The Visitor
Ortalama puan
3,0
2 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Oguzbuyukli
Oguzbuyukli

5 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
28 Haziran 2024 tarihinde eklendi
Vakit kaybı bir film tatmin edici ve cezbedici hiçbir tarafı yok. Boş vaktiniz de bile izlemeyin.
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.371 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
18 Kasım 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

Simon Boyes ile Adam Mason kaleme alırlarken, yönetmen koltuğunda da Justin P. Lange'in oturmak da olduğu "The Visitor"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...

Korkunun, "Psikolojik (Psychological) ve kısmen de "Slasher" alt kategorilerinde harmanlanılarak, başarıyla kurgulanılmış...

Bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Blumhouse Productions'a yakışır bir tarzda...

Ziyadesiyle düşük bir bütçeyle çekildiği, hemen her halinden belli olan bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Robert (Finn Jones) ve hamilelik döneminde, kız olarak doğması kesinleşen çocuklarına ilişkin olarak düşük yapan karısı Maia (Jessica McNamee)...

Londra'daki evlerinden ayrılıp...

Yeni bir başlangıç gayesiyle, Maia'nın çocukluğunu geçirdiği, Briar Glen kasabasındaki...

İçerisi, üzeri örtülerle kapatılmış eşyalarla dolu "baba" evine taşınır...

***

Sonrasında da birlik de...

Özellikle de Robert'ın içip içip kafayı bulacağı...

Judy'nin (Shanna Forrestall) kasaba merkezindeki, barına takılırlarken...

Eski günlerdeki, "baba yadigarı" dostlardan Rahip Joseph Ellis'ta (Dane Rhodes) kendilerine katılır...

***

Derken...

Eve dönüp, uykuya daldıklarında...

Kıyafetlerini dahi değiştirmeden yatağa dalmış olan Robert'ı...

Hıçkırarak ağlayan bir kadının iniltisi uyandırır...

***

Elbette, böyle olunca da...

Yataktan kalkıp, duyduğu sese yönelen Robert...

Elleriyle suratına dokunup, kendisine, "Eve döndün" biçiminde hitap eden...

Yaşlı ve görme engelli bir kadınla karşılaşır...

***

Ki...

Aslında bu...

Anksiyeteden muzdarip durumdaki Robert'ın görmek de olduğu, ürkütücü bir kabustan ibarettir sadece...

***

Neyse...

Ertesi sabah...

Bundan böyle yaşayacakları evin, bütün odalarını sırayla dolaşarak...

Eşyaların üstündeki örtüleri de kaldıran Robert, çatı arasında...

Adeta kendisine, ikiziymişçesine benzeyen, "Ziyaretçi" isimli bir adamın yağlı boya portresine rastlar...

***

Ama bu durum...

Maia'ya göre, çok da garip değildir...

Zira, işi gereği sıklıkla seyahat eden babası...

Sanat koleksiyonu da yaparmış ve işte bu tablo da...

Onlardan birisiymiş...

***

Bu konu, şimdilik böyle kapanınca...

Gazete satın almak amacıyla Kathy'nin (Susan McPhail) marketine uğrayan Robert'a Kathy...

Arasına, "Delacroix Antika ve Sanat Evi, Ana Cadde, No: 8241" yazılı, önemli gördüğü bir notu da iliştirdiği gazeteyi...

Parasını da almadan teslim eder...

***

O ana kadar...

Neredeyse hiçbir sorusuna, doğru dürüst bir yanıt alamayan...

Ve gittiğinde, satılmadığını da öğreneceği bir başka "Ziyaretçi" tablosuyla daha karşılaşan Robert'a...

Delacroix'in işletmecisi Margaret Delacroix (Donna Biscoe)...


"Beni iyice dinle... Cevap istediğini sanıyorsun... Fakat yanılıyorsun... Gerçek, senin en büyük düşmanın... İhtiyacın olan tek şey, kaçabildiğin kadar hızlı bir şekilde Londra'ya geri dönmek..."


Tavsiyesinde bulunarak, adeta onu...

Hem kendi işyerinden hem de kasabadan kovar...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalarız...

Dakika 32...

***

Bir iki dostane uyarı dışında...

"Ziyaretçi" tabloları ile kasabadaki hemen herkesin, Robert'a büyük bir ilgi göstermesinin ardındaki gizemin bir süre daha devam edeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ilgiyle izlemeye devam edeceklerini umduğumuz...

57 dakikalık, "sımsıkı" bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler