Ölümle Yaşam Arasında: Kullanıcı yorumları - Sayfa 3
Ölümle Yaşam Arasında
Ortalama puan
4,4
840 Puanlama
145 Kullanıcı yorumları
5
49 Eleştiri
4
74 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
14 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
üsstad
Takipçi
187 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
14 Ocak 2011 tarihinde eklendi
Çok çarpıcı bir film olmuş.gerçekten müthiş bir film ve iyi bir senaryo. senaryo üzerinden ele alınıcak olursa film gerçekten üzerinde çalışılmış bir senaryo iyi oyuncuların oynadığı böylesine güzel bir senaryo müthiş bir filme dönüşmüş. çok müthiş , harukulade. özellikle Kate Winslet süper yine döktürmüş oyunculuğunu. izleyin pişman olmıycaksınız. iyi seyirler ...
Bugüne kadar izlediğim en güzel filmlerden biri..Temposu ağır gibi görünsede bu sizi korkutmasın izleyin pişman olmayacaksınız.Süpriz finali ise sizi oturduğunuz yere çivileyecek..Oyunculuklar da dört dörtlüktü..Kısacası bu filme 10 üzerinden 10 vermemek haksızlık olur..
bu filmi izlerken yönetmen alan parker’in stili gereği şaşıtıcı bir son beklemiyordum(angel heart hariç).beklemediğim de iyi oldu ve sonunda duvara carpmış gibi oldum.uzun süredir çoğu ülkede tartışılan bir yasanın adalet dağıtıp dağıtmadığını farklı bir açıyla anlatan tüm dünyayı yakından ilgilendiren bir film.idam cezası bu cezayı haketmeyene de verilebilir mi'idamın insanlar üzerinde yaptırımı var mıdır'idam toplumsal suçları kökünden çözer mi'bu soruların bolca sorulduğu bir yapım.insanların dünyayı bazı tabulardan arındırmak için bile bile öldüğü,seve seve idama gittiği,medyada ve toplumda sansasyon yaratmaları filmin diğer yüzü...9/10
bu filmle birlikte kevin spacey e karşı büyük bi hayranlık duymaya başladım..film süper,oyunculuk süper...ayrıca kate winslet bu filmde kendini daha ii kanıtlamış..kesinlikle izlenmesi gereken bi film!...
İdam karşıtlığını ele alan bir filmdi. Film, Texas'ta yaşayan idam karşıtı felsefe profesörü David Gale'nin haksız yere uğradığı suçlamaları ve idamını anlatıyordu. Filmin hikayesine yukarıdan baktığımızda etkileyici gözüküyor ama filmde bu etkileyiciliği fazla göremedim ben. Bu hikaye sinemaya daha iyi aktarılabilirmiş. Bitsey Bloom adlı bir muhabir, çalıştığı gazete tarafından yanına bir stajyer verilerek David Gale'nin yanına onun son üç gününde onunla röportaj yapması için gönderilir. Bitsey, David'le röportaj yaparken film eskilere, David'in anlattığı olaylara gider. David'in idam karşıtı biri olduğunu görürüz. Ona göre idam cezasının caydırıcı bir etkisi yoktur. David hayatını bu ideal uğruna verir. Yanındaki yakın arkadaşı Harraway de vardır. David bir gün eski öğrencisine yaptığı tecavüz ile suçlanır. Gerçekte tecavüz etmemiştir. Eski öğrencisi Berlin kendi isteğiyle onunla cinsel ilişkiye girmiş ama daha sonra tecavüze uğradığını söylemiştir. Bu olaydan sonra David'in ailesi yanından gider. David'in okuldaki işine son verilir. Daha sonra ise yakın arkadaşı ve aynı zamanda dava arkadaşı olan Harraway'i öldürmek ile suçlanır. Hapse atılan David idama mahkûm edilir. Sonradan görüyoruz ki Harraway intihar etmiştir ve David de bu cinayeti kendisinin işlediği gibi gözükmesini sağlamıştır, o da hapse girmiştir. Bu olayları düzenleyen bu iki kişidir. Yaşadıkları idealler uğruna ölmeyi seçmiştir bu iki kişi. İdam karşıtı olan ve idamın masum insanları öldürebilen bir sistem olduğunu söyleyen David, suçsuz bir şekilde idam cezasıyla ölmüştür. Oyunculukları beğendim. Başroldeki üç oyuncu da iyi performans çıkarmış. Kevin Spacey en sevdiğim oyunculardan biri zaten. Filmin kurgusunu fazla iyi bulmadım. Geçmiş ve şimdiki zamanda geçen sahneler arasındaki bağlantıyı iyi oluşturamamışlar bence. İdam karşıtlığını savunan, bu uğurda ölen iki insan ile sistem eleştirisi yapan güzel bir suç-dram filmiydi. Filme verdiğim puan= 7,2
İdam karşıtlığı beyaz perdeye ancak bu kadar güzel aktarılabilirdi. İzlemesi biraz sabır isteyen bir film. başlarda filmi tam oturtamasamda sonlara doğru şekillenmeye başladı, çarpıcı finaliylede güzel bir filmdi diyebilirim. Kate ve spaceyin oyunculuğuda harikaydı. İzlenmesi tavsiye edilebilir.
Film gerçekten anlattığı konu itibarı ile çok güzel ama çok sevdiğim yanı; bu konuyu güzel bir şekilde işlemesi yani kafamıza vura vura yönetmen fikrini bize beyan etmiyor; yanlızca fikrini çok güzel bir sinematografi, usta oyuncular, müthiş kurgu-senaryo ve finali ile tamamlıyor. Filmdeki geri dönüşler ise heyecanımızı kat kat artırıyor.
Gerçekten de adı pek duyulmayan, pek bulamayacağınız bir film, bunun için bulursanız kaçırmayın "mutlaka" izleyin. 8,6/10 Dipnot: TV de tartışma sekansına ve Spacey nin Hitler in sözü ile valiye hitap etmesine dikkat derim...
""Bütün hayatımızı ölümü durdurmaya çalışarak geçiriyoruz. Yemek yiyerek, icat ederek, severek... ...dua ederek, savaşarak... ...öldürerek. Ama ölüm hakkında gerçekten ne biliyoruz ki? Sadece hiç kimsenin geri gelmediğini. Ama hayatta öyle bir nokta geliyor ki... ...o an... ...zihin bütün arzuları ve... ...tutkuları yeniyor. Alışkanlıklar... ...hayallerden ağır basıyor. Ve kayıplar... Belki de ölüm bir armağandır.""
insanların idealleri için yapabileceklerini ve kanunlarında çoğu zaman olduğu gibi yanlış işleyebileceğini anlatan bi film... ben çok beğendim. özellikle sonunu.
Film bir takım özellikler barındırıyor,bazı inançları,akıl oyunlarını,yılmamayı,yapılan yanlışları ortaya çıkarmak adına bazen kendimizden de fedakarlık yapmamız gerektiğini anlatıyor,özellikle ölüme,kendisininde bildiği(hastalığı yüzünden)yakalanacak olan kadının kendisini,fikrine ortak olan arkadaşları için daha önceden feda edişi de filme çok farklı özellikte katıyor.Bu arada filmin gerilim veya korku filmi olduğunu düşünenleriçin film dram türündedir,filmden korku veya gerilim filmlerinde olduğu gibi gerilme,ırkılme gibi hisleri beklemek doğru olmaz.10/8,5 diyebileceğim bir film...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.