunan mavi anahtarla küçük mavi kutuyu açtığında “gerçek” ortaya çıkar ve mavi kutu yere, halının üzerine düşer. Bu sırada Ruth Teyze belirir ve odanın kapısından içeriye, hatta yere bakar. Ancak mavi kutuyu, yani gerçeği görmez. Bu Diane’in küçüklüğünde yatak odasında cereyan etmiş ve onu derinden etkileyen bir şeyleri, Ruth Teyze’nin görmezden geldiğinin bir göstergesi olarak okunabilir. Club Silencio’daki adam, Betty’nin sarsılması, duyduğu sesler de bu bağlamda yorumlanabilir. Bu durumda Ruth Teyze, Diane’e gerçeği borçludur. Ama Diane’in de deneyimleyerek gördüğü gibi, borcunu asla ödemez. Çünkü onun adı Aunt Ruth, (okunuşu açısından düşündüğümüzde *untruth*)’tur! spoiler:
kuzularynsessizli-i
kuzularynsessizli-i

Takipçi 804 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
11 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Film çok karışık ama izlettiriyor ve sevdiriyor kendini...
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
2 Ocak 2010 tarihinde eklendi
İnsanlar genel olarak kendilerini yanlarında aptal,ezik..vb şekilde hisettikleri şeylere hayranlık duyarlar.Ve ne kadar zeki olduklarını göstermek için o şeylere ne kadar yakın olduklarından dem vurup kimsenin anlamadığını düşündükleri şeyler hakkında ahkam kesmekten,ağızları açık dilleri dışarda ve üflesen yıkılıcakmışcasına ayakta alkışlamaktan zevk alırlar.Aslında burada başı ve sonu belli bir hikaye anlatılmıyor.Hepimizinki gibi zaman zaman karışık ve günlük hayatta yaşadıklarımızdan izler taşıyan bir rüya ve intihara götüren bir travmayla harmanlanan, neyin ne zaman bitip ne zaman başladığının ve aslında ne olduğunun belli olmadığı bir kaos var karşımızda.Filmin hayranlarının işaret etttiği kovboyun-Düşünür gibi yapma gerçekten düşün-repliğine inat,david lynch için yönetir gibi yapma gerçekten yönet denmesi kanaati içimde ağır basarken,bir yandanda 140 dakikalık bu kabusa tekrardan katlandıktan sonra düşüncelirimin ne olacağını merak ediyorum.
emreavcar
emreavcar

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
3 Eylül 2003 tarihinde eklendi
David Lynch zamanımızın en iyi yönetmenlerinden biri, bunu kabul ediyorum. FAkat bunun gibi son derece karmaşık filmlerden hiç keyif alamadığımı söylemeliyim. Açıkçası Lynch sineması denince ben oyumu 'KAyıp Otoban' ve 'The Straight Story'den yana kullanırım. (Ne yazık ki Blue Velvet'i izleyemedim...)
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
5 Temmuz 2007 tarihinde eklendi
çok karışık bir kurguya sahip ve nerdeyse ilk cd’yi anlam veremeden izliyorsunuz.ikinci yarıda taşlar sanki biraz daha yerine oturur gibi oluyor ama herşey yine karmakarışık!film bittikten sonra kafamda kendi kendime senaryolar oluşturdum,her ne kadar bazı yerleri anlamasanız da filmden çok hoş bir tat alıyorsunuz.ben bu kadar beğeneceğimi ummuyordum.özellikle naomi watts’ın sergilediği performans göz kamaştırıcıydı...
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
20 Mart 2008 tarihinde eklendi
Önce rüya sonra gerçek.Filmi ilk izleyişinde anlayan bir kişiyle tanışmak isterdim doğrusu.Senaryo aslında basit.Yönetmenin zamanı ve olayları birbirine harmanlaması,olayları içinden çıkılmaz bir labirent gibi yapmış.Zaten filminde adı üzerine bu bir ÇıkMaZ.Film bilinçaltını irdelemiş.En basitinden filmden bir örnek verirsek:Betty gerçek hayatta parti sırasında kovboy şapkalı adamı 2 saniye gördü,ve adam orayı terkedip gitti,yani o adam Betty için hiçbir anlam ifade etmiyordu.Çünkü ne Betty adamı tanıyor nede o adam Betty’i.Ama işin içine bilinçaltı girince olay farklılaşıyor.O kovboy şapkalı adam Betty’nin rüyasına giriyor ve onun rüyasında bir karaktere bürünüyor.Zaten mavi kutu açılıncaya kadar ki tüm kişiler aslında bir sembol.Betty’nin gerçek hayatta gördüğü kişilerin rüyasında farklı karakterlerle yansıması.Aşağıdaki yorumlarda arkadaşın birinin yazdığı yorumdaki gibi senaryo basit.Fakat anlatım tarzı farklı.Zaten bu tarz filmler çekersen dikkat çekersin kii David Lynch bu tarz filmlerle kendisine haklı bir şöhret getirmiştir.Bana göre asla lüzumsuz bir film değil.Dvdsindede kullanım klavuzunun olmasıda çok ilginç:)
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
26 Aralık 2015 tarihinde eklendi
hayatımda izlediğim en karmaşık film mementumdanda lost hightdende karışık film kosunu alışıldık değil ve filmi 3 4 kere izlemeniz gerekiyor anlamak için 10 üz 6.8
MojoRising
MojoRising

Takipçi 380 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
21 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
David Lynch'in ''Lost Highway'' ile birlikte en iyi filmi ve 2000'li yillarin en iyi filmlerinden birisi bana göre. Filmin hikayesi hakkinda bilgi vermemek için konuya deginmiyorum.Watts'in oyunculugu ise tek kelime ile mükemmel. Lynch bu filmden sonra tekrar bu seviyede bir filme imza atamadi. Bu gerçeküstü klasigi alternatif seyleri seven ve hala izlememis olan herkese tavsiye ediyorum.
suadiyekartali
suadiyekartali

Takipçi 357 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
6 Şubat 2011 tarihinde eklendi
Bu filmi tek anlayan heralde yönetmenin kendisi olmuştur...
Filmde herşey bizim hayal dünyamıza bırakılmış ancak filmi izlerken o kadar çok insanın aklı karışyor ki hayal bile edemezsiniz...
BENce vasat bir film gereksiz zaman kaybı.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler