Senaryosunu...
Kendi yazdığı hikayeden Joanna Calo ile birlikte uyarlayan Eric Pearson'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Jake Schreier'ın oturmakta olduğu "Thunderbolts*"; fantastik bir süper kahraman macerası olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, 180 milyon dolarlık bütçesinin de sağladığı avantajla...
Yeşil perde ve görsel efekt teknolojileriyle başarılı makyaj uygulamalarına ek olarak zorluk derecesi yüksek sahnelerindeki koordinatörlüklerini; Nick Benseman, Jenn Grundstad, Ralf Koch, Heidi Moneymaker ve Caleb Spillyards'ın üstlendikleri, dublör oyuncuların performanslarına yaslanılarak çekilen...
Ve nihayetinde de...
Brüt 381,7 milyon dolarlık bir hasılat rakamı ile de...
Yapımcılarını ziyadesiyle mutlu eden bu Marvel filmine biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
CIA direktörü Valentina Allegra de Fontaine (Julia Louis-Dreyfus) tarafından görevlendirilerek Malezya'ya gönderilen Yelena Belova'nın (Florence Pugh)...
"Sentry" adlı insanüstü bir canlıyı yaratma projesinin yürütüldüğü...
OXE grubuna ait bir tesisi...
Hava uçurarak imha ettiği bir sahne ile başlarken...
***
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Bucky Barnes (Sebastian Stan) basına...
Görevi kötüye kullanma suçuyla sorgulanan...
OXE grubunun kurucusu da olan CIA direktörü de Fontaine hakkında...
Açıklamalarda bulunup...
Duruşmanın yapıldığı salondaki yerini alır...
***
Ki...
Kongre Üyesi Gary'nin (Wendell Pierce) başkanlığındaki özel olarak oluşturulan soruşturma komitesi...
Kendisine yöneltilen suçlama lehinde oy kullandığında...
Ne yazık ki de Fontaine'de...
Kalıcı bir biçimde mevcut görevine veda ederek...
CIA'deki makam odasını boşaltacaktır...
***
Neyse...
Bugünlük kaydıyla de Fontaine paçayı kurtarırken...
Malezya'daki vazifesini başarıyla tamamlayan Yelena'da soluğu...
Artık CIA'deki görevini tamamen bırakacağını söyleyeceği...
"Kızıl Gardiyan" Alexei Shostakov'un (David Harbour) Washington'daki evinde alacak...
***
Ama...
Babacan tavırlı Alexei'nin ikna çabaları neticesinde Yelena...
Telefonuna yapışarak ulaştığı de Fontaine'den...
Yeni görevi hakkındaki bilgileri edinerek...
Son OXE operasyonu için...
***
"Kaptan Amerika" John Walker (Wyatt Russell), "Hayalet" Ava Starr (Hannah John-Kamen) ve "Görev Ustası" Antonia Dreykov (Olga Kurylenko) ile...
An itibarıyla, son derece sıradan ve korumasız bir insan durumundaki Robert "Bob" Reynolds (Lewis Pullman) gibi...
Yepyeni karakterlerle de karşılaşacağı bölgeye doğru bir kez daha yola koyulacak...
***
Ve vardığında da...
Eğer oraya nasıl ve neden geldiğinden, şimdilik haberdar olmadığımız Bob'ı saymazsak...
Süper yeteneklere sahip olan bu insanların tamamının...
Aynen kendisi misali...
Hem asistanı Mel (Geraldine Viswanathan) ile beraber şeytani fikirler üreten direktör de Fontaine adına çalışmakta...
***
Hem de onların kurguladıkları...
Önceden hazırlanılmış bir plan çerçevesinde...
Bir fırının içinde cayır cayır yakılarak...
Ortadan kaldırılmaya uğraşılmakta olduklarını da öğrenecek...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 27...
***
Bob'ın gerçek kimliğinin ortaya çıkmasının yanı sıra...
Valentina Allegra de Fontaine ile karşısında oluşacak "Thunderbolt" takımının saflarının da tamamen belirleneceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; aksiyon dozunun hız kesmeden devam edeceği, 100 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,