Şirinler Filmi
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
2,0
Yetersiz
Şirinler Filmi

“Çerezlik bir Şirinleme”

Yazar: Onur Çakmak

Çizgi film türündeki "Şirinler"le çocukluğunda tanışanlar için, farklı karakter ve kahramanların tüm dünyayı kötülüklere karşı koruduğu anlatılar hiç yabancı gelmeyecektir fakat Şirinler? Belçikalı yazar Peyo’nun hayat verdiği "Şirinler"i daha çok kendi masalsı evrenleri içerisinde başlarına gelen olaylarla ve elbette Gargamel’e karşı verdikleri amansız mücadelelerle anımsarız. Şöyle bir geçmişe dönüp araştırma yaptığımda gördüğüm üzere ilk defa 1965’te Les Aventures des Schtroumpfs ismiyle beyazperdeye taşınan mavi yaratıklar, 2011’deki "Smurfs"le birlikte “gerçek dünyayla” da temas etmiş ve hedef kitlesi de sanki biraz değişmiş. 2025 yapımı "Şirinler" için sonda söylenecek olanı başta söylemenin yararı oldukça mühim: İçerdiği şiddetin ve yetişkinlere ait imgelerin fazlalığından ötürü bu çocuklar için uygun bir film değil.

UIP

Yönetmen Chris Miller’ın imzasını taşıyan yapım, görsel olarak teknik açıdan parlak ve canlı bir dünya sunsa da anlatı olarak oldukça sığ ve dağınık. Hikaye, Şirinler köyünde yaşayan ve köy halkının kalanına nazaran hiçbir niteliği olmadığını düşünen İsimsiz Şirin’in varoluş sorgulamasıyla başlıyor. İsimsiz Şirin'in aslında evreni kurtaracak kozmik güçlere sahip olduğunu keşfetmesi, filmin temel dramatik çatısını oluşturuyor. Ancak bu çatının üzerine kurulan anlatı ne duygusal bir derinlik sunabiliyor ne de mizahi anlamda izleyiciyi yakalayabiliyor.

Senaryonun arkasında Pam Brady gibi "South Park" ve "Team America: World Police" gibi kült işlerin yazarı var, bu da beklentiyi yükseltiyor. Ne var ki senaryo, merkezdeki karakterler söz konusu olduğunda tutuk ve sıradan kalıyor. Tüm film boyunca daha çok kötü büyücüler Razamel ve Gargamel’in olduğu bölümler hikayeye bir nebze hareketlilik katıyor ve az sayıda da olsa gerçekten eğlenceli denilebilecek repliklerle izleyiciyi gülümsetiyor.

Filmin güçlü taraflarına gelelim. Şirine seslendirmesiyle Rihanna’nın aynı zamanda yapımcılardan biri olduğu yapımda, Şirine karakterinin anlatı içerisindeki salt “erkekler arasında tek kız” olmasının ötesindeki konumuyla, daha güçlü bir temsiliyet vadediliyor. Bunu finale doğru daha iyi görebiliyoruz. Rihanna’nın zaman zaman kırılgan, zaman zamansa meydan okuyan sesi, hiç kulak tırmalamadan izleyiciye karakteri kolaylıkla deneyimlemeyi mümkün kılıyor.

Şirin Baba’ya (John Goodman), kardeşi Ken’e (Nick Offerman), Gözlüklü Şirin’e (Xolo Maridueña), Gargamel ve Razamel’e (JP Karliak) ve öykünün merkezindeki İsimsiz Şirin’e (James Corden) hayat veren sesler de dinamik bir sinerji oluşturuyor. Seslendirme listesi yıldızlarla dolu ama yalnızca şöhretlerine göre seçilmiş izlenimi yaratmıyor, performansları için “Sezar’ın hakkı Sezar’a” demek lazım.

Animasyonun dikkat çekici yönlerinden biri de karakter tasarımları. Evet, DJ bir Şirin Baba görmeyi beklemiyor olabiliriz ancak seyirciye tanıştırılan tüm Şirinler, özünden o kadar da uzaklaşmamış bir estetikle modernize edilmiş. (Dokunuşlar daha fazla olsa, filmi tamamen bir yetişkin çizgi filmi haline getirebilirdi.) Yüz animasyonlarında detaylı mimikler, özellikle Paris’te geçen aksiyon sahnelerindeki kalite izleyicinin ekranla bağını güçlendiriyor. Teknik tarafta Paramount Animation’ın işçiliği oldukça başarılı. Renk kullanımı (Şirinler’in mavisi ile antagonistin karanlık tonları arasındaki kontrast) filmin dramatik gerilimini destekliyor.

Gelelim müziklere. Soundtrack, Henry Jackman imzası taşıyor. Ayrıca Rihanna’nın sesinden Friend of Mine’ı dinliyoruz. Baştan sona duyduğumuz 1-2 şarkı dışında, müzikal anlamda film bir şaşırtıcı biçimde hayal kırıklığı. Animasyon türünde, hele ki çocuklara hitap etmeye çalışan bir filmde müzik genellikle anlatının taşıyıcı unsurlarından biridir. Ancak burada arka planda akan, unutulabilir birkaç tema dışında kulağa takılan bir parça duymuyoruz.

Sonuç olarak "Smurfs", türdeşlerinden ayrılan, animasyon olmasına rağmen izleyicisine kolay lokmalar sunmayan, müzikal olarak vasatı aşamayan, anlatı açısından ise cesur denilebilecek bir film. Çocukluğa ait, zihinlere masum kodlanmış kahramanları, büyümüş ve boylarından büyük kötülüklerle hesaplaşmak zorunda kalan karakterlere dönüştürmek her zaman risklidir. Şirinler’in bu son “şirinleyişleri” damaklarda çerezlik bir tat bırakıyor.

Onur ÇAKMAK

Daha Fazlasını Göster