Ortalama puan
3,0
54 Puanlama
5
10 Eleştiri
4
2 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Filim İyi hoş çok güzel 80'ler havası aşk filmi falanda sonunu bok gibi bağlamışlar ese oldu mu ölmedi mi belirsiz tam hayallerine kavuşup hem aşk hem şampiyonluğuna kavuştuktan sonra UFO gelip onu götürüyor büyük ihtimalle UFO ölümü tasvir ediyor o yüzden sonu için 1 puan kırdım.
Abi tek kelime accayip iyi ya kesinliklr izleyin bagımlısı oldum hatta ufo dövmesi yaptırmayı planlıyorum
"Yok artık!" dedirten senaryosunu Meryem Gültabak'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Onur Bilgetay'ın oturmakta olduğu "UFO"; ne yazık ki...
Sinemadaki hiçbir kategoriye yerleştiremediğimiz IQ ölçümleri...
Doğrudan...
80'li seviyelerdeki insanlara hitap eden, "son derece çakma" bir film olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, kendisine dair en başarılı hususun...
Artık nasıl becerildiyse...
"Netflix platformuna...
"ŞAK..." diye kitlenilmesi" olduğunu söyleyebileceğimiz bu filme biraz daha yakından bakalım...
Desek de...
***
Araçların plakalarından...
Adana'da çekilmekte olduğunu anlar...
Ve...
20 Academy, 40 BAFTA ve 60 Golden Globe Ödüllü ustaların ustası yönetmeni...
Öyle uygun gördüğü için finalindeki jenerikte...
"Tanıyıp da n'apacan? Kahve mi ısmarlayacan?" dercesine...
Kimin kimi canlandırdığına dair bilgiye yer verilme tenezzülün de dahi bulunulmaz...
***
Böyle olunca da...
Resmi geçit yapmakta olan tüm karakterlere hayat veren...
Büyük küçük tüm oyuncularının...
Sadece isim değil...
***
Bu genel çerçeve için de...
Emeklerinin de...
Gürültüye gitmekte olduğunu gördüğümüz...
Daha birinci dakikasında biz de...
Kalanını izlemeye gerek duymaksızın...
Bu saçma sapan filmin...
İpini çekiveririz...
***
İşte bu türden, sinema sanatına katkı sağlamalarının asla mümkün olamayacağını anladığınız yahut da tespit edenlerce deşifre edilen ekiplerin teknik yönetiminde yer aldıkları filmleri seyretmemelerini önereceğimiz sevgili sinemasever dostlarımızı; her ne kadar ne anlatıldığını bilmesek de, ilk dakikada oluşan intibaımız sebebiyle...
Hayatın olağan akışına aykırı bir kurguya sahip, 108 dakikalık...
Gereksiz bir bölümün daha beklemekte olduğunu belirtmekle yetineceğiz...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle,
Son bir not:
"Yarım puanı" da, değerlendirmede "Sıfır" olmadığı için...
Vermek mecburiyetinde kaldığımızı...
Özellikle ifade etmek isteriz,
Sinemadaki hiçbir kategoriye yerleştiremediğimiz IQ ölçümleri...
Doğrudan...
80'li seviyelerdeki insanlara hitap eden, "son derece çakma" bir film olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, kendisine dair en başarılı hususun...
Artık nasıl becerildiyse...
"Netflix platformuna...
"ŞAK..." diye kitlenilmesi" olduğunu söyleyebileceğimiz bu filme biraz daha yakından bakalım...
Desek de...
***
Araçların plakalarından...
Adana'da çekilmekte olduğunu anlar...
Ve...
20 Academy, 40 BAFTA ve 60 Golden Globe Ödüllü ustaların ustası yönetmeni...
Öyle uygun gördüğü için finalindeki jenerikte...
"Tanıyıp da n'apacan? Kahve mi ısmarlayacan?" dercesine...
Kimin kimi canlandırdığına dair bilgiye yer verilme tenezzülün de dahi bulunulmaz...
***
Böyle olunca da...
Resmi geçit yapmakta olan tüm karakterlere hayat veren...
Büyük küçük tüm oyuncularının...
Sadece isim değil...
***
Bu genel çerçeve için de...
Emeklerinin de...
Gürültüye gitmekte olduğunu gördüğümüz...
Daha birinci dakikasında biz de...
Kalanını izlemeye gerek duymaksızın...
