En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.376 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
23 Mart 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da kaleme almasının yanı sıra...
Başrollerdeki...
Lucas ile Quentin karakterlerinin babalarını da canlandıran Christophe Honoré'un yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Le lycéen / Winter Boy"; fırtınalarla dolu bir ergenlik draması olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Yılların Juliette Binoche'sinin varlığına rağmen...
Zorlu erkek erkeğe görüntülü...
Seks sahnelerindeki cesareti sayesinde...
Mükemmel bir performans sergileyen Paul Kircher'ın...
Adeta yıldızlaştığı bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
17 yaşındaki...
Evinden uzakta yatılı okuyan...
Eşcinsel lise öğrencisi Lucas Ronis (Paul Kircher)...
Bir gece derin bir uykudayken...
***
Büyük bir heyecanla...
Odasının kapısını çalan...
Ebeveynlerinin komşusu Bay Loison (Jean-Philippe Salerio) tarafından uyandırılır...
***
Ki yanında...
Ağabeyi Quentin Ronis (Vincent Lacoste) ile kuzenlerinden biri de (Adèle Grasset) bulunmaktayken kendisinden...
Amca (Hugues Louagie), dayı (Christophe Mirabel) ve diğer kuzenlerin (Rémi Giordan, Basile Larie) kendisini karşılayacakları eve geçilir...
***
Çünkü...
Babası çoktan hayatını kaybetmiştir...
***
Zaten...
Çok geçmeyecek ve kendisini karşılayanların arasına...
Oldukça üzgün olduğu...
Her halinden belli durumdaki...
Annesi Isabelle Ronis'de (Juliette Binoche) katılacak...
***
Oldukça gürültü ve tartışmalı geçen...
Evdeki cenaze yemeğinin ardından da Lucas...
Geceyi birlikte seks yapacakları...
Liseden erkek arkadaşı Oscar'ın (Adrien Casse) evinde geçirirken...
****
Ertesi sabah da...
Ağabeyi Quentin kendisini...
Bir haftalığına da olsa...
Yaşamakta olduğu Paris'e götürecek...
***
Böylelikle de Lucas orada...
Hayatına yeni bir heyecan katması beklenilen...
Ağabeyinin oda arkadaşı Lilio Rossio (Erwan Kepoa Falé) ile de tanışacak...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 42...
***
Homofobiklerin asabını bozmaya devam etmesinden...
Kesinlikle emin olduğumuz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; pek çok değişik sürprizi de bünyesinde barındıran, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.