En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ata Kalinyazgan
Takipçi
204 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
14 Ağustos 2013 tarihinde eklendi
Müthiş oyunculuk, harika yönetim, kusursuza yakın muhteşem bir film... Aile, sevgi, boks gibi konuları çok iyi bağdaştırarak usta işi bir film çıkarmış Howard. Hala izlemeyen varsa "daha ne duruyorsun, hemen izle" demekten başka bir şey söyleyemem.
böyle bir hayat yok inanılmaz bir başarı öyküsü gerçek bir hayat hikayesi olması önemli... ne hayatlar ne zorluklar var herkes şanslı doğmuyor kimsenin hayatı öyle tozpembe değil ..gerçekten izlenmesi gereken bir başyapıt
akıl oyunları'ndan sonra howard-goldsman-crowe üçlüsünden çok ii bir film daha!yine bize sinema büyüsünü,zevkini tattıran ve sürükleyen bi film olmuş.özellikle howard bize wyler'ın görselliğini ve capra'nın hikayelerini karşımıza getirerek amerikan sinemasının öncülerinden biri haline gelior.sade hikayesine rağmen anlatım mükemmel.bu sene oscar'ı alamayabilir-özellikle million dollar baby yüzünden-ama es geçmemek gerek
Tek kelimeyle muhteşem. Russell Crowe ve Renee Zellweger süper. Filmin sonunda tüylerim diken diken oldu. Bu kadar sıradan bir konu, yönetmenin ellerinde şahane işlenmiş. Filmde kötü diyebileceğim tek bir kare bile yok. 10 üzerinden 10 luk bir film. Mutlaka ama mutlaka izleyin.
normalde fakir bir sporcu vardır ve imkansızlıktan dolayı doğayı kullanarak kendini geliştiren ve bir de karşı tarafta zengin ukala ve müthiş imkanlarla hazırlanan rakibi vardır. azmin zaferini izletirler bize.ben herseferinde nefret ederim bu hırstan. bu filmde öyle olmadı. yine iki taraf vardı. yine imkansızıklar vardı. ama adam tüm işini gücünü bırakıp şampiyonluk hırsına bürünmemişti. o bir babaydı herşeyden önce. gerçekten özellikle kadının yemeğinden artan parçayı peçeteyle alma sahnesi inanılmaz bir hoşluktaydı.
Amerikan halkının 1929 yıllarında yaşadığı büyük ekonomik buhran Seabiscuit’den sonra Cinderella man’a de malzeme olmaya devam ediyor.Bu durumdan elbette şikayetçi değilim ama seabiscut ve cinderella man arasında ilginç bir benzerlik var. Seabiscuit de de 1929 yıllarının amerikasında çaresiz, yoksul insanların imdadına seabiscuit adında ayağı kırık bir yarış atı insanlara umut veriyor. Cinderella man de seabiscuit gibi bir hüzün, başarı öyküsü...Jim Braddock’ın çaresiz halini en iyi, onunla sokakta aynı kaderi paylaşan bir kaç yoksul insan yorumlayabilirdi. Burada jim braddock’ın diğer insanlardan farkı azmi ve her babanın ailesine karşı yüklendiği vazgeçilmez sorumluluk duygusu. Zaman zaman her insanın tatdığı ve/veya tadacağı, yüzleşmekten korktuğu bu duygularla nasıl savaşacağının bir göstergesi cinderella man.Russel crowe her zaman ki gibi kariyerinin zirvesini zorluyor adeta, a beatiful mind da sergilediği oyunculuğu yaptığı en iyi film olarak da değerlendirsemde cinderella man de de gerçekten çok iyi. Renée zelwegger ise bu filmde üzerine düşeni yapamamış, belkide bu film için uygun birisi değildi ama nedense ben ilk defa kendisinden rahatsız oldum. Chicago ve cold mountain de hayran kalmıştım kendisine...Paul giamatti ise yardımcı rolde çok iyi gibi görünsede ben onun buradaki rolüyle oscar almasını istemem doğrusu. Kötü değil ama o bundan daha iyisini zaten yaptı ve sinemayı para için değil de zevki için yapan tek oyuncu herhalde kendisi.Bazı filmler vardır sonunda ne olacağını az çok tahmin edersiniz bu film öyle değil, bu filmin sonu belki de filmi izleyen tüm izleyicilerin istediği son kazanmak ve kazanıyorda...Boks sahneleri ise gerçekten çok iyi ron howard, bazı yerlerde bize yumruk atmaktan kaçınmıyor. İlk bakışta oscara göz kırpan bir film olarak da görünse de bence oscar şansının adaylıktan öteye geçemeyeceğini düşünüyorum. Russel crow’a belki 3.adaylığını getirebilir, paul giamattinin ise adaylık şansı şuan yüksek görünüyor ama filmin özgün müzik kategorisinde adaylığı banko diyebilirim.Bu yılın en iyi filmi demek için henüz erken ama özellikle gidip görülmesi gereken oldukça sade ve içten bir film cinderella man...
uzun zamandir bir filme kendimi bu kadar kaptirmamistim...özellikle sampiyonluk macinda yerimde oturamadim desem yeridir...amerikan rüyasinin nasil gerceklestigini crowe dan saglam bir oyunculuk esliginde müthis coskulu bir hikayede izlemek isteyenler kacirmasin...bu sene en az 4-5 dalda oscara kesin aday olur, bunu da simdiden pesin pesin söyliyim....
rocky balboadan sonra boks filmlerini sewemedim nedenide cok acık tabiki bi boksorün yaşama bakışı hayat felsefesini anlatan bi film yoktu ki bunların yanındada oyunculuk we ring sahneleri ama c.man bu saydıklarımın hepsini kapsayan we birde bunların yanına gercekten yaşanmış bi hayatı ekleyince harika bi film cıkıyor...izlemen arkadaşlara tawsiye ediyorum sıkılmıcaksınız buna inanın yaa ben aslında boşuna yazıorum filmin kadro yapısına göz atın bu yorumlara gerek duymaksızın izliceksiniz;)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.