Bu saçma sapan filmin...
İpini çekiveririz...
***
İşte bu türden, sinema sanatına katkı sağlamalarının asla mümkün olamayacağını anladığınız yahut da tespit edenlerce deşifre edilen ekiplerin teknik yönetiminde yer aldıkları filmleri seyretmemelerini önereceğimiz sevgili sinemasever dostlarımızı; her ne kadar ne anlatıldığını bilmesek de, ilk dakikada oluşan intibaımız sebebiyle...
Hayatın olağan akışına aykırı bir kurguya sahip, 108 dakikalık...
Gereksiz bir bölümün daha beklemekte olduğunu belirtmekle yetineceğiz...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle,
Son bir not:
"Yarım puanı" da, değerlendirmede "Sıfır" olmadığı için...
Vermek mecburiyetinde kaldığımızı...
Özellikle ifade etmek isteriz,
Mükemmel bir film aşk acısı gibi birşey aşk acısı yaşayan izlesin... Lütfen
Arkadaşlar sizce ese öldümü sonda ne oldu deniz ambulans falan çağırdı ama sizce öldümü UFO 2 çıkarmı
Mükemmel bir türk filmi olmuş gayet güzel ve bir motor tutkunu olduğum için bana fazlasıyla sardı umarım 2.si çıkar ama sonuna ya esenin mezarına ya da hastaneye gidilebilirdi ama olsun o kadar yapımcıyı tebrik ederim.
filim çok klişe hem çok saçma adam keko gibi konuşmaya çalışıyo bir sahne sonra istanbul beyefendisine dönüyo bide okadar ergem filmiki anlatamam
Film çok güzel İpek Filiz Yazıcı ve Mert Ramazan Demir çok güzel bir ikili olmuşlar beni ağlatan tek kısım Ese'nin sonda ölüyor olması keşke ölmeseydi ama yine de film çok güzel
Ya cidden çok güzel bir film ellerinize emeğinize sağlık tebrikler cidden biraz duygusal ...........
Be bu filmi yapanın taaaaa lan ada hayellerine kavuşuyor ölüyor mu ölmüyor mu belli değil filmin sonunda moralim bir bozuldu taaaaaa an
Film son 10 dakikasına kadar güzeldi normal bir Türk filmi fakat o son 10 dakika o kadar saçmaydı ki Ese nin son durumu hastanedeyse gösterebilirlerdi ya da Deniz mezarına gidebilirdi sona kadar her şey iyiydi kısacası.
ben çok beğendim 2.si çıksa anında izlerim 2. kez izledim ve çok öneriyorum sonu kötü bitmeseydi iyi olurdu bilmiyorum ese benim için ölmedi gibi geliyo ama. Yani kısacası 2.si çıksın çok güzel bir film cidden çok sevdim 5 dk önce 2.kez izledim ve full izleyip bitirdim benim eleştirmem bu efsane bir film (2.si lütfen gelsin)
Çok iyi çok güzel izleyinn kayıt yapın aq
Kdjjdjdjdjjsjsjjsnxnxnnxnxnxnxjjdjshshsndjxjdjxnnxkmmdmdmmd
Kdjjdjdjdjjsjsjjsnxnxnnxnxnxnxjjdjshshsndjxjdjxnnxkmmdmdmmd
klişerle dolu 70 ler 80 lerdeki türk aşk filmleri mantığında.. Zengin fabrikatör kızı ve fakir yöresel adanalı genç.. Çok güzel başlayan ve iyi giden filmi öyle bir finalle sonlandırdılar ki, bir çuval inciri berbat ettiler deyimi cuk oturuyor buraya.. sürükleyicilik kurgu (sonu hariç) oyunculuk falan iyi..
Gerek Adana manzaralarıyla gerek kültürel ögelere yer vermesiyle takdire şayandı.Sonunun ölüm olduğunu anlama işini bize bırakmaları açık açık göstermelerinden daha mantıklı olmuş.Sadece hiçbir şey yokken kaburga kırığıyla bağlanan ölüm sonu biraz gülünç geldi açıkçası.Yine de emeği geçen herkesin ellerine sağlık.Tabii ki de her ne kadar bu türde gelişmemiz gerektiğini düşünsem de çok daha kötü Amerikan yapımları izleyen biri olarak haklarını teslim etmek gerektiğini düşünüyorum.Saygılar...
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler