Senaryosunu...
Türün müdavimlerinin isimlerini yakından bildiği, "Scream" adlı film serisindeki imzalarından da tanıdığımız Kevin Williamson ile Katelyn Crabb kaleme alırlarken, yönetmen koltuğunda da John Hyams'ın oturmak da olduğu "Sick"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Korkunun, "Slasher" ve "Psikolojik (Psychological) alt kategorilerinde harmanlanılarak kurgulanılmış...
"Gore (Splatter)" olarak bile nitelendirebileceğimiz, ziyadesiyle kanlı bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
11 Eylül 2022 tarihindeki dünya prömiyeri, Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirilen bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Küresel ölçekteki...
Yüzbinlerce insanın ölümüne yol açan Covid-19 salgını, giderek yaygınlaşırken...
Kapanma ve karantina önlemlerinin, yoğun bir biçimde alınmaya başlandığı günlerden 3 Nisan 2020'de...
Maskesini takmış vaziyet de...
Alış veriş amacıyla bir markete gitmiş olan Tyler Murphy'nin (Joel Courtney) cep telefonuna...
Bilinmeyen, ama kendisiyle aynı market de olduğu da kolaylıkla anlaşılan bir numaradan...
"Merhaba Tyler... Parti yapmak ister misin?"
Şeklinde bir mesaj gelir...
***
Ki...
Alışverişini tamamlayıp...
Marketin otoparkındaki aracına bindiğinde de...
Bu kez aynı bilinmeyen numara...
Mesaj göndermek yerine, doğrudan telefonu çaldırır...
***
Küfrederek açtığında da...
Karşıdan herhangi bir yanıt alamayan Tyler soluğu...
Satın aldığı eşyaları itinayla dezenfekte edeceği...
Üniversite yurdundaki odasında alır...
***
Fakat...
Başına gelen gariplikler, odasında da hız kesmeden devam ederken...
Birden ortaya çıkan...
Siyahlar giyinmiş bıçaklı bir saldırgan tarafından boğazı kesilerek öldürülür...
***
Derken...
Parker Mason (Gideon Adlon) ile Miri Woodlow (Bethlehem Million), salgın ortamından kaçıp...
Tek komşularının, gölün 5 km ötesindeki Lyon'ların olduğu...
Parker'ın ailesinin gözlerden, fazlasıyla uzaktaki göl evinde birlikte karantinaya girmeye karar verirlerken...
Parker bu durumu, Instagram'da da paylaşır...
***
Vardıklarında da...
Sanki marifetmiş gibi...
Yedikleri her bir haltı, sosyal medya aracılığıyla...
Tüm dünyaya ilan etmeyi, alışkınlık haline getirmiş olan bu kankilerdan Parker'ın telefonuna...
Kendilerini, yakından izlediğini de, bile isteye belli eden, yine bilinmeyen bir numaradan...
"Eğleniyor musun?"
Mesajı gelir...
***
Ve Parker'da çözümü...
Kendilerine dadanan, tanıdık olmayan bu numarayı engellemek de bulur...
***
Neyse...
Akşamın ilerleyen saatlerinde kızlar...
Bir yandan içkilerini yudumlayıp bir yandan da bilgisayar üzerinden haberleri takip ederlerken...
Evin dışındaki...
Davetsiz bir misafirin varlığını fark ederler...
***
Ki bu aslında...
Hem kendileri, hem de o an çıkıp gelen...
Parker'ın kaçamaklarından DJ Cole'un (Dylan Sprayberry) bizzat kendisi için de...
En tehlikesiz kişidir...
***
Zira...
Gerçek tekinsiz olan...
Kimseye çaktırmadan, evin içine süzülen eli bıçaklı katilden başkası değildir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 33...
***
Parker, Miri ve DJ Cole'un...
Kapalı tek bir mekanda, baş başa kalacakları intikam peşindeki manyak (yahut da manyaklar) ile, adeta köşe kapmaca oynayacakları filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; Covid-19 mevzulu, beklenmedik nitelikteki ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran...
50 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,