Senaryosunu, "Campeones / Champions" (2018) isimli İspanyol filminden uyarlayarak Mark Rizzo'nun yazdığı ve ilk kez tek başına bir (debut) sinema filmi çekmekte olan Bobby Farrelly'nin de yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu “Champions”; bir spor draması olarak geliyor karşımıza...
Gelin isterseniz, en önemli kozunu Woody Harrelson'ın kendisinin oluşturduğu, bu düşük bütçeli bağımsız (indie) (Gold Circle Entertainment) Amerikan prodüksiyonuna biraz daha yakından bakalım...
***
"Iowa Aygırları (Iowa Stallions)" adındaki bir basketbol ikinci ligi takımında, yardımcı antrenör olan ve oynanan maç esnasında yedek oyuncularla beraber kenarda oturan Marcus Marakovich (Woody Harrelson); baş antrenör Phil Perretti'nin (Ernie Hudson) yalnış oyuncu tercihleri nedeniyle önce diğer yardımcı antrenör Sonny'e (Matt Cook) dert yanar ve sonra da Phil'e müdahale etmeye çalışsa da başarılı olamaz...
Üstelik...
Alınan ilk mola esnasında da, uyarılarına aldırış etmemeyi sürdüren ve kendisini soyunma odasına yollayan Phil'e sinirlenerek öfkesine yenik düşen Marcus; taraftarlar ve takım oyuncularının gözleri önünde onu, sert bir şekilde ittirerek yere düşürür...
Ki maç esnasında yaşanan, sıra dışı nitelikteki bu skandal görüntü; akşam TV'de yayınlanan ve herkesçe de izlenen popüler spor programlarından, Scott Van Pelt (kendisi) ile Jalen Rose'un (kendisi) sundukları SportsCenter'da da basketbol gündeminin ortasına yerleştirilecektir...
***
Derken...
Soluğu bir barda alan ve bir hayli de içen Marcus, dikkatinin iyice dağılmış olması nedeniyle; kullanmakta olduğu otomobil ile, yolun kenarına park edilmiş vaziyetteki bir polis aracına çarpıverir...
***
Ertesi sabah...
Geceyi Des Moines kenti Polis Departmanı'nın nezarethanesinde geçiren ve Iowa Aygırları yönetimince de takımdan kovulmuş olan Marcus; bir gece önce tartıştığı Phil tarafından, kefalet ücreti ödenmek suretiyle içeriden çıkartılırken...
Aynı Phil Marcus'a, hayatının antrenörlük dersini de verir...
Nasıl mı?
Şöyle ki, basketbolda çok iyi olan Marcus; insan ilişkilerinde son derece başarısızdır...
Böyle olunca da...
Oyuncularının, o gün oynanacak maç içindeki performanslarını etkileyecek olan; özel hayatlarındaki yeni gelişmelerden haberdar olamamakta...
Ve...
Örneğin çok yakın bir akrabası hastaneye kaldırılmış olan bir oyuncuyu; sorumsuzca bir tavırla, oyuna almayı düşünebilmektedir...
Halbuki...
Ne kadar yetenekli olursa olsun, o oyuncunun aklı fikri; maçta değil, hastanedeki yakınında olacaktır...
***
Neyse...
Marcus, avukatlığını üstlenecek olan Charlie McGurk (Mike Smith) ile tanışır...
Marcus'un avukatına göre, her ne kadar alkollü araç kullanmak suçundan para cezasına çarptırılarak kurtulmak mümkün olsa da; kendisini yargılayacak "Cellat Mary" lakaplı Yargıç Mary Menendez'in (Alexandra Castillo) sağı solu belli olamamaktadır...
***
Çok geçmez...
Alkollü araç kullanmak, polis aracına zarar vermek ve tutuklamaya direnmek suçlamalarıyla Marcus; kendisine, bir kamu hizmeti olarak yerel bir rekreasyon merkezinde antrenörlük yapmasını teklif edecek olan yargıcın karşısına çıkartılır...
Önce yargıcın bu teklifini geri çeviren Marcus, bunun yerine on sekiz ay hapis yatması gerekeceğini öğrendiği an; Capitol East'teki Arkadaşlar Derneği'nde, zihinsel engelli yetişkinlere doksan gün süreyle antrenörlük yapmayı kabul etmek zorunda kalır...
***
Arkadaşlar Derneği'ndeki ilk gün...
Salonda çalışmakta olan gençleri toplayarak, üç ay boyunca kendilerini çalıştıracağını söyleyen Marcus'a ilk itiraz; kendisini "Hayır" şeklinde yanıtlayan Darius'tan (Joshua Felder) gelir...
Ancak...
Başta yıkanmaktan hoşlanmadığı için leş gibi kokan Johhny (Kevin Iannucci) ile her biri farklı işlerde çalışan Cody (Ashton Gunning), Craig (Matthew Von Der Ahe), Blair (Tom Sinclair), Benny (James Day Keith), Arthur (Alex Hintz) ve Marlon (Casey Metcalfe), kendisine sorun çıkartmazlar...
Hatta...
Fazlasıyla sıcak da davranırlar...
***
İş gününün bitiminde de Marcus...
Kendisine, bu çocuklardan bir basketbol takımı çıkartmanın neredeyse imkansız olduğunu belirteceği; Derneğin yöneticisi Julio (Cheech Marin) ile yaptığı sohbetin sonrasında, karlar altındaki Des Moines sokaklarında yürümeye başlamışken önünde...
Direksiyonun da, takımdaki çocuklardan Johhny'nin ablası ve zaten Marcus'un tanımakta olduğu Alex'in oturduğu; bir otomobil duruverir...
***
Eve vardığında...
Ismarladıkları Çin yemeğini yerlerken...
Üç ay sonrası için tedbir amaçlı olarak Marcus, amcası profesyonel bir basketbol menajeri olan Sonny ile konuşarak; ondan kendisi için NBA takımlarından birinde, hangi seviyede olursa olsun bir iş ayarlamasını söylemesini ister...
***
Uzatmayalım...
Rakip takımın antrenörlüğünü, Maya'nın (Alicia Johnston) yaptığı; ilk maç günü de gelir çatar...
Elbette...
Oyuncularının her birisi umutsuz vaka olan Marcus için sonuç, tam anlamıyla bir felakettir...
***
Maç bitiminde...
Alkollü araç kullanmak suçundan ehliyetine el konulmuş olam Marcus'u yine, Johnny ile ablası Alex bırakacaklardır evine...
Teşekkür ederek otomobilden inerek, dairesinin bulunduğu binanın ana kapısına doğru ilerlemekte olan Marcus'u; tam kapıdan içeriye girecekken, Des Moines Beacon için yazan ve adının Zoe Baldeen (Stephanie Sy) olduğunu ifade eden bir kadın durdurur...
Çünkü kendisiyle, Dernekteki antrenörlük görevi hakkında bir söyleşi gerçekleştirmek niyetindedir...
Ama Marcus, Zoe'den gelen bu talebi; anında geri çevirir...
Zaten anlatılacak pek fazla bir şey de bulunmamaktadır...
En azından şimdilik...
Dakika 35...
Çocuklarıyla beraber izlenebilecek aile filmi arayan ebeveynlere, gönül rahatlığıyla önerebileceğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; sıkılmadan izleyeceklerinden emin olduğumuz, 89 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
Yeter ki...
Engelli karakterler üzerinden, "duygusallık" kasılmış olan abartılı güzellemeler içeren yorumların verdiği gazla; büyük beklentilere girmiş olmayın...
Keyifli seyirler,