Candy Land
Ortalama puan
3,0
1 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.442 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
16 Mayıs 2026 tarihinde eklendi
"Ezber bozucu" tarzdaki senaryosunu da kaleme alan John Swab'ın...

Eş zamanlı bir şekilde, yönetmen koltuğunda da oturmak da olduğu "Candy Land"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...

Korkunun, "Slasher" ve "Psikolojik (Psychological)" alt kategorilerinde harmanlanarak kurgulanılmış olmasına ilaveten...

Gizemini de sonuna kadar koruyan, sıra dışı mahiyetteki bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Ziyadesiyle düşük bir bütçeyle çekildiği...

Hemen her halinden belli olan, tek mekan merkezli bu bağımsız (indie) Amerikan filmine, biraz daha yakından bakalım...

***

Tarihler, 1996 yılının...

Yaklaşan kış şartları altındaki Noel arifesi günlerini gösterdiğinde...

Sımsıkı bir biçimde birbirlerine bağlı...

Sadie (Sam Quartin), Liv (Virginia Rand) ve Riley (Eden Brolin) ile Levi'dan (Owen Campbell) oluşan üç kadın ve bir erkeğin...

Candy Land lakaplı, kötü şöhretli bir Montana kamyon durağında seks işçisi olarak çalışmak da olduklarına tanıklık ederiz...

***

Ki...

Söz konusu bu yeraltı fuhuş pazarı...

İşçilerini, duraktaki otel odalarına yerleştiren ve çalışmaya devam ettikleri sürece de onlara bakan yol kenarı genelev patroniçesi Nora (Guinevere Turner) tarafından işletilmek de olup...

Şerif Rex'in (William Baldwin), Levi'yı istediği zaman taciz etmesine izin verildiği sürece de...

Bu duruma göz yumulmaktadır...

***

Derken...

İşte bu genel çerçeve içerisinde...

Günler akıp gitmekteyken...

Yolları üstündeki, ulaşabildikleri her yere uğrayıp...

Kendi anlayışları çerçevesindeki dini tebliğlerde bulunan...

Liderliğini Theo'nun (Brad Carter) yaptığı, ünlü "Halk Tapınağı (Peoples Temple)" benzeri bir tarikat...

Üyelerinden Remy (Eden Brolin) adlı genç bir kızı...

Bu kamyon durağında terk ederek bırakır...

***

Ve her ne kadar...

Aynı esnada...

Duraktaki tuvalet de...

Katilinin kimliği meçhul bir cinayetin işlenmiş olması nedeniyle de kızlardan Sadie...

Onu öylece, bir başına ortalığa salmak yerine...

Hiç değilse, birkaç günlüğüne de olsa kendi himayelerine almaya karar verse de...

***

Patronları Nora'ya göre...

Eğer burada takılmaya devam etmek istiyorsa...

Bırak cinsel ilişkiye girip sevişmeyi...

Bugüne kadar herhangi birisiyle öpüşmemiş dahi olan Remy'nin de...

Profesyonel bir fahişe olarak kendileriyle beraber iş tutması gerekmek de...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalamaktayız...

Dakika 33...

***

Artık, Theo ve Remy tarafından...

"En başından bu yana, vuku bulacakların bütünü, zaten itinayla adım adım planlanmış mıdır?" bilemeyiz ama...

***

Ani ve bir o kadar da beklenilmedik bir manevrayla...

Konunun birden, umulanın ötesindeki farklı bir mecraya evrilerek / yahut da savrularak...

Kıyasıya bir biçimde, "dini fanatizm"e yönelik eleştirinin, dibine de vurulacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; baş da Eden Brolin ile William Baldwin olmak üzere, tüm oyuncu kadrosunun şahane nitelikteki performanslarını sürdürmeye devam etmelerinin yanı sıra ardı ardına gelen ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran...

60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler