En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
tugruldonmez
Takipçi
142 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
31 Ağustos 2004 tarihinde eklendi
Filmi nihayet izleyebildim ve aldıği tüm övgüleri sonuna kadar hakettiğine inaniyorum.Film hakkinda bir şey bilmeyen biri ilk başlarda bunu romantik bir film sanabilir ama şimdiye kadar gördüğüm en şeytanca gülüş beklentilerimi boşuna çıkarmayacagini müjdeleyince filmi daha ayri bir bakış açısıyla izlemeye başladim ve sabrimin ödülünü de çok güzel aldım.Japonlar cidden ayrı dünyanin insanlari, yaptiklari her işte farkli bir duruş sergiliyorlar.Bu film de Hollywood tarzi korku filmlerinden tamamen farkliydi ve yaşanan olayların geldiği nokta beni cidden çok etkiledi.Gerçek bir gerilim filmi izlemek isteyenler bu filmi kaçirmasin, özellikle son sahneler çok etkileyici..Klişelerle dolu vasat korku filmlerinden zevk alan popüler film izleyicisi bu filmden uzak dursun ama çünkü cidden sıkılabilirler.Ayrica bu filmi sevenlere İchi the Killer`i şiddetle tavsiye ederim.Tür olarak tamamen farkli ama Auditionda gördüğünüz sadistçe sahneler sizi etkilediyse ya da bu tür sahneleri izlemeyi seviyorsaniz İchi the Killer size ilaç gibi gelicek..Uncut versiyonunu bulup izlemeye çalişin mutlaka..
konu olarak biraz klasiğe kaçsa da izlenmeyi yine de hakkeden bir film.özellikle filmin son 20 dakikası varki.artık hangisini gerçek hangisinin rüya olduğunu karıştırıyorsunuz.bir o yana bir buna savrulup gidiyorsunuz.yönetmenlerin bu tür sürprizlerine bayılıyorum.uzakdoğu sineması son yıllarda iyi işler yapıyor.bu da bunlardan biri.izlerseniz pişman olmazsınız
Japonların Tarantinosu Takashi Miike Hollywood'un milyonlarca dolar harcayarak yakalayamadığı gerilimi yakalamak için aslında bir uzun saçlı kız, bir eski telefon, bir pis çuval ve biraz yaratıcılıktan başka bir şey gerekmediğini gösteriyor bu filmde. Ayrıca saydım adamlari ve uzuvları, benim sayımımda bir bütün adam, dört de ayak eksik çıktı. O ne şiddettir yahu...
bir korku filmi niyetiyle izledim ama kesinlikle yanılmışım,filmden beklentilerim çok fazlaydıyalnız izledğime hala pişman değilim sonu sanki soru işaretiyle bitiyor ama benimse sadece sonu hoşuma gitmişti.abartılcak kadar işkence sahnesi falan da yokdaha vahşet umuyordum.
İnsan doğasını en iyi sorgulayan filmlerden biri. İnsan öyle bir varlıktır ki işkence görene kadar yaptığı işkencenin nasıl bir şey olduğunu anlamaz. Çok başarılı ve akılda kalıcı...(9/10)
takashi miike belki de çok beğendiğim tek japon yönetmen ve bu filmi de beni yanıltmadı.ağır ilerleyen ama sabrımızın karşılığını fazlasıyla veren bir film.bazı sahneler de hafızlardan kesinlikle silinmeyecek cinsten.
filmin değişik bir havası vardı hiç sıkılmadan izledim japon kültürü zaten oldum olası hoşuma gitmiştir film de asıl anlatılmak istenene gelince hayallerimizin bizi ne derecede etkilediği ve bu gerçekçilikle soyutluk arasındaki bağlantının ayırt edilip edilemiyeceğindeki ayrıntının seyirci tarafından görülmesi istenmiş insan bazen bir şeyi istediği gibi düşündüğü takdirde onun hayal de olsa gerçekçilik payını genelde ön plana atar ve bu film bunu çok iyi bir şekilde yansıtabilmiş 10/8
masumiyet yalnızca takılan bir maskeydi.amaca ulaşmak için kullanılan bir araç.amaçsa gayet açık kurbanı sarmalamak.çocuksu bir yüz çocuksu bakışlar kim olsa buna kanar.miike seyirciyi beyninden vuruyor.masum bir görünümün insanı yanıltabileceğini mazoşist bir yaklaşımla izleyiciye sunuyor.
kadının sürekli aşağılanması işleniyor en başta. deneme ile kadın seçimi. evdeki çocuğun sokakta tanıştığı bir kızı eve getirmesi. kadına yönelik taciz ve tüm bunların acımasız bir intikamla dönüşümü. filmi miike değil de claire denis çekse inanırdım. sonuç fazlasıyla etkileyici tabi her bünyeye değil
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.